Kentsel Dönüşüm Ve Akıllı Şehirler Kurultayı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2)-"Dokunulmazlıkların kaldırılması deyince, 'milletvekillerine dokunulmazlık kalksın' gibi bir şey anlıyorlar. İşin aslı bu değil. Kimin fezlekesi varsa, o fezlekeyle ilgili sürecin hemen yargıya taşınması anlamındadır bu"-"Suçun

A+ A-

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dokunulmazlıkların kaldırılması denildiğinde, "milletvekillerine dokunulmazlık kalksın' gibi bir şey anlaşıldığını belirterek, "İşin aslı bu değil. Kimin fezlekesi varsa, o fezlekeyle ilgili sürecin hemen yargıya taşınması anlamındadır bu. Suçun varsa yargılanacaksın kardeşim. Ben senin milletvekilliğinin bitmesini nasıl beklerim" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Kentsel Dönüşüm ve Akıllı Şehirler Kurultayı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'de yıkılıp yeniden yapılması gereken 6 milyondan fazla konut olduğunu, şu ana kadar 48 ilde, 179 alanın riskli bölge ilan edilerek, kentsel dönüşüm kapsamına alındığını, 21 ilde 37 bin 782 dekar büyüklüğünde bir yerin rezerv yapı alanı olarak tespit edildiğini söyledi.

Çevre ve Şehirilik Bakanlığı yanında valiliklerin, belediyelerin de riskli binaların tespitinde görev aldığını anlatan Erdoğan, "Geçtiğimiz yıl sonu itibariyle yaklaşık 93 bin binanın 312 bin bağımsız biriminde riskli yapı tespiti gerçekleştirildi. Korkunç bir şey. Kentsel dönüşüm uygulamaları için kira yardımları dahil bugüne kadar kullanılan kaynak 2 milyar lirayı buldu" diye konuştu.

Amaçlarının yuva yıkmak değil, tam tersine vatandaşları güvenli ve huzurlu yuvalara kavuşturmak olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu anlayışla kentsel dönüşüm çalışmalarının hedefledikleri sonuca ulaşacağına inandığını dile getirdi.

-"Senin işin yapmak mı, yıkmak mı?"

Yapmak için mücadele ederken, birilerinin yıkmanın, tahrip etmenin peşinde olduğunu anlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bakıyorsunuz oda. İşi gücü aslında plan, proje, bunlarla uğraşması lazım. Nerede kentsel dönüşümle ilgili bir adım atacaksanız, bu malum oda işi hemen yargıya götürür. Senin işin ne? Senin işin yapmak mı, yıkmak mı? Senin işin bu şehri daha güzel hale getirmenin alt yapısına katkıda bulunmak mı? Her yerde işi, gücü bu. Netice alıyor mu? Almıyor ama ne yapıyor? Bize süre kaybettiriyor. Biz sıçramak, hızla mesafe almak durumundayız. Bu şehir, dünyanın en güzellerinden bir tanesi, güzelliğine güzellik katmamız lazım."

Aynı şekilde aynı kafadaki terör örgütünün, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki çeşitli ilçelerde, temmuz ayından bu yana insanlık ve ahlak dışı yöntemlerle vatandaşları mağdur ettiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bölgedeki belediyeler de halka hizmet için kullanması için araç ve makineleri teröristlerin emrine vererek, bu zulme destek oldu. Çukurlar, kanallar ama bunlar atık su kanalı, içme suyu kanalı, yağmur suyu kanalı, doğalgaz hatlarının döşenmesi ve elektrik şebekesi için değil. Buraya güvenlik güçleri girmesin diye açılan kanallar. Sokaklara, binalara, kazılan çukurlara döşenen bombalar ve yaşanan çatışmalar yüzünden bölgede ciddi bir tahribat ortaya çıktı. Güvenlik güçlerimiz, teröristleri birer birer etkisiz hale getiriyor. Tabii ilçelerimizin böyle harap halde kalmasına rıza göstermedik."

