Bilim insanlarının ''depremden daha yıkıcı'' dediği Türkiye'nin kabusu kamerada
Türkiye'de etkili olan kuraklık ile birlikte imar, sulama ve tarım politikaları hataları yüzünden su kaynaklarımızda alarm çanları çalarken batı Akdeniz'deki göllerimiz su hacminin yarısını kaybetti...
İklim değişikliği ve insan baskısının birlikte etkisi Batı Akdeniz'deki gölleri kuruma noktasına getirdi. Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. İbrahim Ethem Karadirek, Eğirdir, Burdur ve Salda göllerinin aynı tehlike altında olduğunu belirterek bütüncül su yönetimi çağrısı yaptı.
İklim değişikliği, hızlı nüfus artışı, tarım ve turizm faaliyetleri Türkiye genelinde su kaynakları üzerindeki baskıyı her geçen yıl artırırken, Batı Akdeniz Bölgesi bu süreci en ağır yaşayan alanlardan biri haline geldi. Akarsu havzaları bazında yapılan değerlendirmeler, Antalya Havzası başta olmak üzere Batı ve Doğu Akdeniz havzalarında ciddi kuraklık ve su stresi riskini ortaya koyuyor.
Akdeniz Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. İbrahim Ethem Karadirek, Türkiye'de su yönetiminin il sınırlarına göre değil, akarsu havzaları bazında yapıldığını belirterek, ülkede toplam 25 akarsu havzası bulunduğunu söyledi. Antalya'nın da birden fazla havza içerisinde yer aldığına dikkat çeken Karadirek, bu durumun su yönetimini daha da kritik hale getirdiğini ifade etti. Antalya Havzası içerisinde yer alan Eğirdir Gölü'nün son yıllarda ciddi bir çekilme yaşadığını belirten Karadirek, bu durumun yalnızca iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını vurguladı. Kuraklık ve artan sıcaklıkların etkili olduğunu ancak insan faaliyetlerinin de göl üzerindeki baskıyı artırdığını dile getirdi.
Tarım politikaları, vahşi sulama uygulamaları, yüzeysel ve yer altı sularının bilinçsiz kullanımı ile Eğirdir Gölü'nün aynı zamanda içme suyu kaynağı olarak kullanılmasının göle giren su miktarını ciddi şekilde azalttığını kaydeden Karadirek, "Bu baskılar sonucunda gölde ciddi bir çekilme söz konusu. Hatta gölün ikiye ayrılması riski konuşuluyor" dedi.