Trabzonda balık katliamı

Trabzon'da DSİ'nin bir anlık hatası nedeniyle alabalık tesislerindeki 70 ton balığın telef olmasına neden oldu.

Trabzonda balık katliamı

Sudan zehirlendiği belirlenen 230 ton balık da yasa gereği itlaf edilecek.

Olay Trabzon’un Maçka İlçesi Coşandere Köyü’nde bulunan 6 alabalık tesisinde dün meydana geldi. Coşandere Köyü'nden geçen Yağmur Deresi’nin bir kolu üzerine DSİ tarafından 20 gün önce alabalık tesislerini ve tarım alanlarını korumak, taşkınları önlemek amacıyla tersip bendi yaptırılmaya başlandı. Dün saat 09.00 sıralarında bent için oluşturulan kalıba hazır beton dökülmesi sonrasında kirlenen su, dereden beslenen 6 alabalık tesisindeki havuzlara da ulaştı. Yaklaşık 300 ton balığın bulunduğu havuzlardaki 70 ton balık aynı gün içinde telef oldu. Geri kalan 230 ton balığın da Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tüzüğüne göre itlaf edileceği bildirildi.

1/ 10
Trabzonda balık katliamı

‘RESMEN KATLİAM’

Alabalık tesisindeki bütün balıklarını kaybeden Ayşe Kara, çalışmaların bilinçsiz yapıldığına dikkat çekerek, “Bu resmen bir katliam. Bu su Maçka’ya da gidiyor. Oradaki insanlar da bu suyu içiyor. Onlar da risk altında. Çalışmalar bilinçsiz. Koruma amaçlı yapmışlar ama bizim balıklarımız öldü. Herkesin duyarlı olmasını istiyorum. Çok üzüldüm. İki gündür kendimde değilim. Ne yapacağımızı bilmiyorum. Hiç balığımız kalmadı. Çok büyük maddi zararımız var” dedi.

2/ 10
Trabzonda balık katliamı

TOPLAM ZARAR 15 MİLYON LİRA

Alabalık tesisi sahibi İrfan Taştelen de, “Bent için beton dökülünce olan oldu ve bütün balıklarımız öldü. Bütün balıkçılar toplandık ve şikayetçi olduk. Tutanaklar tutuldu ve adli mercilere verdik. Gerekenin yapılmasını bekliyoruz” diye konuştu. Meydana gelen olayın ardından işletmelerin alabalık yetiştirmeye sıfırdan başlayacağını vurgulayan tesis sahipleri, toplam zararlarının 15 milyon TL civarında olduğunu söyledi

3/ 10
Trabzonda balık katliamı

DSİ MÜDÜRÜ: DAVA AÇAMAZLAR

DSİ Trabzon Şube Müdürü Mustafa Gayretli ise, tesislerin ruhsatlarında DSİ’nin dere üzerinde yaptıkları bütün işlemleri önceden kabul eden bir madde bulunduğunu hatırlatarak, tesis sahiplerinin tazminat davası açamayacaklarını ileri sürdü. Gayretli, “Mevzuata göre bu tesislerin aslında sadece dere suyuna bağımlı kalmamaları, bir de kuyu açıp su depolamaları gerekiyordu. Dereden kirli su geldiğinde bu kuyudan yararlanmaları lazım. Ancak tesislerin hiç birinin kuyusu olmayınca böyle bir olay meydana geldi” dedi.

4/ 10