-"Suçun varsa yargılanacaksın kardeşim"

Salondaki gençlerin "Mecliste katil istemiyoruz" diye slogan atması üzerine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İşte onun için dokunulmazlıkların kaldırılmasını gündeme getiriyoruz. Dokunulmazlıkların kaldırılması deyince, 'milletekillerine dokunulmazlık kalksın' gibi bir şey anlıyorlar. İşin aslı bu değil. Kimin fezlekesi varsa, o fezlekeyle ilgili sürecin hemen yargıya taşınması anlamındadır bu. Suçun varsa yargılanacaksın kardeşim. Ben senin milletvekilliğinin bitmesini nasıl beklerim ya. Bu kadar olaylar olacak, sen terör örgütüne silah taşıyacaksın arabanla, tabutlarla silah taşıyacaksın... Ondan sonra e hani 'kalksın' diyordun da şimdi ne oldu? Niye geri vitese taktın? Ana muhalefet şu anda ipe un seriyor, diğerleri ipe un seriyor. Niye seriyorsunuz? Bakın 550 fezleke var. Herhalde burası parlamento fezlekeleri takip bürosu değil. Bir an önce bu işin halledilmesi gerekir ve halledildikten sonra da suçlu olan bedelini öder. Burada siyaset bana göre bu fezlekelerin önünde bariyer oluşturmamalıdır, bu işin önü açılmalıdır. Nereye? Yargıya. Yargı gereğini yapsın."

Teröristlerden temizlenen ilçelerde imar çalışmalarının başladığını aktaran Erdoğan, Diyarbakır Suriçi'nin Başbakanlığı döneminde de bir hayali olduğunu, 2011 seçimlerinde Suriçi ve Dicle için bir proje hazırlattığını söyledi.

- "Algı operasyonunu bu millete düşman olanların eline vermemeliyiz"

Bu iki projeyi uygulamaya karar verdiklerini anlatan Erdoğan, yurt dışından gelen ziyaretçilerin burada nasıl bir medeniyet ve kültür alt yapısı olduğunu göstermek istediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi geliyor ya bazı malum Batılı medya unsurları. Geldikleri zaman 'sokak sokak dolaşıp, nerede aykırı yerler varsa oraları çekelim, ondan sonra da dünyaya bunun reklamını yapalım'. Dertleri bu. Bizim de bunun tersini yapmamız lazım. Algı operasyonunu bu millete düşman olanların eline vermemeliyiz. Bunun çalışmasını yapmamız lazım" diye konuştu.

Suriçi'nin, 1988 yılında kentsel SİT alanı olarak ilan edildiğini, 2001 yılında tarihi surları kapsayan bir koruma alanının da oluşturulduğunu belirten Erdoğan, ancak bu planlanan uygulama için atılan adımların yapılamadığını kaydetti.

Bu bölgeyle ilgili ilk adımları 2012 yılında attıklarını, imar planları ve riskli alan kararları alınan bu bölgede hem belediyeden kaynaklanan sorunlar hem de terör ortamı nedeniyle somut ilerlemenin sağlanamadığını anlatan Erdoğan, "Artık bu konuda daha kararlı ve hızlı bir sürecin içine girildi. İnşallah hem Sur'u tarihi kimliğine uygun bir görünüme kavuşturacak hem de bölgede yaşayan vatandaşlarımızı, güven ve huzur içinde hayatlarını sürdürecekleri konutların sahibi yapacağız" dedi.

