''AK Parti'nin kadın politikasını Akit ve Cübbeli belirliyor''

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir açıklama yapan CHP’li Mahmut Tanal, “AKP’nin kadın politikasını Akit gazetesi ve Cübbeli belirler bir duruma gelmiştir. İktidar, Akit ve Cübbeli’yi memnun etme hevesinden vazgeçsin” dedi.

''AK Parti'nin kadın politikasını Akit ve Cübbeli belirliyor''
A+ A-

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.

8 Mart’ın sıradan bir gün olmadığını belirten Tanal, “Bu anlamlı günün temeli 163 yıl öncesine dayanmaktadır. 8 Mart 1857 yılında ABD’de emek sömürüsüne, eşitsizliğe ve haksızlığa baş kaldıran 129 tekstil işçisi kadın, grev esnasında fabrikada çıkan yangında yaşamını yitirdi. Hak arama mücadelesinde can veren kadın işçilerin anısına 8 Mart’ı ‘Dünya Kadınlar Günü’ olarak anıyoruz. Dün olduğu gibi bugün de kadınlarımız eşitsizliği barındıran, erkeğin daha üstün olduğunu varsayan cinsiyetçi yaklaşımla mücadele etmektedir” dedi.

CHP’li vekil Mahmut Tanal, Türkiye’de kadın haklarının ve kadın kazanımlarının geriye götürülmesine ilişkin çalışmalardan haberdar olduklarını söyledi. Tanal, önümüzdeki haftalarda boşanan kadınlara verilen nafakanın kısıtlanmasının istenmesinin, cinsel istismarı meşrulaştırma tehlikesi barındıran, çocuk gelinler nedeniyle ceza alanlara af düzenlemesinin gündeme getirilmesinin,  toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesine dayanan İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmaya açılmasının kendileri açısından sürpriz olmayacağını kaydetti.

İKTİDAR AKİT VE CÜBBELİ’Yİ MEMNUN ETME HEVESİNDEN VAZGEÇSİN

AK Parti iktidarının son dönemde izlediği kadın politikasının endişe verici olduğunu dile getiren Tanal, “AK Parti’nin kadın politikasını Akit gazetesi ve kamuoyunda ‘Cübbeli Ahmet Hoca’ olarak bilinen şahıs belirler bir duruma gelmiştir. Akit her fırsatta manşetten ‘yuva yıkan kanun’ olarak nitelendirdiği 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'u hedef alıyor. Cübbeli de İstanbul Sözleşmesi konusunda tehditler savuruyor, yanlış algı oluşturuyor. 

Cübbeli, ‘Bütün ahlakımızı, örfümüzü, dinimizi, diyanetimizi değiştirtecekler’ şeklindeki sözlerle İstanbul Sözleşmesi’ni olduğundan farklı göstermeye çalışıyor. Akit ve Cübbeli’nin iktidarı nafaka hakkı, İstanbul Sözleşmesi gibi konularda etkilediğini üzülerek gözlemliyoruz. CHP olarak kadınların kazanımlarını ortadan kaldırmaya yönelik atılabilecek her türlü adımın karşısında olacağız. İktidar, Akit ve Cübbeli’yi memnun etme hevesinden vazgeçsin.

Kamuoyunda büyük tartışmalara neden olabilecek çalışmalara girişmesin. İktidara tavsiyem, Cübbeli’yi dikkate almasınlar. Cübbeli, bir ara kafayı kertenkelelere takmıştı. ‘Kertenkeleyi bir vuruşta öldürene 100 sevap var’ şeklinde fetvalar veriyordu. Cübbeli şimdi de kadın haklarından rahatsızlık duyuyor, kadınları koruyan düzenlemelerin, sözleşmelerin gözden geçirilmesini istiyor” ifadelerini kullandı.

8 MART RESMİ TATİL OLSUN TEKLİFİ

Kadına yönelik her türlü ayrımcılığın, şiddetin önüne geçmek, kadınlara birtakım hakların tanınması amacıyla TBMM Başkanlığı’na çok sayıda kanun teklifi sunduğunu anlatan Tanal, şöyle devam etti:

“Türk Ceza Kanunu’nda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda, 6284 Sayılı Kanun’da, Türk Medeni Kanunu’nda, Siyasi Partiler Kanunu’nda, Belediyeler Kanunu’nda, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda, İş Kanunu’nda, Köy Kanunu’nda ve daha birçok kanunda birden fazla değişiklik öngören kanun teklifleri verdik. Hatta 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün resmi tatil olması için de teklif sunduk. Ancak kanun tekliflerimiz tozlu raflarda bekletiliyor. Kadınların korunmasına ilişkin hazırladığım kanun teklifleriyle nedeniyle yandaş medya tarafından da hedef haline getirildim. Şiddet eğilimli bir erkeğin ıslah edilmesini ve psikolojik yönden sağlıklı olduklarını kanıtlamadıkları sürece bu erkeklere çocuğun velayetini verilmemesini öngören kanun teklifi nedeniyle Akit gazetesi tarafından ‘CHP’den 6284’ü aratacak teklif”, ‘Aile kurumunu tamamen dinamitleyecek kanun teklifi’ başlıklarıyla manşetten hedef gösterildim. Mesela Akit’i rahatsız eden bu kanun teklifim eğer kabul edilseydi, Emine Bulut bugün yaşıyor olacaktı."