Oruç Reis, Antalya Limanı'na neden döndü?

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de geri adım atmadığını, Oruç Reis gemisinin limana bakım ve ikmal için çekildiğini söyledi.

Oruç Reis, Antalya Limanı'na neden döndü?
A+ A-

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bir televizyon kanalında katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Oruç Reis'in ikmal sebebiyle Antalya'ya demirlediğini ifade eden Çavuşoğlu, bunun rutin bir bakım ve ikmal çalışması olduğunu, o yüzden Navtex yayınlamadıklarını söyledi.

Oruç Reis'in faaliyetleri konusunda tüm siyasi partilerden MHP'nin verdiği gibi güçlü destek beklediklerini belirten Çavuşoğlu, "CHP'nin sormadan 'geri adım' demesi iç siyasete yönelik." dedi.

Çavuşoğlu, "Sahadaki maksimalist yaklaşımlardan vazgeçmedikçe Yunanistanla uzlaşmak mümkün değil." dedi.

AB'de Türkiye'ye yardım talepleri ile ilgili de konuşan Çavuşoğlu, yaptırımı Fransa, Yunanistan ve Rum kesiminin istediğini ama olmasını beklemediğini ifade etti.

Oruç Reis, Antalya Limanı'na döndüOruç Reis, Antalya Limanı'na döndü

 Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, canlı yayında açıklamalarda bulundu. "Oruç Reis bakımda olduğu için NAVTEX yayınlanmadı. Gemi bakımdayken NAVTEX yayınlamanın anlamı yok. Bu bir geri çekilme olarak algılandı, muhalefet de böyle algıladı ama doğru değil." diyen Bakan Çavuşoğlu, "Barbaros ve Yavuz gemimiz sondajlarına devam ediyor." ifadelerini kullandı. Çavuşoğlu, "Ön şartlarda diretirse biz de ön şartlarda bulunuruz. Ön şartlar yerine gelmeden de, görüştükten sonra da yerine getirebilirler. Yunanistan Sevilla haritasından vazgeçmediği sürece ve Türkiye kıta sahanlığına saygı göstermedikçe bu gerginlik bitmez." diye konuştu.

NTV canlı yayınında konuşan Çavuşoğlu'nun açıklamaları şöyle:

DOĞU AKDENİZ'DEKİ GERGİNLİK

"Oruç Reis bakımda olduğu için NAVTEX yayınlanmadı. Gemi bakımdayken NAVTEX yayınlamanın anlamı yok. Bu bir geri çekilme olarak algılandı, muhalefet de böyle algıladı ama doğru değil.

CHP'nin sormadan 'geri adım' demesi iç siyasete yöneliktir.

Yunanistan küçük bir ülkenin kompleksi içinde hareket ediyor.

Barbaros Hayrettin ve Yavuz gemimiz sondajlarına devam ediyor.

İyi niyetli olsalar Sevilla haritasını reddederler.

Haklı olan bir ülke tezlerini herkesin önünde savunmak istiyorum der. 

YAPTIRIM TALEPLERİ

Yaptırım çalışmaları var. Fransa, Yunanistan ve Güney Kıbrıs tarafından... AB'nin birçok politikasını rehin alan iki şımarık üye. Ne tür yaptırımlar olabilir diye bu 3 ülke çalışma yapıyor. Sonuçta oy birliğiyle alınır. AB içinde 'yaptırım uygulanmasın' diyen çok ülke var.

24-25 Eylül'de ben yaptırım kararı beklemiyorum. Ama olabilir de. Gemimize, kişilere yönelik olabilir. Geçmişte de böyle kararlar alındı. Biz kararlılığımızdan vazgeçtik mi? Hayır.

Biz Avrupa'ya gidecek göçmenleri durdurmama kararı aldık ve bu karar halen geçerli. Göçle ilgili konularda AB üzerine düşen görevi yapmalıdır. Türkiye ile AB arasında, AB gerginlik yaratmak istiyorsa o zaman sadece göç konusu değil aramızdaki ilişkilerin ya da üzerindeki konular gözden geçirilir. Ama AB bu konuya gelmeyecektir diye düşünüyoruz. Üyelik sürecinde ciddi bir tıkanma yaşanıyor.