Silopi'de operasyonlar bittikten sonra yapılan tespitlerde, 27 binanın yıkıldığının, 342 binanın ağır, 6 bin 370 binanın da az hasarlı olduğunun tespit edildiğini aktaran Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ağır hasarlı yapıların yıkımı için 243 tebligat ilgili kişilere ulaştırıldı. Yıkılan konutların yerlerine yenisinin yapılmasıyla ilgili ilk 280 konutluk projenin hazırlıkları hızla devam ediyor. Cizre'nin 74 binanın yıkıldığı, bin 156 binanın ağır hasarlı, 6 bin 635 binanın da az hasarlı olduğu tespit edildi. 14 ağır hasarlı bina yıkıldı, diğerleriyle ilgili tebligatlar sürüyor. Operasyonların sürdüğü ilçelerde de benzer uygulamalara gidilerek, kentsel dönüşüm yoluyla bu şehirlerimizin sadece teröristlerden değil, onlara rahat hareket etme imkanı sağlayan olumsuz şartlardan da temizlenmesi sağlanacaktır.

Devletin görevi sadece yapıları değil, aynı zamanda gönülleri de imar etmektir. Vatandaşlarımızın devletine olan güven, bağlılık ve inançlarını güçlendirmek mecburiyetindeyiz. Devlet yönetiminin gerektirdiği sorumluluk ve ciddiyetle bu meseleyi takip edecek ve inşallah neticelendireceğiz. Benim arzum şudur; Cumhurun başı olarak ben diyorum ki burada ağır, orta, az hasarlı hiç bunları dinlemeden sadece tarihi eserleri bir kenara koyarak diğerlerinin tamamını yıkmalıyız. Buraların bir defa alt yapısı diye bir şey yok. Buralardaki belediyeler, malum anlayışın temsilcisi olan belediyeler, alt yapı diye bir şey yapmadılar. Buraları bilen birisiyim, bütün pislik sokakta, caddede akar. Çünkü ne atık su kanalı, ne yağmur kanalı suyu ne de diğer kanalları görürsünüz."

- "Buralara yeni bir kimlik kazandırmak hükümetimizin en büyük başarısı olacaktır"

Hakkari'nin yerinin değiştirilmesi teklifini hatırlatan Erdoğan, "Hakkari şehri, Yüksekova olarak değişsin. Çünkü Hakkari, topoğrafik yapı olarak, bir şehir yapısında değil. Orayı nasıl şehir yapmışlar anlamak mümkün değil. Fakat Yüksekova topoğrafik yapı itibariyle şehir olmaya aday, çok daha güzel bir yer. Bir defa tümen orada, havalimanını da yaptık. Bu yapı itibariyle bir de kaçakçılığın en yoğun olduğu bölge de orası. Bütün bunları hem engelleme hem de huzurlu bir şehir inşa etme noktasında Yüksekova çok isabetli bir adım olacaktır ve hükümetimizde de şu anda bu karar oluşmuştur." diye konuştu.

Cizre'nin de tarihi itibariyle zaten şehir olduğunu ifade eden Erdoğan, "Aslında yeni kazanacağı bir hak değil bu. Cizre'nin hakkıydı bu, elinden alındı, bu hakkın iadesi gerekir. Cizre'nin yeniden şehir olması gerekir. Şırnak'a gidenleriniz var mı bilmiyorum ama Şırnak'a şehir demek mümkün değil. O da Hakkari'nin adeta bir değişik durumu. Fakat Cizre öyle değil. Cizre hakikaten şehir olarak tarih, kültür, medeniyet olarak ev sahipliği yapmış bir yer. Orada da biliyorsunuz Şerafettin Elçi Havalimanı'nı inşa ettik. Süratle dönüşümü yapabileceğimiz bir yer. Orayı da bu teröristler mahvettiler. Yüksekova'yı da aynı şekilde. Bu adımları atmak suretiyle buralara yeni bir kimlik, yeni bir kişilik kazandırmak hükümetimizin en büyük başarısı olacaktır."

İnsanoğlu için barınma ihtiyacının, temel ihtiyaçlar listesinin ilk sıralarında yer aldığını belirten Erdoğan, "Açıkçası benim gönlüm, hiç bir vatandaşımın, doğru dürüst alt yapısı olmayan, insani ihtiyaçlarının pek çoğunu karşılayamayan ve imar noktasında yapı itibariyle imar durumu müsait olmayan yerlerde yaşamasına gönlüm el vermiyor" dedi.

(Sürecek)