Halil Ayanın cenazesi

Yılların tiyatro sanatçısı Halil Ayan'ın cenazesinden görüntüler.

Halil Ayanın cenazesi

TRABZON Devlet Tiyatrosu’da (TDT) sergilenen ‘İstibdat Kumpanyası’ adlı oyun sırasında kalp krizi geçirerek önceki akşam yaşamını yitiren tiyatro sanatçısı Halil Ayan için öldüğü sahnede tören düzenlendi. Ayan’ın tabutunu çiçeklerle süsleyen arkadaşları, başarılı oyuncuyu gözyaşları ve alkışlarla uğurladı.

1/ 13
Halil Ayanın cenazesi

TDT Haluk Ongan Sahnesi’ndeki törene Trabzon Valisi Recep Kızılcık, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin, Halil Ayan’ın ailesi ve arkadaşları ile vatandaşlar katıldı. Ayan’ın tabutu tören esnasında hayatını kaybettiği sahneye yerleştirildi. Tabutun başında bir konuşma yapan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin, büyük üzüntü içinde olduklarını belirterek, “Sevgili Halil Ayan, tiyatroya adadığı onurlu yaşamı boyunca oynadığı bir çok başarılı rolün yanı sıra, kişiliği, dürüstlüğü, inandığı doğruları sonuna kadar savunabilmesi ile çok sevildi. Trabzon Devlet Tiyatrosu’nda genç sanatçılara abilik yaptı. Çok değerli sanatçıydı” diye konuştu.

2/ 13
Halil Ayanın cenazesi

Trabzon Valisi Recep Kızılcık da, Halil Ayan’ın da aşık olduğu sanatını icra ederken ebediyete intikal etmesinin, işini ne kadar sevdiğinin, işine ne kadar aşık olduğunun bir ifadesi olarak değerlendirdiğini söyledi. “Türk tiyatrosu ve Trabzon kendisini hiç unutmayacak” dedi.
Trabzon Devlet Tiyatrosu Müdürü Fatih Dokgöz ise, “Halil Abi ile o gün bu sahnede beraberdik. Ben Halil Abi'ye bir söz vereceğim. Onun bıraktığı yolda, onun bıraktığı bayrağı ileri götüreceğimize, hepinizin huzurunda söz veriyorum” ifadesini kullandı.

3/ 13
Halil Ayanın cenazesi

‘O VAZİFE ŞEHİDİ’
Ayan’ın arkadaşlarından Bahadır Berk ise, Halil Ayan'la 14 yıl önce Halk eğitim Merkezi’nde tanıştıklarını belirterek şunları anlattı:
“İlk tanıştığımız an bana resim yapmayı öğretme sözü vermişti. Değerli dostum bana resim yapmayı öğretemedi ama bana çok şey verdi. Onun gibi resim yapmayı öğrenemedim ama, onun gibi görevimin başında ölmeyi çok isterdim. O bir vazife şehididir. Kendi yatağı dışında hiç bir yerde yatamazdı, toprakta nasıl yatacağını bilemiyorum. Bu vazife şehidimizin ismini yaşatmak devlet büyüklerimizin takdirindedir.”

4/ 13