Bestemsu Özdemir'in muhteşem evi

Bestemsu Özdemir'in muhteşem evi

Bestemsu Özdemir'in muhteşem evi

Oyuncu Bestemsu Özdemir’in Kemerburgaz Göktürk’te yaşadığı daire, manzarasıyla Alfred Hitchcock’un “Arka Pencere” filmini hatırlatıyor. Ahşap panjurlu geniş terasa açılan daire, yaptığı tablolar ve heykelleri ile onun hem sanat zevkini hem iç dünyasını yansıtıyor. Özdemir, o evin hikayesini InStyle Home dergisine anlattı.

1/ 8
Bestemsu Özdemir'in muhteşem evi

Bestemsu Özdemir, en son “Kara Para Aşk” dizisinde, kendisini kaçıran Metin karakteriyle tutkulu bir aşk yaşayan Nilüfer olarak karşımıza çıkmıştı. Sonrasında da boş durmamış genç oyuncu... Önümüzdeki aylarda vizyona girecek filminin çekimleri yeni bitmiş, ayrıca TRT filmlerinden “Tabula Rosa”da Rosa’yı canlandırmış. Yeni sezonda ise yeni bir diziyle izleyici karşısına çıkacakmış. Özetle geçtiğimiz yazı setlerde geçiren Özdemir için Kemerburgaz Göktürk’teki bu ev, tam anlamıyla kafa dinleme yeri.

2/ 8
Bestemsu Özdemir'in muhteşem evi

PARK YERİ SIKINTISI NİŞANTAŞI’NDAN KOPARDI

Mimar Emre Arolat’ın projelendirdiği, ahşap panjurlarıyla dikkat çeken Arketip Evleri’ne bir buçuk yıl önce taşınma kararı almış Bestemsu Özdemir...
Evin ahşap kaplı geniş terasında, beyaz minderli hasır kanepede oturup taşınma macerasını anlatmaya başlıyor: “Aslında burası şehre ve setlerimin olduğu mekanlara uzak bir noktada. Her an yine şehrin merkezine dönebilirim bu yüzden. Aklımdan geçen deniz gören veya bahçesi olan bir ev; Levent, Kuruçeşme veya Arnavutköy olabilir mesela. Ben uzun yıllar Nişantaşı’nda yaşadım. Ancak oradaki park yeri sıkıntısı o kadar bezdirdi ki, sonunda çok sevdiğim semtten kopup buraya geldim. Bu civarda yaşayan çok arkadaşım vardı. Ayrıca barınaktan aldığım üç köpeğim var. Onlar için de ideal oldu bu hayat.”
Elinde her sabah mutlaka içtiğini söylediği büyük boy Chai Tea Latte var: “Tavsiye ederim. Hem tok tutuyor hem de metabolizmayı hızlandırıyor” diyor.

3/ 8
Bestemsu Özdemir'in muhteşem evi

TAŞINIRKEN BADANA BİLE YAPTIRMADIM

Evinin duvarlarını renklendiren tüm yağlı boya tabloları o yapmış, “Çocukluk yıllarımdan beri resim yapma merakım vardı. Annem, benim sanata yönelimimin kaçınılmaz olduğunu hep söylerdi zaten” diye belirtiyor.
İki oda, açık mutfak, salon ve bir banyodan oluşan bu evi ferahlığından, aydınlığından ve tabii önünde yer alan terasından dolayı tercih etmiş. Mekâna karakterini veren ahşap panjur detaylara kelimenin tam anlamıyla vurulduğunu, loft tarzı boydan boya cam olan evlerde kendini iyi hissettiğini söylüyor: “Burası aradığım kriterlere uygundu. Salondan ve odalardan çıkabildiğim geniş terası ile de çok pratik.”
115 m2’lik evin önünde uzanan 25 m2 dikdörtgen terası, iç mekân gibi dekore etmiş. Aile evinden gelen yuvarlak yemek masasını ve iskemlelerini oraya koymuş. Diğer köşeye geniş ve oldukça konforlu, köpekleriyle üzerinde kıvrıldığı bir hasır beyaz kanepe yerleştirmiş. Evde genelde orada vakit geçiriyormuş.
Evin içine tadilat yaptırmamış. Nedenini ise “Her şey o kadar mükemmel ve istediğim gibi gözüküyordu ki... Badana bile yaptırmama gerek kalmadı” sözleriyle açıklıyor.

4/ 8