Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 2022'nin ilk faiz kararını açıkladı. Bugün yapılan PPK toplantısında TCMB, yüzde 14 olan politika faizini sabit tuttu. Ekonomistler de faizin sabit tutulmasını bekliyordu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası merakla beklenen 2022 yılının ilk faiz kararını açıkladı.

 Enflasyonun 19 yılın zirvesi olan yüzde 36'ya yükselmesi ve geçen aylardaki faiz indirimlerinin kur krizini tetiklemesi ardından TCMB bu ay politika faizinde değişikliğe gitmedi.

 Kur kriziyle birlikte enflasyon endişeleri artarken TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), yüzde 14 olan politika faizini sabit tuttu.

TCMB, eylül ayında faiz indirimi sürecine başlamıştı. Banka; eylül, ekim, kasım ve aralık ayında 500 baz puanlık faiz indirimi yapmıştı. Böylelikle politika faizi yüzde 19'dan yüzde 14'e indirilmişti.

  EKONOMİSTLERİN BEKLENTİSİ NEYDİ ?

TCMB'nin açıkladığı faiz kararı öncesinde ekonomistler TCMB'nin eylülden beri gerçekleştirdiği toplam 500 baz puanlık faiz indiriminin ardından faizin sabit tutulmasını öngörüyordu.

Anadolu Ajansı Finans'ın anketine katılan ekonomistlerin tamamı, TCMB'nin politika faizini yüzde 14 düzeyinde sabit bırakacağını tahmin ediyordu.

Reuters anketine katılan 16 kurumun 15'i Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faizlerin sabit tutulmasını, bir kişi ise 50 baz puanlık indirim yapılmasını bekliyordu.

Reuters anketinde yılsonu politika faizi sorusuna cevap veren sekiz kurumun medyan tahmini yüzde 14'te şekillenirken tahminler yüzde 9, yüzde 14.75 bandında yer almıştı.

Enflasyonun 19 yılın zirvesi olan yüzde 36'ya yükselmesi ve geçtiğimiz aylardaki faiz indirimleri kur krizini tetikledi.

İŞTE TCMB'DEN YAPILAN AÇIKLAMA

Salgında yeni varyantlar ve artan jeopolitik riskler, küresel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmakta ve belirsizliklerin artmasına yol açmaktadır. Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artış uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmekle birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğuna bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini değerlendirmektedir. Bu çerçevede, iktisadi faaliyet, işgücü piyasası ve enflasyon beklentilerinde ülkeler arasında farklılaşan görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası iletişimlerinde ayrışma gözlenmekle birlikte, merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir.

Kapasite kullanım seviyeleri ve diğer öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin, dış talebin de olumlu etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret etmektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, cari işlemler dengesinin 2022 yılında fazla vermesi öngörülmektedir. Cari işlemler dengesindeki iyileşme eğiliminin güçlenerek devam etmesi fiyat istikrarı hedefi için önem arz etmekte, bu bağlamda ticari ve bireysel krediler yakından takip edilmektedir.

Enflasyonda yakın dönemde gözlenen yükselişte; döviz piyasasında yaşanan sağlıksız fiyat oluşumlarına bağlı döviz kurlarına endeksli fiyatlama davranışları, küresel gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar ve talep gelişmeleri etkili olmaktadır. Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan adımlar ile birlikte, enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir. Alınmış olan kararların birikimli etkileri yakından takip edilmekte ve bu dönemde fiyat istikrarının sürdürülebilir bir zeminde yeniden şekillenmesi amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında Türk lirasını öncelikleyen geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci yürütülmektedir.

TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.

Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edecektir.

Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır.

ERDOĞAN'IN FAİZ AÇIKLAMASI

Önceki gün Arnavutluk resmi temaslarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomideki son gelişmeleri değerlendirdi. "Kademeli bir şekilde, aceleci olmadan kur da düşecek, faiz de aynı şekilde düşecek" açıklamasını yapmıştı. Erdoğan'ın bu açıklaması Merkez Bankası'nın yarın vereceği faiz kararı için de bir tüyo olarak yorumlanmıştı.

FED KARARI DA BU AY

24-25 Ocak'ta gerçekleştirilecek olan FED faiz kararı öncesinde alınacak olan kararın FED tarafından yapılması öngörülen karara göre şekillenmesi bekleniyor.

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) inatçı ve yüksek enflasyon ile mücadele etmek için para politikasını bir ay önce öngörülenden çok daha erken sıkılaştırılacağı tahmin edildi.

FED'in olası bir faiz artışı gelişmekte olan piyasalar başta olmak üzere dünya piyasalarını derinden etkileyecek. Fed'in faiz artırımı doların değerinin artması ve büyümenin yavaşlamasını beraberinde getirebileceği düşünülüyor. Bu nedenle  Fed kararları piyasalar tarafından endişe ile takip ediliyor.

 ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜZDE 50

TÜFE, TL'deki sert değer kaybının birikimli ve anlık etkilerini belirgin şekilde yansıtarak 19 yılın en yüksek seviyesi olan yıllık yüzde 36.08'e çıktı. Ekonomistler asgari ücret zammı ve artan enerji fiyatları sebebiyle enflasyonun yılın ilk yarısı gelmeden yüzde 50 seviyesine yükselebileceğini belirttiler.

Para politikasında ileride bir "U dönüşü" olmasını beklediğini söyleyen Goldman Sachs, bu noktaya gelmeden önce ise başka idari ve düzenleyici adımlar atılmasını beklediğini ekledi ve sözlerine şöyle devam etti:

"Bizim görüşümüze göre şu ana kadar alınan tedbirlerin hiçbiri Türk ekonomisinin karşılaştığı başlıca soruna - çok yüksek enflasyon seviyesine - değinmiyor. Dövize bağlı mevduatlar veya diğer adımlar dolarizasyonu durdursa bile, çok ekside olan reel faizler ve yüksek seviyedeki kredi büyümesi enflasyonun yüksek seviyede kalmasına sebep olmaya ve liranın üzerinde baskı oluşturmaya devam etmesi muhtemel."