Erdoğan'dan Libya yanıtı: ''Gazi Mustafa Kemal'in Libya'da ne işi vardı?''

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin TBMM grup toplantısında konuştu. Erdoğan konuşmasında CHP lideri Kılıçdaroğlu'na çok sert sözlerle yüklendi.

Erdoğan'dan Libya yanıtı: ''Gazi Mustafa Kemal'in Libya'da ne işi vardı?''
Haber3.com'a Google'da abone olun Google News
A+ A-

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda katıldı.

Toplantıda Erdoğan'ın doğumgünü dolayısıyla hazırlanmış özel film gösterimi yapıldı. Hazırlanan filmin kendisini duygulandırdığını söyleyen Erdoğan, "Çocukluk yıllarıma beni götürmesi, tercih edilen oradaki birkaç anektod çok çok önemliydi. Bu simitti, bu kitaptu, bu suydu bunların üçü çocukluk yıllarımın en önemli başlıklarıydı" ifadelerini kullandı.

 Erdoğan'ın gündeminde İdlib de vardı. 'Rusya'yı insani hassasiyeti kabul etmemekle' eleştiren Erdoğan, Suriye'deki en büyük sıkıntı olarak tarif ettiği 'hava sahası kullanımı' sorununu da çözeceklerini dile getirdi.

Erdoğan konuşmasında Kılıçdaroğlu'na tepki göstererek "Bugün bizim karşımıza dikilen benim Kürt orijinli kardeşlerim Suriye'nin Kuzey Doğusunda şu anda terör örgütüne destek verenler onlara pasaport dahi vermiyordu. Ben de kendisine tavsiyede bulunuyordum neden vermiyorsun diye. Bak Kemal kalkıyor şimdi bize bu noktada ahkam kesiyor. Ya sen siyaseti bilmiyorsun, siyasetin cahilisin" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

(Doğum günü kutlaması) Hazırlanan bu sürpriz gerçekten çok kısa da olsa benim için çok çok duyguluydu. Çocukluk yıllarıma beni götürmesi bunun yanında tercih edilen birkaç anektod çok çok önemliydi. İşte bu simitti, bu kitaptı, bu suydu. Bunların üçü çocukluk yıllarımın en önemli başlıklarıydı. Sınıfımdaki bir arkadaşımın kitap evleri vardı. Oradan elde ettiğim bu imkanlarla ilk ufak da olsa kütüphaneme aldığım eser 'Hukuki İslamiyye Kamusu'ydu. Anneciğimin de evdeki makinesinde komşulara diktiği elbiselerle her hafta sonu yatılı okumam hasebiyle bana vermiş olduğu 3-5 kuruşlar haftayı giderirdi. Böyle başlayan bir hayat ve şimdi de Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi'ndeki dev kütüphane ile tırmandığımız nokta. Şüphesiz ki kitap bizim için en önemli yol arkadaşı.

DEPREM TEHLİKESİ VE KENTSEL DÖNÜŞÜM

Ülkemizin mevcut yapı stokunun, özellikle de bizden önce yapılanların önemli bir bölümü depreme ve diğer afetlere dayanıksızdır. Türkiye gibi 83 milyon nüfusa, 10 milyon binada 30 milyon bağımsız birime sahip bir ülkede değişimin kolay olmadığı ortadadır. İlk etapta dönüştürülmesi gereken konut sayısı 6 milyondur. Devlet ve millet olarak el ele vererek en riskli olan yapılardan başlayıp bu süreci adım adım yürütmek zorundayız. Hedefimiz her yıl 300 bin yeni konut inşa ederek önümüzdeki 5 yılda 1 milyon 500 bin konutu dönüştürmektir. Marmara depreminin ardından altyapısı ve diğer birimleri ile 43 bine yakın konutu tamamlayıp vatandaşlarımıza teslim etmiştik. Geçen yıl başlattığımız 65 bin konut dönüşüm projesinin bir kısmı tamamlandı ve kalanları sürüyor.

