ABD'den ikinci ''Öcalan'' açıklaması
Kulislerden sızan Gökçek iddiası: AK Parti'den istifa edip MHP'ye geçecek
İstifası beklenen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı'ndan ilk açıklama

Gaziantep’te Kutlu Doğum Coşkusu

Gaziantep'te Peygamber Sevdalıları Platformu tarafından düzenlenen Kutlu Doğum etkinliğine, binlerce kişi katıldı.

Gaziantep’te Kutlu Doğum Coşkusu
A+ A-

Gaziantep'te Peygamber Sevdalıları Platformu tarafından düzenlenen Kutlu Doğum etkinliğine, binlerce kişi katıldı. Peygamber Sevdalıları Platformu Gaziantep İl Koordinatörlüğü tarafından bu yıl 10'cusu düzenlenen "Kutlu Doğum" etkinliğinde, sıcak havaya rağmen on binlerce Peygamber sevdalısı buluştu. Etkinliğe katılan Peygamber aşıkları sık sık salavat ve tekbirler getirdi.

Etkinliğe katılabilmek için sabahın erken saatlerinde yollara düşen binlerce Gaziantepli, kurulan polis noktalarından geçtikten sonra alana girebilirken, polislerin yanı sıra Peygamber Sevdalıları Tertip Komitesi tarafından görevlendirilen erkek ve kadın görevlilerde vatandaşlara yardımcı olarak etkinliğin güvenliğinde görev aldı.

Salavat ve tekbirlerin hiç susmadığı programda, özellikle efendimizin üzerine yazılan ilahi ve kasideler seslendirildi. Abdulhakim Övet ile Emin Özaslan'ın sunduğu "Vahdet ve Kardeşlik Rehberi Hz Muhammed (s.a.v)" temalı kutlu doğum programı, saat 13.30'da İlahiyatçı Nurettin Şirin'in Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Etkinliğin açılış konuşmasını Peygamber Sevdalıları Platformu Gaziantep Koordinatörlüğü Sözcüsü Adem Kılınç yaptı. Vahdet ve kardeşliğin İslam'da olduğunu vurgulayan Kılınç, "Peygamber efendimiz (s.a.v)'den bize kalan miraslardan vahdet ve kardeşlik çok muhtaç olduğumuz iki önemli mirastır. Vahdet İslam kardeşliğindedir. Kardeşlik adalettir. Adalet olmadan kardeşlik olmaz. Kardeşlik olmadan vahdet olmaz."dedi.

Bayanların erkelere oranla yoğun katılım gösterdiği program, mevlithan Doğan Parmaksız'ın Türkçe ve Abdulbaki Kaçar ile Kürtçe okuduğu Mevlid-i Şerif ile devam etti. Etkinliğe konuşmacı olarak katılan Doğruhaber Gazetesi yazarlarından Sait Şahin, "Adaletin zulme dönüştüğü, insanlığın vahşete büründüğü bir zamanda Allah'ın vahyi ile iman üzerine rahmet üzerine şefkat üzerine yeniden bir toplum inşa eden ve insanlık medeniyetini kuran alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed Mustafa'ya selam olsun. Selam siz değerli kardeşlerimin üzerine olsun."dedi.

Asrı saadet döneminden önceki cahiliye döneminde yaşanan zulüm ve düşmanlıklardan örnekler veren Şahin, "Arap yarım adasına, bin 400 yıl öncesinin dünyasına gitmek lazım. Babaların kız çocuklarını diri diri gömdüğü tablolar var. Kocaların kadınlarına zulmettiği tablolar var. Yetimlerin varisleri elinde zulme uğradığı tablolar var. Güçlülerin zayıfları ezdiği ve hor gördüğü tablolar var. Ancak birde siyasi tablolar var. O dönemin Kureyşi kabile birbirini yiyordu. Ficar savaşlarında Kureyş kabileleri birbirlerinden öldürmedik adam bırakmadılar. Medine'ye gelmek gerekirse Evs ve Hazrec 40 yıl süren savaşta birbirlerinden öldürmedik adam bırakmadılar ve birbirlerinin kanına girdiler" diye konuştu.

'Bu gün Ulu camilerimiz ağlıyor, Mekke ağlıyor, Kudüs ağlıyor, Diyarbakır ağlıyor, Bağdat ağlıyor, Şam ağlıyor, Semerkand ağlıyor, ümmet coğrafyası ağlıyor" diyen Şahin, "Hepsinin kalbi tek bir kalp olmuş. O kalpte İslam'dan başka bir renk bulamazsın, o kalpte imandan başka bir renk bulamazsın, o kalpte ırk rengi yok, o kalpte mezhep rengi yok. İşte Resulullah böyle bir toplum inşa etti. Böyle bir toplum ile Çin Seddi'nden Endülüs'e kadar şefkat, merhamet, adalet ve medeniyeti inşa etti. Bizim tarihimiz böyle bir tarih. Ancak gelelim bugünlere Necip Fazıl Kısakürek'in iki mısrası var. Tarihimizden ve bugünümüzden bahseden diyor ki; "Söyle Karaca Ahmet bu nasıl tarih taşlarına kapanmış ağlıyor koca bir tarih" Evet bu gün Ulu camilerimiz ağlıyor, Mekke ağlıyor, Kudüs ağlıyor, Bağdat ağlıyor, Şam ağlıyor, Semerkand ağlıyor, ümmet coğrafyası ağlıyor. Müslümanlar hepsi kan ağlıyor, her taraf işgal" şeklinde konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından Peygamber Sevdalıları Kız İlahi Grubu birbirinden güzel ve coşkulu Türkçe ve Kürtçe ilahiler seslendirdi. Program Mustafa Karakurt'un yaptığı dua ile son buldu.