Bilim Kurulu Üyesi Azap'tan korkutan açıklama

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap, yeni tip Koronavirüs'ün (Covid-19) yayılma algoritmasına dikkati çekerek gelecek haftadan itibaren yoğun bakıma ihtiyaç duyacaklarını belirtti.

Bilim Kurulu Üyesi Azap'tan korkutan açıklama
A+ A-

HaberTürk gazetesi yazarı Muharrem Sarıkaya, Prof. Dr. Azap ile yaptığı sohbetten notlarını bugünkü köşesinden paylaştı.

Sarıkaya, "Sohbetimizde gelecek haftadan itibaren vaka sayısında artış olma ihtimalinden söz etti ve bunun azaltmanın yolunun da insanların evinde kalmasından geçtiğine bir daha vurgu yaptı. 'Şu an bulaşmış, hafif belirtisi olanların gelecek haftadan itibaren hastanelere gelmesini bekliyoruz' dedi." ifadesini kullandı.

Sarıkaya yazısında şunları kaydetti:

Virüsün bulaşma dinamiğinin olduğunu da belirten Prof. Dr. Alpay Azap, öngörüsünü şöyle dile getirdi:

“Bir hasta her hafta ortalama 5 hastaya bulaştırıyor; bu logaritmik artıyor. Bu birinci hafta 25 iken, ikinci haftada 125’e, üçüncü haftada ise 625’e ulaşıyor. Şu an artmış bir sayının logaritmik artışına tanıklık edeceğiz. Bu da hasta sayısında artış anlamına geliyor.”

Gelen vaka sayısından yola çıkarak projeksiyon yaptı.

Aktardığına göre, hastalananların hepsi hastaneye gelmiyor; özellikle gençlerin arasında bulunduğu %80’i bir haftada iyileşebiliyor.

Prof. Dr. Azap da geri kalan %20’ye dikkat çekti ve bunların bir hafta içinde kötüleştiğini belirtip devam etti:

“İşte o %20’nin dörtte biri de hastanelerin yoğun bakımlarına kaldırılması gerekenler. Yani hastaneye kaldırılanların %5’i yoğun bakım tedavisine ihtiyaç duyanlardan oluşuyor…”

Bu noktada önemli bir duruma da dikkat çekme ihtiyacı duydu:

“Bu da gelecek haftadan itibaren yoğun bakıma ihtiyaç duyacakların artacağı anlamına geliyor. Yoğun bakım sürecine giriyoruz.”

Sorum üzerine bir hastanın tedavi için yoğun bakımda kalma süresinin 4 ile 6 hafta arasında değiştiğini de belirtti.

İlk virüs vakasının ortaya çıktığı 11 Mart gününden bu yana geçen 14 günde, yani iki haftada 1529 vakaya ulaşıldı.

Bunların ağırlıklı bölümü de hastanelerde ve yoğun bakım merkezlerinde.

Muharrem Sarıkaya'nın yazısının tamamı için...