İzmir Körfezi'ndeki mide bulandıran görüntünün ve kokunun nedeni belli oldu
İzmir Körfezi'nde geçen yıl toplu balık ölümleri sonrasında yükselen pis koku, bu yıl da duyulmaya başladıktan sonra körfezde yapılan çalışmalar pis kokunun nedenini ortaya koydu.
İzmir Körfezi'nde geçen yıl toplu balık ölümleri sonrası bölgede hakim olan pis koku, bu yıl da duyulmaya başladı. Körfezde bu yıl toplu balık ölümlerine rastlanmazken pis koku, hava sıcaklığının artmasıyla yeniden ortaya çıktı.
Bölgeye zaman zaman hakim olan kötü koku ve körfezin durumuna ilişkin değerlendirmede bulunan EÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Levent Yurga, "İzmir Körfezi 1990'lardan itibaren sanayileşme, evsel ve sanayi atıklarının foseptik olarak denize serbestçe akıtılması yüzünden kötü kokmaya başlamıştı. 'Islah' adı altında dere diplerinin betonla kaplanması gibi yanlış bir çözümle işe başlandı. Daha sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi 2000'lerde Büyük Kanal Projesi'ni başlattı. Böylece evsel ve sanayi atıkları yapılan biyolojik arıtma tesislerine yöneltildi. Ayrıca körfez suyu akıntısının önünde bir baraj gibi duran Ragıp Paşa Dalyanı kaldırılınca körfez kendini akıntılarla temizlemeye başladı. Hem Büyük Kanal Projesi'nin yapılışı hem de Ragıp Paşa Dalyanı'nın yıkılması, körfezde gözle görülür, belirgin bir temizlenmeyi başlattı. Dış körfezdeki deniz çayırları, deniz tavşanları, deniz atları, tüplü boru kurtları gibi denizin temiz bölgelerinde yaşayan canlılar orta ve iç körfeze doğru yayılarak ilerlemeye başladı. 2020'lerin başlarına kadar bu temizlenme ve tür çeşitliliği artarak sürdü" ifadelerini kullandı.
Artan nüfus ile orantılı olarak arıtma tesislerinin kapasiteleri hızlı bir şekilde arttırılamadığından, körfezde tekrar kirliliğin artmaya başladığını belirten Dr. Yurga, "Gemilerin ballast tankları ile gelen omurgalı ve omurgasız hayvanların yanında, fitoplankton grubu olan bazı dinoflagellat türleri de körfeze geldi. Bunlar deniz suyundaki kirlilik içerisindeki besleyici tuzlar yüzünden körfezde aşırı çoğalmaya başladı. Özellikle 2023-2024 arası tüm körfezi kaplayarak sudaki oksijen seviyelerini düşürdüler ve oksijensizlik yüzünden toplu balık ölümlerine sebep olmaya başlayarak yerel yönetimlerin ve bilim insanlarının dikkatini çekmeye başladı. Kirliliği azaltmak yerine yanlış yönlendirmeler sonucu dinoflagellat türlerinin üremelerinin baskılanması ya da öldürülmesi nedeniyle körfezdeki denizel ekosistemin dengesi bozuldu" dedi.
Dr. Yurga, sözlerini şöyle sürdürdü: "Siyanobakteriler, diyatom ve dinoflagellatların çoğalmaları toplu balık ölümlerine sebep oldu. En dayanıklı balıklar olarak bilinen kıkırdaklı balıklar bile 2025 yılı başlarında bu toplu balık ölümlerinden etkilendi. Böyle bir ortamda kirlilik azaltılmadığı sürece koku devam edecektir. Kokunun kaynağı hem ölü planktonik organizmaları hem de ölü omurgalı, omurgasız hayvanları çürüten bakterilerdir. Düşük oksijen seviyelerine sebep olan kirlilik yüzünden çürük yumurta kokusuna benzeyen, İzmirlilerin 1990'ların başlarından itibaren tanıdığı, bildiği o hidrojen sülfür kokusu yeniden duyulmaya başlandı. Körfezdeki besleyici tuzların artışıyla çoğalan deniz marulları gibi deniz bitkilerinin güneşin etkisiyle deniz suyu yüzeyinde çürümeye başlamalarından doğan koku, diğerine karıştı."