MHP ile AK Parti arasındaki Davutoğlu krizi büyüyor
Memurun fazla mesai ücreti belli oldu
Niğde Belediye Başkanı istifa etti

BAHÇELİ'DEN ERDOĞAN'A BİR DESTEK DAHA

MHP lideri Bahçeli, partisinin grup toplantısında hem Musul harekatına hem de Başkanlık sistemi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

BAHÇELİ'DEN ERDOĞAN'A BİR DESTEK DAHA
A+ A-

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin milletvekillerine grup toplantısında seslendi. 'Başkanlık' konusunda konuşan Bahçeli, "Millete sormanın mahsuru ve sakıncası yoktur" dedi.

Bahçeli'nin sözlerinden satır başları şöyle:

Ülkemiz risk ve tehditlerle karşı karşıya. İçinde bulunduğumuz geniş coğrafya diken üstünde. Ortadoğu tümden kilitlenmiştir. Devasa bir coğrafya karanlıktadır. Halep kan ağlamaktadır. Masum canlar hedef alınmaktadır. Ateşkes derhal sağlanmazsa Halep imha olacak.

Sarıkamış'ta donduğumuz kadar çöllerde kavrulduk. Mekke'de vurdular Sakarya'da dirildik. Yemen'de durdurdular Dumlupınar'da yola koyulduk. 

"HALEP KURTARILMALI"

Halep'in baskı ve zulümden kurtarılması acildir. Meseleye bakışımız yabancıların bakışı gibi olmamalıdır. Halep'in kader çizgisi ile Anadolu coğrafyasının istikbal rotası ayrı değildir. Halep emniyette değilse Gaziantep ve Hatay elbette tehdit altındadır. 

Dünyanın diğer ucundan Ortadoğu'ya kalkıp gelen ve operasyon yapanların Türkiey'nin çağrı ve taleplerine kulak tıkaması kabul edilemez. Bu aymazlar aynı zamanda Müslümanların canına ve malşına kasteden zalimler kafilesidir. 

"TÜRKİYE'NİN MÜDAHİL OLMASI KAÇINILMAZ"

İslam toplumlarının artık Haçlı projelerinin genişleyen ablukasından sıyrılıp belini doğrultması elzem haline gelmiştir. Bölge halklarının geleceği buna bağlıdır... Türkiye'nin komşu ülkelerdeki, nerede dıuracağı belli olmayan savrulmalara müdahil olması kaçınılmazdır.

MUSUL OPERASYONU

Musul operasoyonu devreye alındı. Irak'ın en büyük ikinci kentinin IŞİD tarafından işgali haziran 2014'te 5 günde tamamlanmıştı. Irak Türkmenlerinin yurdu ve yuvası, terör örğütü taratından istila edilmiştir. Türkiye'ye karşı ileri geri konuşan Irak Başbakanı İbadi, operasyonun ilk saatlerinde zafer vaktinin geldiğini duyurmuştur. İbadi altını çizerek Musul'a sadece Irak ordusunun ve polis güçlerinin gireceğini ileri sürmüş, ülkemize hadsizce durum ve pozisyon hatırlatması yapmıştır. Bu gerilim politikası öncelikle muhatabını mahçup edecektir. Musul'u bir avuç çapulcunun eline bırakıp kaçan kendileri değilmiş gibi konuşmaktadır.

Musul'daki kerdeşlerimizin varlık ve çıkarlarını savunmalıyız. Bundan gocunmaları yanlıştır. IŞİD'in Musul'dan ayrılması ve Türkmen şehrinin asıl sahiplerine iade edilmesi sağlanmalıdır. 

MUSUL HAREKATI İÇİN ERDOĞAN NE DEMİŞTİ ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin mezhep çatışmasını engelleyeceği için Musul operasyonu dışında tutulmak istendiğini söyledi. Erdoğan, “Operasyonda da masada da olacağız. Bunun dışında kalmamız mümkün değil. Çünkü burada bizim için bir tarih yatıyor. Beyefendiler arzu ederlerse, Misakı Milli’yi okurlar” dedi.

"PKK'NIN MUSUL'DA NE İŞİ VAR"

Anlaşılan o ki, Musul operasyonunun başını ABD, kara gücünü de 36 ülkeden 30 bine yakın güç oluşturmaktadır. PKK'nın Musul operasyonunda ne işi var. Türkiye'ye mesaj verilmekte, ABB ne yapmaya çalışmaktadır. İbadi'nin yolu yol değildir; kimlere çalışmakta, kimlere diyet borcunu ödemektedir. Kerkük Türk'tür, Musul, Telafer Türk'ün çöz yurdudur. Bize "ne işiniz var Musul'da" diyenler, önce kendilerinin orada ne aradığını açıklamak mecburiyetindedirler...

IŞİD, FETÖ, PKK ve YPG Türkiye'nin azılı düşmanlarıdır. Bunlara uzatılan her el, askerimize ve polisimize sıkılan kurşundur. ABD'nin YPG'yi kanatlarının altına alıp pis işlerinde kullanması, devlet ahlakına zıttır. ABD'nin PYD'yti YPG'yi ülkemize tercşijh etme hatasından hemen dönmesi lazımdı.

BAŞKANLIK AÇIKLAMASI

Geçen hafta yaptığımız yeni Anaysa değerlendirmemiz hafta boyunca tartışıldı. Başkanlık sistemine destek verip vermediğimiz, neyi kastedip etmediğimiz herkesin gündemini işgal etti. Niyet okuyucular işbaşı yaptı. Biz ne dediğmizin bilincindeyiz. Dedik ki; Türkiye'dr fiili bir durum vardır ve bu çözülmelidir. Ülke yönetimi anayasaya uygun değildir, suç işlenmektedir. Ya Cumhurbaşkanı filii başkanlık zorlamasından vazgeçsin ki bizce en doğrusu budur ya da fili durumun hukuki boyut kazanabilmesinin süratle yolu aransın. Bunları anlamayan varsa heceleye heceleye yeni baştan alfabeyi öğretir gibi anlatmaya varım...