Macron dürüst bir siyasetçi değil. Sağduyuyu kaybetti, dengesi bozuldu. Libya'da sahada desteklediği darbeci kaybetti. Suriye'de önemli aktör olmaktan çıktı. Üzülüyorum da. Ama bu Fransa'nın yanlış politikaları sayesinde. Fransa şuan Almanya'ya rağmen AB'nin liderliğine oynuyor. Fransa rol almaya çalışıyor. Fransa'nın ismi konuşulduğunda herkes gülmeye başlıyor. Konumunu da zayıflatıyor. Normandiya 7'lisini topladı ama destek alamadı. Oradaki ülkeler Türkiye'nin değerini bilen ülkeler. İyi geçinmek isteyen ülkeler.

"SEVİLLA HARİTASINDAN VAZGEÇİLMEZSE GERGİNLİK BİTMEZ"

Pompeo ile görüştük, anlattık. Ben 'bunları biliyorum' dedi.

Şu haritayı gösterdiğimde görüştüğüm ülkeler şoke oluyorlar. Sevilla haritası... Biz bunu daha önce görmemiştik diyorlar.   

Anlattıkça AB üyeleri haklılığımızı görmeye başladı.

İki komşu ülke doğrudan görüşebilir. Yunanistan Başbakanı'nın yaptığı açıklamalar, olumlu, ılımlı. Ön şartlarda diretirse biz de ön şartlarda bulunuruz. Ön şartlar yerine gelmeden de, görüştükten sonra da yerine getirebilirler. Yunanistan Sevilla haritasından vazgeçmediği sürece ve Türkiye kıta sahanlığına saygı göstermedikçe bu gerginlik bitmez. Yunanistan'ın bunlardan vazgeçmesi gerekiyor. KKTC'nin haklarını alacak bir mekanizmaya evet demesi gerekiyor Rum tarafının. Bunu kabul etmedikleri sürece, faaliyetlerimizi sürdüreceğiz ve onlar için gerginlik sebebi olacak. Yunanistan'ın mantıklı olması lazım. Rum kesiminin de Türk tarafını yok saymaması lazım. Kendine güvenen ülkeler ön şartsız masaya oturur. Bizim tüm faaliyetlerimizi durdurmayı ön şart olarak koşuyorlar. 

"POMPEO BELKİ DE VENEZUELA'YA GİTMEMDEN RAHATSIZ OLMUŞTUR"

(Rumlara silah satışı) Atılan adım uluslararası anlaşmalara aykırı. Pompeo niye Türk tarafına geçip 'Talebiniz ne' demiyor?

Dominik'te haritayı gösterip, olanları anlatınca, 'Evet biliyorum' deyip sonra başka konuşuyor adaya gidiyorsanız, o zaman çelişki sizde. Pompeo, hakça paylaşım konusunda 'Evet öyle olmalı' deyip de, sonra neden öyle diyemiyor. Belki de benim Venezuela'ya gitmemden rahatsız olmuştur.

LİBYA'DAKİ GELİŞMELER

Uluslararası toplum ve Libya bize çok şey borçlu. Biz kalıcı bir ateşkesi destekliyoruz.

En sağlıklı yöntem, tarafların kendi aralarında bu ateşkesi tesis etmesi. Hafter, ateşkesi tanımıyorum diyor, roket atıyor, taciz ediyor. Sahada fiili bir ateşkes var.

Hem içeride hem dışarıda Hafter'den kurtulma çabası var.

Fransa'nın meşru hükümeti tanıması bizi rahatsız etmez.

RUSYA İLE İLİŞKİLER

YPG/PKK konusunda... Birçok isimleri var ama hepsi aynı. PKK'nın türevleri ve yapılanmaları. ABD ile Rusya arasında rekabet var. Bize de öyle söylüyorlar. 'Biz bırakırsak kontrol onlara geçer...'

Sahada birlikte çalıştığımız, çaba sarfettiğimiz, İdlib'de ateşkesi kalıcı hale getirmeye çalıştığımız Rusya'nın terör örgütü ile angajmanını biz kabullenemeyiz.

Lavrov da adaya gitti. Bir ara buluculuk teklifinde bulundu. Bu ara buluculuk teklifi Türkiye ile Rum kesimi arasındaysa bu mümkün değil. Bizim muhatabımız Rum kesimi değil. Onların muhatabı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'dir. Ara buluculuk yapmak istiyorsanız objektif ve tarafsız olmalısınız."