Savaşın ortasında bir kadın fotoğrafçı

Savaşın ortasında bir kadın fotoğrafçı

Savaşın ortasında bir kadın fotoğrafçı

Güney ile Kuzey Kore arasındaki gergin hava 1950 yılında yerini zorlu bir savaşa bırakır. Savaşa dahil olan ABD ve Çin bu savaşın gidişatını değiştirir. Fotoğraf: Semiha Es

1/ 7
Savaşın ortasında bir kadın fotoğrafçı

Aynı yıl Birleşmiş Milletler’in (BM) Güney Kore’ye yardım kararı almasıyla Türkiye de savaş için hazırlığa başlar. Yapılan çalışmaların ardından 5 bin 90 kişilik 1. Türk Tugayı, 17 Eylül 1950’de İskenderun Limanı’ndan hareket eder. Fotoğraf: Semiha Es

2/ 7
Savaşın ortasında bir kadın fotoğrafçı

Türk Tugayı’nın içinde sıra dışı bir kadın fotoğrafçı da askerlerle birlikte aynı yolculuğu paylaşır. Eşi de kendi gibi gazeteci olan Semiha Es, Uzakdoğu’da olup bitenleri fotoğraflarıyla Türkiye’ye aktarmak için zor bir savaşın içinde bulur kendini. Ölüm kalım savaşının ortasında kadın olmak zordur elbette. Fakat Semiha Es, eşi Hikmet Feridun Es’in yazdığı haberleri fotoğraflarıyla taçlandırmaktan geri durmaz. Fotoğraf: Semiha Es

3/ 7
Savaşın ortasında bir kadın fotoğrafçı

Kimi zaman ceset dolu kamyonlarda, kimi zaman çatışmanın en ateşli yerinde olmak zorunda kalır. Eşinden ayrı kalmamak için çıktığı foto muhabirliği yolu onun için bir sevdaya dönüşür. Kore Savaşı’nı, Vietnam ve Ruanda gibi dünya tarihine giren savaşlar izler. Çocukluğunda çektiği maddi sıkıntı evliliğinde de sürer. Eşi gazetecidir ve onları refah içinde yaşatacak bir aylığı yoktur. Kendisi de çalışmadığı için bu aylıkla kıt kanaat evi geçindirmeye çalışırlar. Oysa Hikmet Feridun Es, 1950’lerde Hürriyet Gazetesi okurlarının ayağına dünyayı getiren neredeyse tek kişidir. Fotoğraf: Semiha Es

4/ 7