Aile boyu zehirlenme faciasında istenen cezalar belli oldu
Hem aradığınız haberlere hızlıca ulaşabilmek hem de Haber3.com'a destek olmak için Google News'te Haber3.com'a abone olun.
Haber3'e Google News'te abone olun
Abone Olİstanbul Fatih'te konakladıkları otelde fenalaşan ve kaldırıldıkları hastanede yaşamını yitiren 4 kişilik ailenin ölümüyle ilgili soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, 6 şüpheli hakkında 2 yıldan 22'şer yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep edildi.
Almanya'dan tatil için geldikleri İstanbul'da 'zehirlenme' şüphesiyle hastanede tedavi altına alınan, ardından hayatını kaybeden K.B. (6), M.B. (3), anne Ç.B. ile baba S.B.'in ölümüne ilişkin soruşturma tamamlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, şüpheliler Serkan K., Zeki K., Doğan C., Hakan O. ve Muhammad C.'nin 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 2 yıl 8 aydan 22,5 yıla kadar hapisle ayrı ayrı cezalandırılmaları istendi. Rustemsha B.'nin ise 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edildi.
FATİH’TE BULUNAN KURAN KURSUNDA DA İLAÇLAMA YAPMIŞLAR
İddianamede yer alan İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün raporuna göre, zehirlenme vakasının meydana geldiği otelde 'DSS İlaçlama' isimli firma tarafından haşerelere karşı biyosidal ürün uygulaması yapıldığı, uygulamanın Doğan C. tarafından gerçekleştirildiği, uygulama sonrası iş yerine bırakılan formda irtibat numarasının Serkan K.’ya ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. DSS İlaçlama isimli firma ile ilgili yapılan incelemede, firmanın Fatih’te bulunan bir Kur’an kursunda meydana gelen ve A.U. isimli çocuğun zehirlenmesine sebep olan uygulamayı da yaptığı, uygulamayı yapan Serkan K. hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu yazıldı. Ayrıca raporda, Fatih’te bulunan bir otelde yapılan denetimde, uygulama sonrası otele verilen form incelendiğinde biyosidal ürün uygulamasının yine aynı firma ve Serkan K.’nın sorumluluğunda Doğan C. tarafından yapıldığının tespit edildiği, DSS İlaçlama ile ilgili olarak biyosidal ürün uygulama işyerleri ile bu işyerlerinde çalışan personelin kayıtlarının tutulduğu sistemde firmaya ait herhangi bir kayıt bulunmadığı ve izinsiz olarak faaliyet gösterdiğinin belirlendiği aktarıldı. Ayrıca Doğan C.’ye ait herhangi bir sertifika kaydına rastlanmadığı ve izinsiz olarak biyosidal ürün ( zararlılarla mücadele amacıyla kullanılan ilaç) uygulaması yaptığı yazıldı.
DOĞAN C. TARAFINDAN İLAÇLANDI
İddianamede, otelde konaklayan S.B., Ç.B., M.B. ve K.B.’nin ölümüyle ve yabancı uyruklu M.T., R.F. ve A.H.’nin yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, mağdurların turistik gezi amacıyla İstanbul’a geldikleri, her iki grubun da olayın meydana geldiği otele yerleştirildikleri belirtildi. Otelin 101 numaralı odasında B. olduğu yönündeki şikâyet üzerine otel yetkilisi Hakan O.’nun, odada ilaçlama yapılması kararını aldığı, DSS İlaçlama şirketiyle görüşerek odanın ilaçlanması hususunda tarafların anlaştıkları, otel resepsiyonunun hemen yanında bulunan 101 numaralı odanın şirket görevlisi şüpheli Doğan C. tarafından ilaçlandığı aktarıldı. Bu süreçte otelde resepsiyon görevlisi şüpheli Muhammad C.'nin bulunduğu, Muhammad’ın mesaisinin bittiği, ancak diğer resepsiyon görevlisi şüpheli Rustemsha B.’nin, şüpheli Muhammad’a 'Ben çok hastayım, yerime bakabilir misin?' demesi üzerine, şüpheli Muhammad’ın gece tekrar otele gelerek çalışmaya devam ettiği belirtildi.
