İstanbul - İzmir arası 3 saate düşüyor

İstanbul - İzmir arası 3 saate düşüyor
Güncelleme:

Bursa-İzmir Kemalpaşa hattının önümüzdeki senenin sonunda açılacağını ve bu hat ile İstanbul'dan İzmir'e sadece 3 saatte gidilebileceği açıklandı.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme  Bakanı Ahmet Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yap-işlet-devret (YİD)  modeliyle gerçekleştirilen ulaştırma projelerinde bir yıllık geçişlerin  ortalamaları üzerinden hesap yapıldığını, verilen garanti rakamına ulaşılamamışsa  aradaki farkın yükleniciye veya görevli şirkete ödendiğini söyledi.

Osmangazi Köprüsü'nden bu yılın 9 aylık döneminde yaklaşık 5 milyon  753 bin aracın geçiş yaptığına işaret eden Arslan, günlük ortalama araç geçişinin  21 bine ulaştığını bildirdi. Arslan, "Garanti rakamıyla kıyaslarsanız alttayız,  başlangınç rakamları olan 11-12 binle kıyaslarsanız bugün geldiğimiz nokta çok  önemli." diye konuştu.

Köprünün fizibilitesinde üçüncü yıla kadar araç geçiş garantisi  öngörülmediğine dikkati çeken Arslan, projenin Osmangazi Köprüsü ile birlikte  300'ü otoyol, 133'ü bağlantı yolları olmak üzere toplam 433 kilometre yolla  İzmir'e kadar uzandığını anımsattı.

Arslan, projenin Bursa-İzmir Kemalpaşa hattının önümüzdeki yılın  sonunda tamamen biteceğini belirterek, "Bu yolun tamamen bitmesi zaten ilave  trafik oluşturması anlamına geliyor. İnsanların seyahat konforunu artırıyorsunuz,  süreyi düşürüyorsunuz, o bölgede sanayinin büyümesini sağlıyorsunuz. Bu aynı  zamanda o bölgelerde yatırım, yatırım olması nedeniyle de ilave trafik oluşması  demek yani köprü, otoyol ve bağlantı yollarının oluşturacağı ilave trafiğe bağlı  olarak hem otoyollardan hem de köprüden geçecek araç sayısı ciddi miktarda  artacak. Zaten fizibilitemiz bunu öngörüyor." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Arslan, bu tür projelerde sürücü ve yolcuların hayatını  kolaylaştırmanın ve konforunu artırmanın yanı sıra sanayinin önünü açmayı  hedeflediklerini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Arsa fiyatları 3 kat arttı diye haberler yapılıyor. Arsa fiyatları  durup durupken 3 kat artmaz, demek ki proje insanların erişimini kolaylaştırmış.  Bu yüzden insanlar orada aktif yaşamak istiyor. İkincisi, o bölgelerde yatırımın,  sanayinin önü açılmış. Orada yapılan yatırım, gerek gelecek ham maddeyi gerek  gidecek mamülü taşıma zorluğu nedeniyle dün ekonomik değildi, bugün bu projeler  nedeniyle ekonomik. Ekonomik olduğu için yatırım yapılıyor, yatırım yapıldığı  için de oradaki arsanın fiyatı 3 kat artıyor. Özel istirhamım, insanların bunu  atlamaması. Gerek arsa fiyatının gerek konut fiyatının artması bile bunun çok  önemli bir göstergesi çünkü biz bu güzergah üzerinde yaklaşık 25 milyon insanın  birbirine kolay erişimini sağlıyoruz."

"İSTANBUL'DAN İZMİR'E 3 SAATTE GİDİLEBİLECEK"

Bu otoyolun İstanbul ile Bursa arasındaki seyahat süresini 45 dakika-1  saate düşürdüğünü, Gebze'den düşünüldüğünde yolculuğun 45 dakika bile sürmediğini  anlatan Arslan, 3 saatte İstanbul'dan İzmir'e gidilebileceğini söyledi.

Arslan, önemli olanın araçların geçiş sayısı değil, bölge sanayisinin  büyümesi olduğunu belirterek, "Toplanan vergiler Kars'takine, Hakkari'dekine  hizmet ediyor. Zaman zaman eleştiriliyoruz; 'Aradaki fark Karslının,  Hakkarilinin, Sinoplunun, Mersinlinin cebinden çıkıyor.' diye. Hayır, bunun  oluşturduğu katma değer, dönüyor oraya hizmet olarak gidiyor, bunun atlanmaması  lazım." dedi.

Osmangazi Köprüsü ve bağlantı yollarından araç geçmemesi halinde,  verilen garanti nedeniyle firmalara ödenecek miktarın yıllık 750 milyon dolar  olduğunu ifade eden Arslan, bundan da işletme rakamlarıyla vergilerin  düşüleceğini bildirdi.

Konuya ilişkin bazen insafsız eleştirilerin yapıldığını vurgulayan  Arslan, şunları kaydetti:

"Bu kadar araç geçmesine rağmen yılda 1,5-2 milyar lira ödenecekmiş  gibi söylentiler çıkarılıyor. Kusura bakmasınlar ama biz bu tip projeri yaparken şunu ortaya koyuyoruz; Bu bir ihtiyaç mıdır, ihtiyaçtır. Bunu bugün yapabilecek  imkanımız var mı, yok. Çünkü imkanlar sınırlı ve ülkenin her yerine bölünmüş yol  yapıyorsunuz, hizmet götürüyorsunuz. O zaman alternatif finans yöntemlerini,  kamu-özel iş birliğini devreye sokarak, özel sektör dinamiklerinden  yararlanıyoruz. İşi hızlı ve kaliteli yapıyoruz. 'Param yok' deyip, insanımızın,  dünyanın yararlandığı nimetlerden yararlanmasını 25 sene sonraya öteleyeceğimize  bugün yapıyoruz. İkinci yöntem, borçlanırsınız, kredi alırsınız, döner o krediyi  ödersiniz. Biz bunun yerine diyoruz ki; kamu-özel sektör iş birliği çok başarılı  olduğumuz örnek bir uygulamadır. Dünya bizden örnek alarak uyguluyor. Geçen  vatandaşımız ödüyor, köprünün etrafta oluşturduğu katma değerle ülke bunun da  fazlasını kazanıyor."

"HAVACILIKTA İŞLETME HAKKINDAN 10,5 MİLYAR DOLAR ELDE EDİLDİ"

Havacılık sektörüne yönelik olarak da benzer eleştirilerin yapıldığını  ifade eden Arslan, bu sektörden kaynaklı bugüne kadar ödenen garanti rakamı 40  milyon dolar iken, garanti üstü elde edilen rakamın 410 milyon dolar olduğuna  dikkati çekti.

Arslan, havacılık sektöründe işletme hakkı devrinden elde edilen  miktarın 10,5 milyar dolar olduğunun altını çizerek, "15 sene öncesini  düşünsünler, IMF'nin kapısında 300-500 milyon dolar borçlanabilmek için  dileniyorduk, el pençe divan duruyorduk. O günler YİD modeliyle yaptığımız  havalimanlarının işletme hakkından 10,5 milyar dolar elde ettik. Köprülerde,  otoyollarda işletme süresi bittikten sonra ayrıca işletme hakkı devrinden dolayı  ciddi gelirler elde edeceğiz. O gelirlerle de 80 milyona daha fazla hizmet  sağlayacağız. İşin bu boyutunun gözden kaçırılmaması lazım." diye konuştu.

AA