Şehit oğulları her an dönecek gibi!

Şehit oğulları her an dönecek gibi!

DİYARBAKIR'ın Lice İlçesi'nde 3 Mayıs 2007'de şehit olan Jandarma Komando Üsteğmen Muhammet Ali Demir'in Adana'nın Pozantı İlçesi'ndeki baba evinin bir odası, şehit eşyalarının sergilendiği müzeye dönüştürüldü.

1/ 8
Şehit oğulları her an dönecek gibi!

Pozantı İlçesi'ne bağlı Yazıcak Köyü'nde oturan Adile Demir ile Cumali Demir, oğulları Jandarma Üsteğmen Muhammet Ali Demir'in şehit olmasının ardından ona ait odayı hiç bozmadı. Şehidin dünyaya geldiği günden, hayatını kaybettiği güne kadar kullandığı tüm eşyasını toplayan anne ve babası, odayı özel olarak düzenledi. Adile Demir ile Cumali Demir, müzeyi andıran odada günlerini oğullarının hatırasıyla geçiriyor. Anne Adile Demir, oğlunu toprağa verdikten sonra kişisel eşyasının eve geldiğini, çantaların içinde bulunan cep telefonunun her sabah Harbiye Marşı alarmı çaldığını, bunu da değiştirmediğini söyledi. Oğlunun her sabah Harbiye Marşı çalan alarmı ile uyandığını belirten Demir, "Oğlumu defnettikten sonra eşyası eve geldi. Telefon çantasındaydı, ben de çantanın önüne oturmuştum. Telefon sabah yine aynı saatte çaldı ve ben de kendisi geldi zannettim. Kendi geldi yanımda telefonu çalıyor sandım. Her sabah onun telefonunun alarmını dinliyoruz" dedi.

2/ 8
Şehit oğulları her an dönecek gibi!

Baba Cumali Demir de oğlunun telefon alarmının her sabah yine 08.25'te çalmaya devam ettiğini belirterek, "Alarm çaldığında oğlum yatıyor da sanki kalkacak gibi hissediyorum" diye konuştu. Oğlunun her an çıkıp gelecekmiş gibi odasını hazır tuttuklarını kaydeden anne Demir, şunları söyledi:

3/ 8
Şehit oğulları her an dönecek gibi!

"Biz istedik ki bizimle beraber yaşasın, her şeyi gözümüzün önünde olsun. Eşyasını gizlemeyelim, açtığımız zaman daha kötü olmayalım istedik. Devamlı bizimle beraber olsun, sanki gelecekmiş gibi hazır tutalım istedik. Sabah çıkıp akşam gelecek gibi. O fikirle kurduk bu odayı. Onun odası burası. Onu biz görüyoruz, konuşuyoruz gibi sanki burada. Odaya her girdiğimde oğlumun şehit olduğu sırada taktığı mavi kepini kokluyorum. 'Senin kokun benim içimde' derim."

4/ 8