50 milyonluk tarlada çifte kira krizi! Dev arazi aynı anda farklı kişilere mi kiralandı ?
Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde 3 bin 500 dönümlük tarım arazisinin bir avukat tarafından iki farklı kişiye kiralandığı iddiası büyük bir krize yol açtı. 50 milyon TL'lik dev yatırımla ekilen bezelyelerin hasadına haftalar kala diğer tarafın tarlayı sürmeye başlaması gerilimi tırmandırdı.
Eskişehir'in Seyitgazi ilçesine bağlı Doğançayır Mahallesi'nde akıllara durgunluk veren bir arazi anlaşmazlığı yaşanıyor. İddialara göre bir avukatın 3 bin 500 dönümlük tarım arazisini aynı anda iki farklı kişiye kiralayıp her iki taraftan da ücret tahsil ederek kayıplara karışması, bölgede tansiyonu zirveye taşıdı. Olası bir meydan muharebesini önlemek adına jandarma ve takviye polis ekipleri tarlada geniş çaplı güvenlik nöbeti başlattı. Araziyi kiralayan taraflardan birinin, alanı erkenden işleyerek nadas, tohum, ilaçlama ve işçilik giderleriyle birlikte yaklaşık 50 milyon liralık dev bir tarımsal yatırım yaptığı belirtildi. İki aylık yoğun mesainin ardından ekilen bezelye mahsulleri olgunlaşma aşamasına geldi. Ancak hasada sadece bir ay kala, araziyi kiraladığını iddia eden diğer tarafın traktörlerle alana girip toprağı yeniden sürmeye başlaması olayların fitilini ateşledi. Bu müdahale sonucunda yaklaşık 200 dönümlük bezelye ekili alan tahrip oldu.
Aylarca verdikleri emeğin ve milyonlarca liralık yatırımlarının göz göre göre yok edildiğini gören üretici ve tarım işçileri, durumu derhal güvenlik güçlerine bildirdi. İhbar üzerine hızla bölgeye intikal eden jandarma ekipleri, taraflar arasında artan sözlü tartışmaların fiziksel bir çatışmaya dönüşmesini engellemek için tarlada adeta etten bir duvar ördü. Gerginliğin tırmanma ihtimaline karşı bölgeye takviye polis ekipleri de sevk edildi. Kolluk kuvvetlerinin tarım arazisindeki teyakkuz hali devam ediyor. Öte yandan, arazinin mahkeme kararıyla tarlayı süren ikinci tarafa verildiği, ancak ilk tarafın bu karara hukuki olarak itiraz ettiği öğrenildi. Yaşanan bu hukuki açmaza ve tarladaki akılalmaz yıkıma tepki gösteren Doğançayır köyü halkı ise Tarım İl Müdürlüğü ve yetkililere seslendi. Vatandaşlar, hasadına sadece 20 gün kalmış tonlarca bezelyenin, mahkeme süreçleri beklenmeden sürülerek toprağa gömülmesinin milli gelire büyük bir darbe olduğunu ifade ederek acil müdahale talep ediyor.
Konu hakkında konuşan Doğançayır Mahallesi sakini Halil İbrahim Özünlü, "Doğançayır'daki çiftçilerimizden Kazım Bilgiç, 4 senedir bu tarlaları ekiyor; buna tüm köy şahittir. Bu adam, sadece bu yıl tarlaya 50 milyona yakın para gömdü. Ancak birileri aynı tarlayı iki kişiye birden icar vermiş. Adam buraya nadası, tohumu, ilacı derken dünya kadar masraf yaptı. Mahsuller yirmi gün sonra hasat edilecekti. Ortada 80-90 milyon liralık bir mahsul var; soruyorum size, hangi memlekette böyle bir adaletsizlik olur? Hasada yirmi gün kalmışken mahsul hiç bozuluverir mi? Bu yapılan milli servete ihanettir, hangi dinde imanda yeri vardır bunun? Mustafa Topkaya denen bu avukat, tarlayı hem Kazım Bilgiç'e hem de Sırrı adındaki diğer şahsa icar vermiş. Savcılarımızın ve hakimlerimizin bu konuya duyarlı olmasını, harekete geçmesini istiyorum. Yirmi gün sonra, haziran sonunda hasat edilecek olan 80-90 milyon liralık bir üründen bahsediyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şeye göz yumulmaz. Yazık günah değil mi? Adam buraya emeğini, parasını yatırdı. O insanlar ne yapmaya çalışıyor? Doğançayır halkından tek bir kişi bile onları burada istemiyor. Bunlar arkalarına birilerini alıp motorlarla gelerek kafalarına göre iş mi yapıyorlar, üçkağıtçılık mı çeviriyorlar? Tarlada şu an bozulmuş olan, ziyan edilen kısım bile tek başına 5-10 milyon lira zararda. Eğer tarlanın kalanını da bozarlarsa toplam zarar 90-100 milyonu bulacak" dedi.
Tarlada çalışan ve hala maaşlarını almadıklarını belirten Sezai Ülküocak, "Burada diz boyuna gelmiş, çok güzel bir mahsulümüz vardı. Hasat edilmesine sadece 15-20 gün kalmıştı. Gelip gözümüzün önünde bu mahsulü bozdular, ziyan ettiler. Bizim buradaki el emeğimiz, gece gündüz çabalayarak yetiştirdiğimiz ürünlerimiz mahvoldu. Biz hakkımızı, emeğimizi Kazım Bilgiç'ten alıyorduk; şimdi mahsul böyle yok edilince hakkımızı alamayacağız. Burada en başta 3 işçinin doğrudan emeği var. Bu mallar böyle bozulup giderse maaşlarımızı alamayacağız" ifadelerini kullandı.
Oluşan bu durum sebebiyle mahallede gerginliğin arttığını belirten köy sakini Celil Uçarel ise "Burada çalışan 80-100 kişi var; bu insanlar ne yapacak, bunların parasını kim ödeyecek? Sırrı mı ödeyecek bizim paramızı? Yazıklar olsun, gerçekten çok yazık. Bu ürünler dünyanın parasıyla, büyük emeklerle yetişiyor; bunların her biri milli servettir. Adam buraya tam 50 trilyon para harcadı. Şimdi ise mahsulü kurutup atmışlar. Bunu hangi vicdan kabul eder? Hiçbir vicdan bunu kabul etmez. Şurada 10 gün sonra hasadı yapılacaktı, çiçek açmış durumdaydı; yazık günah değil mi, hepimiz emeğiyle geçinen insanlarız" şeklinde konuştu.