7 DAKİKA BOYUNCA KAPININ AÇILMASINI BEKLEDİLER
İddianamede, gece resepsiyonun yanında bulunan 101 numaralı odanın ilaçlanması sebebiyle kokudan rahatsız olan şüpheli Muhammad’ın otelden çıktığı ve otelin dış kapısını kilitlediği, B. ailesinin ise bir gün önce mide bulantısı ve kusma şikâyetleri nedeniyle hastaneye gittikleri, tedavi görüp hastaneden ayrıldıkları; ancak olay gecesinde rahatsızlıklarının artarak devam ettiği, bu nedenle mağdurların ambulans çağırdığı yazıldı. Mağdur S.B.’in, durumu ağır olan kızı M.’yi kucağına alarak ambulansa götürmek için otelin lobisine indiği, ancak otel kapısının kilitli olması sebebiyle kapıyı açamadığı, yaklaşık 7 dakika boyunca kapının açılmasını bekledikleri ve kapıda bekleyen ambulansa ulaşamadıkları belirtildi. Bu süreç sonunda şüpheli Muhammad’ın gelen sesleri duyarak otele gelip kapıyı açtığı, mağdurların bu şekilde ambulansa alınarak hastaneye kaldırıldıkları, mağdur çocuklar M.B. ve K.B.’nin aynı gece vefat ettikleri, ertesi günlerde ise mağdur Ç.B. ile mağdur S.B.’nin tedavi gördükleri hastanede hayatlarını kaybettikleri aktarıldı. Ayrıca yine otelde kalan ve turistik amaçla İstanbul’a gelen, şikayetleri bulunmayan müştekiler M.T., R.F. ve A.H.’nin hastaneye gelerek tedavi oldukları ve taburcu edildikleri yazıldı.
OLAYIN ÖNLENEBİLİR OLDUĞU BELİRTİLDİ
Zehirlenerek vefat eden S.B., Ç.B., M.B. ve K.B.’nin otelin birinci katında bulunan 202 numaralı odada kaldıkları, dolayısıyla resepsiyonun bir üst katında oldukları belirtildi. Otelde hiçbir teknik ve tıbbi önlem alınmadan ilaçlama yapılması, tedbir alınmadan gerçekleştirilen ilaçlama ile birlikte otelde acil durumlarda müdahale edecek bir personelin bulundurulmaması ve bununla birlikte otelin dış kapısının kilitlenerek müteveffaların yardım almalarının geciktirilmesinin, olayın ölümle sonuçlanmasında etken olduğunun anlaşıldığı ifade edildi.
Öte yandan iddianamede şüpheli Serkan K.’nın, zehirlenme vakasına yol açan uygulamayı izinsiz olarak gerçekleştirdiği, ayrıca biyosidal ürün uygulayıcı sertifikası bulunmayan firma çalışanı şüpheli Doğan C.’nun, 'Alüminyum Fosfit' aktif maddeli 'Fumigas yüzde 57 TB' isimli ürünü kullanarak bilinçsiz, usulsüz ve sertifikasız şekilde ilaçlama yaptığı belirtildi. İlaçlama firmasının teknik kusuru kadar, hizmet veren otel işletmesinin de özen yükümlülüğü kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, otel yetkililerinin otelin ilaçlanmasını sağlamakla yükümlü oldukları kadar, bu işlemin insan sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle icra edilmesini denetlemekle de yükümlü oldukları aktarıldı. Olayın öngörülebilir, önlenebilir ve kontrol edilebilir nitelikte olduğu, gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınmaması nedeniyle meydana geldiği kaydedildi.
22 YIL 6 AYA KADAR HAPİS CEZASI İSTENDİ
İddianamede Serkan K., Zeki K., Doğan Caferoğlu, Hakan O. ve Muhammad C. hakkında, ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak’ suçundan 3 yıldan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi. Şüpheli Rustemsha B. hakkında ise ‘Taksirle ölüme neden olmak’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.
DHA
Bu Haberleri Kaçırma...
Hem aradığınız haberlere hızlıca ulaşabilmek hem de Haber3.com'a destek olmak için Google News'te Haber3.com'a abone olun.
Haber3'e Google News'te abone olun
Abone Ol