Onlar hala direniyor

Onlar hala direniyor

Onlar hala direniyor

Cumhuriyet tarihinin belki de en büyük ayaklanmasıydı. Her şey iki yıl önce bugün ağaçlarından vazgeçmek istemeyen gençlerin isyanıyla başladı. 10 kişi hayatını kaybetti, 8163 kişi yaralandı. Yüzlerine sıkılan biber gazına, TOMA suyuna rağmen mücadeleye devam ettiler. Dans ettiler, piyano çaldılar. Bazen sadece kitap okuyarak polise kafa tuttular. İkinci yıldönümünde Gezi’nin sembol isimlerine ulaştık. Bugün nerede, ne yaptıklarını, o günleri nasıl hatırladıklarını sorduk

1/ 10
Onlar hala direniyor

Kırmızılı kadın: Üç yıl hapsi isteniyor, karar duruşması 10 Haziran’da

Kırmızı elbiseli, bez çantalı bu genç kadın Gezi’nin ilk sembollerindendi. Ceyda Sungur, İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak hayatına devam ediyor. Sungur’a biber gazını sıkan polis memurunun bir yıldan üç yıla kadar hapsi isteniyor. Davanın 10 Haziran’da karara bağlanması bekleniyor. Telefonla görüştüğümüz Sungur, süreç boyunca olduğu gibi şimdi de suskunluğunu koruyor: “Davaya ya da Gezi’ye ilişkin herhangi bir açıklama yapmak istemiyorum.”

2/ 10
Onlar hala direniyor

Polise kitap okuyan genç: “Bugün olsa Gezi’ye yine katılırım”

Polise kitap okuyarak ‘direnen’ gencin fotoğrafı o günlerde sosyal medyada “Orantısız zekâ uygulamış” yorumuyla paylaşılmıştı. Bu çok konuşulan eyleme imza atan Şehriban Karabulut, Gezi’den sonra bir Avrupa Birliği projesi için İspanya’ya gitmiş. Orada sekiz ay mahkûmlar ve evsizler için düzenlenen sanat etkinliklerinde çalışmış: “İstanbul’a döndükten sonra biraz bocaladım. Taksim’den geçerken her an birinin şiddetine maruz kalacağım korkusu vardı” diyor. Biomedikal cihaz teknolojisi mezunu olan Karabulut şimdilerde Kabak Koyu’nda, rasta saç yapıp, kıyafet dikerek hayatını kazanıyor, “Bugün olsa yine katılırım Gezi’ye. Ama bireysel olarak. İspanya’dan sonra örgütlü olmamaya karar verdim. Her şeyde bir hiyerarşi var. Bundan hoşlanmıyorum” diyor.

3/ 10
Onlar hala direniyor

Gaz maskeli semazen: Dans atölyesi için Türkiye’ye gelecek

Viyana’da yaşayan dansçı Ziya Azazi’nin Gezi Parkı’nda yüzünde bir gaz maskesiyle yaptığı dans dış basında da sıkça kullanılmıştı. Azazi: “Sufizmin ana eylemlerinden ‘dönüş dansları’nı kendimce yorumlayarak uygulamaya devam ediyorum. Gezi, Türkiyemizin din, dil, ırk, statü farkı olmaksızın bir araya gelebildiğini gösterdi. Dilerim bu birliktelik tekrar filizlenir.” Sanatçı, 4-5-6 Haziran’da Türkiye’de olacak ve Kadıköy’deki Shaman Art Stüdyoları’nda bir atölye çalışması yürütecek.

4/ 10