Hatip Dicle: Kürtler Yeni Bir Sözleşme İstiyor

DEMOKRATİK Toplum Kongresi (DTK) Eş Genel Başkanı Hatip Dicle, Şırnak'ın İdil İlçesi'nde yaptığı açıklamada, çatışmalarda asker, polis, genç,...

A+ A-

DEMOKRATİK Toplum Kongresi (DTK) Eş Genel Başkanı Hatip Dicle, Şırnak'ın İdil İlçesi'nde yaptığı açıklamada, çatışmalarda asker, polis, genç, sivil binlerce insanın öldüğünü belirterek, "Çıkış yolu halen var. Çünkü Kürtler Türkiye'den ayrılmak istemiyor. Türkiye ile eşit vatandaşlık temelinde yeni bir sözleşme ve kimliğinin, ulusal haklarının tanındığı demokratik bir cumhuriyette bütün halklarla eşitlik içinde kucaklaşmak istiyor" dedi.

DTK Eş Genel Başkanları Hatip Dicle ile Leyla Güven, Şırnak'ın 31 Mart'ta sokağa çıkma yasağının 04.30-21.30 saatleri arasında kaldırıldığı Şırnak'ın İdil İlçesi'nde incelemelerde bulundu. Dicle, belediye hizmet binasının bulunduğu yerde herhangi bir operasyon olmamasına rağmen adeta yıkıldığını belirterek, operasyonlardan geri korkunç bir enkaz kaldığını söyledi.

BU DEVLET BİZİMSE, BU YAPILANLAR NEDİR?

Kürt halkı olarak Türkiye Cumhuriyeti devletinin halen vatandaşı olduklarını belirten Dicle şunları söyledi:

"Gerçi vatandaşlıktan çıkarma tehditleri de var. Ama, biz sonuçta vatandaşız. Başbakan'ın şu sözünü hatırlatmak isterim. Diyor ki , "Ortadoğu'daki Kürtlerin devleti var. O devlet de Türkiye Cumhuriyetidir'. Peki madem ki Türkiye Cumhuriyeti devleti Kürt halkının devletidir o zaman bu yapılanlar nedir? Biliyorsunuz burası yani İdil, dinsel ve etnik zenginliği açısından da müstesna yerlerden biridir. Burada Kürtlerin yanında Süryaniler de yaşıyor. Kiliseleri var, ayrı inançları var. Kiliselerin nasıl balyozlarla kapılarının kırılıp girildiğini gördük, özellikle bir şey var. Tarihte ancak tarihi eserlerin düşmanı olan IŞİD'çilerin Palmira'da yaptığı gibi, ya da Moğolların, Bağdat'ı işgal ederken yaptıkları gibi, tarihi yok etme konusunda somut bir örnek vereyim. Burada çatışmaların olmadığı, silahların patlamadığı bir yerde tarihi bir çeşme 1500 yıllık bir çeşme yerle bir edildi. Süryani halkına sözümüz var. Biz onlarla birlikte yine eski haline uygun olarak onu mutlaka inşa edeceğiz. Kimin tarihi eserlerin düşmanı olduğunu herkes görecek. Hem 59 milletvekili ile parlamento da temsil edileceksin, hem de çatışmaların olmadığı bir bölgede olan HDP ilçe binamız yerle bir edildi. İlçe başkanımızın elinde sadece anahtarı kaldı. Belediye yıkılırken molozlar bırakılmış. İlçe binasında molozlar da bırakılmamış, Böyle bir şey kabul edilebilir mi? Bir devlet kendi anayasal güvencesine sahip bir partinin binasını yerle bir edip yok edebilir mi? Dünyada örneği var mı? Belki Hitler Almanya'sında vardı. Ama onun haricinde bir örneğe rastlayamayız. Bu halk evlerini terk ederken devlet güçlerine emanet etti. Sokağa çıkma yasağı ilan eden, üstelik şehri boşaltın diyen devletin sorumluluğu yok mu? İşte bunların tümü belki bugün yargılama konusu değil, ama bütün bunların bir gün yargılanacağı, sorumlularından hesap sorulacağı kesindir."

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu İdil'e gelip ilçenin durumunu görmesini ve vatandaşların sorunlarını dinlemesini isteyen Hatip Dicle, "Sayın Başbakan bu ülkeyi gerçekten yönettiğine inanıyorsa gelip burada gözleriyle görmelidir. Bize inanmayabilir, biz muhalifiz ama gelip gözleriyle görmelidir. Gelip burada halkı dinlemelidir. Bu ülkeyi yönetmek kolay değil. Ankara'da oturup sözüm ona ülkeyi yönettiğini zannetmek marifet değildir. Son yıllarda görüşmeler süreci, özellikle sayın Öcalan'ın büyük çabası sonucu yani barış ve çözüm neredeyse el attığımızda tutabileceğimiz kadar yakınlaşmışken, maalesef başkan olma uğruna siyasi bir hırsla bu ters tepilmiştir ve bugünkü çatışma ortamı doğmuştur. Bu çatışma ortamında asker, polis, genç, sivil binlerce insanımız ölmüştür. Peki bu nereye kadar sürecek? Bundan bir çıkış yolu yok mu? Var, çünkü, Kürtler Türkiye'den ayrılmak istemiyor. Türkiye ile eşit vatandaşlık temelinde yeni bir sözleşme ile kimliğinin tanındığı ulusal hakların tanındığı demokratik bir cumhuriyette bütün halklarla eşitlik ve bütün inançlarla kardeşlik temelinde kucaklaşmak istiyor. Bu Kürtlerin en doğal hakkıdır" dedi.

FOTOĞRAFLI