Cumhurbaşkanı Erdoğan, İit Zirvesinin Gündemini Değerlendirdi

Erdoğan zirve için bir makale kaleme aldı - Erdoğan: "İslam dünyası büyük zorluklarla karşı karşıyayken, Müslüman liderler barış ve adaleti teşvik etmek amacıyla birlik ve dayanışma içinde hareket etmeli"- "Teröristler masumların hayatlarına kastetmenin y

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İit Zirvesinin Gündemini Değerlendirdi
A+ A-

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı'nın (İİT) 13. Zirvesi için kaleme aldığı makalede, "İslam dünyası büyük zorluklarla karşı karşıyayken, Müslüman liderler barış ve adaleti teşvik etmek amacıyla birlik ve dayanışma içinde hareket etmeli." tespitinde bulundu.

Erdoğan, Daily Sabah gazetesinde İngilizce yayımlanan makalesinde, 1969 yılında dünyada Müslümanların ortak sesi olarak kurulan uluslararası bir örgüt olan İİT'nin İstanbul'daki 13. Zirvesi'nin, Suriye, Irak, Libya, Filistin ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde milyonlarca Müslümanın risk altında olduğu, ümmet için zor bir dönemde düzenlendiğine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birçok Müslümanın, iktidarların zayıflığı ve sosyal sıkıntılar nedeniyle fırsatlardan mahrum kaldığına işaret ederek, İslam dünyası büyük zorluklarla karşı karşıyayken, Müslüman liderlerin barış ve adaleti teşvik etmek amacıyla birlik ve dayanışma içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Makalesinde, günümüzde İslam dünyasının karşı karşıya olduğu zorlukların başında terörizmin geldiğinin altını çizen Erdoğan, "Teröristler masumların hayatlarına kastetmenin yanı sıra geçmişi çarpıtarak ve geleceği gasbederek İslam medeniyetine onarılamaz hasar veriyor." ifadesini kullandı.

DAEŞ ve El Kaide'nin terör faaliyetlerinin, Batı'da ayrımcılığı, yabancı düşmanlığını ve İslamofobiyi körüklediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun Müslümanları, fiziksel ve sözlü tacize maruz kalma konusunda daha korunmasız kıldığını belirtti. Erdoğan, tüm gözler, DAEŞ gibi terör örgütlerinin üzerindeyken, İslam'ın terörizmle haksız biçimde ilişkilendirilmesinin, diğer örgütlerin, uluslararası toplumdan "açık çek alması" anlamına geldiğini yazdı.

Türkiye, ABD ve AB'nin terör örgütü olarak kabul ettiği PKK'nın bu çerçevede değerlendirilebileceğini vurgulayan Erdoğan, PKK'nın, 1980'lerden bu yana 40 binden fazla sivili ve güvenlik gücünü öldürdüğünü hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bazılarının, DAEŞ ile mücadele bahanesiyle şu anda PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD'yi desteklediğini ifade ederek, gerçekte PYD ve YPG'nin, Türkmenlerle Arapları, ayrıca muhalif Kürt grupları göçe zorladığını ve yapılan etnik temizliğin büyük ölçüde görmezden gelindiğini bildirdi.

Erdoğan, makalesinde, mezhepçiliğin de bir diğer baskı unsuru olduğuna dikkati çekerek, "Belli başlı örgütler, siyasi amaçlar için Şiilerle Sünniler arasında gerilimi körükleyerek, İslam dünyasında tansiyonu daha da yükseltmek amacıyla ümitsiz yetişkinler ve haklarından mahrum gençlerin öfkesinden faydalanan teröristlerin ekmeğine yağ sürüyor." ifadesini kullandı.

Makalede, Müslüman liderlerin toplumlarında ve ülkelerinde fark yaratma gücüne sahip olduklarının akıldan çıkarılmamasının önemini vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin dönem başkanlığında İİT'nin Müslüman ülkelerin bu sorunlara eğilmesi için işbirliğini teşvik edeceğini bildirdi.

Terörü, "ülkeler arasında işbirliği olmadan ortadan kaldırılamayacak küresel bir sorun" olarak niteleyen Erdoğan, "Bu amaçla İİT, terörün temelinde yatan sorunları çözmek için üye ülkelerle çalışırken, seküler aşırılık tehdidine de dikkati çekmek için öncü rol oynamalı." ifadesine yer verdi.

Mezhepçiliğin acilen masaya yatırılması gereken bir konu olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle yazdı:

"İslam dünyasındaki mezhepçi gerilimleri gidermek ve sorunlara çözüm bulmaları için Şiiler ile Sünnilere olanak tanımak üzere çok çalışmamız gerekiyor. Müslümanların dünyada daha fazla etkili olması için öncelikle Müslüman kardeşlerimizi kucaklamalıyız. Çabalarımızın, İİT'ye üye ülkelerle sınırlı kalmaması gerektiğini söylemeye gerek yok. Her bir Müslümanın eşit derecede önemli olduğu temel ilkesini de gözetmeliyiz. Müslüman liderler, dünyanın çeşitli bölgelerindeki Müslüman azınlıkların karşı karşıya kaldığı güçlüklere en az, nüfusunun büyük bir kısmı Müslüman olan ülkelerin yaşadığı sorunlar kadar önem atfetmeli. Dünyadaki tüm kardeşlerimizin sorunlarını bulup ortaya çıkarmak ve çözmek için ortaklarımızla çalışacağız."

Genç Müslümanlara yetki vermenin bu açıdan büyük önem taşıdığına dikkati çeken Erdoğan, bu çerçevede, farklı çevrelerden Müslüman gençler arasında köprü kurmak ve geleceğin liderlerine şimdiden etkili politikalar geliştirmeye başlama olanağı tanımak için ilk kez 11 Nisan'da İstanbul'da İİT Genç Liderler Zirvesi düzenlendiğini hatırlattı.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Son olarak ümmet içinde kadınların öneminin altını çizmek ve teşvik etmek için çalışmalarda bulunmamız gerektiğini vurgulamak istiyorum. Hazreti Peygamberimiz (S.A.V) de 'Cennet, annelerin ayağı altındadır' demiş ve İslamiyet'in bu alandaki mirasını vurgulamak için çaba harcamıştı. Kadınların yaşadıkları topluma ve geleceğimize katkıları çok büyük önem taşımaktadır."

Zirvede kabul edilmesi beklenen İİT 2025 Eylem Planı'nın gelecek on yıl hedeflerini belirleyeceğini kaydeden Erdoğan, makalesini şöyle noktaladı:

"İslam dünyasının liderleri, ümmetimiz için zor bir zamanda Türkiye'de bir araya geldi. Karşımızdaki güçlükler çok büyük, ancak Allah'ın izni ve Müslüman kardeşlerimizin çabalarıyla tüm bunların üstesinden geleceğiz."