"KANAL İSTANBUL TEK BAŞINA 500 BİN KONUTLUK BİR KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİDİR"

Kanal İstanbul tek başına 500 bin konutluk bir kentsel dönüşüm projesidir. Elazığ ve Malatya depreminin ardından hasar tespiti çalışmaları 12 günde tamamlandı. Buna göre, Elazığ'da ağır hasarlı 7098 bina tespit edildi. Toplamda 19 bin 821 bağımsız birim bulunuyor. Malatya'da ise, 370 yıkık, 2794 ağır hasarlı bina olduğu, 6 bin 691 bağımsız birim bulunduğu belirlendi. Elazığ'da 19 bin 180, Malatya'da 4432 yeni konut yapılması gerektiği ortaya çıktı. Elazığ'da TOKİ'nin daha önce inşa ettiği 400 konuta da vatandaşlarımız taşınmaya başladı. Hedefimiz 1 yıl içinde 23 bin 612 konutun tamamını bitirip vatandaşlarımıza teslim etmektir.

KILIÇDAROĞLU'NA İDLİB TEPKİ

Türkiye'nin pek çok sıkıntısı var ama CHP zihniyeti ve onun başındaki zatın hezeyanları en önemli meselemiz olmayı sürdürüyor. Milletimize olan saygımız gereği yalanların ve iftiraların ortada kalmaması için bazı gerçekleri ifade etmek mecburiyetinde hissediyoruz kendimizi. Yargıya, hakimlere, savcılara her türlü adaleti yapan bir zihniyet başka nasıl ifade edilebilir. Bu ülkede kölelik yoktu ama zihnini emperyalistlere gönüllü olarak satmış olan bir kişiyi biliyoruz, onun adı da bay Kemal'dir.

"ESED'LE GÖRÜŞME TEKLİF EDİYOR, SEN GÖRÜŞÜYORSUN YETER"

İnsanoğlunda bir vicdan var değil mi? İdlib'de 'adam kendi toprağını savunuyor' diyerek rejimin yanında yer alan, şehitlerimize saygısızlık yapan bir kişi asla bu milletin evladı olamaz. İnsanda vicdan önemli bir sestir. İdlib'deki o yavruları televizyon ekranlarında izlemiyor musun? O yavruların ahı sana yeter ya. O anneler, babalar çamur deryaları içerisinde başlarını sokacak bir çadır dahi bulamıyorlar. Bunları bu katil Esed'in insafına mı bırakacağız. Git Esed'le görüş diyor, sen daha Esed'i görmediğin zaman ben onunla görüşüyordum zaten. Biz ona hangi teklif yaparsak yapalım adam olmadığını gördük. Benim Kürt orijinli kardeşlerim, onlara pasaport dahi vermiyor. Ben de kendisine tavsiyede bulundum, senin vatandaşın niye vermiyorsun diye ama vermedi. Bay Kemal ahkam kesiyor. Sen siyasetin cahilisin ya. Kürt vatandaşlarımla ilgili bu durumları bilmiyorlar mı? Bildikleri halde bunlardaki Erdoğan düşmanlığı ne yazık ki tavan yapmış vaziyette. Terör örgütlerine destek vermeye devam ediyorlar. Ana muhalefetin başındaki zat Esed'le görüşme teklif ediyor, sen görüşüyorsun zaten yeter. Ama bizim adımıza değil, kendi adına.
Şu anda Apo'nun ortakları ile de ortaklığı var. Yürüyüşleri beraber yaptılar. Bununla kalmadılar, AP'de yine beraber dirsek dirseğe oturdular, oradan da yine ülkemize saldırdılar. Bunlarda bu ülkenin menfaatlerini savunmak diye bir şey yok. İşte millilik derken savunduğumuz ama gayri millilik derken işte temsilcisi bunlar.

LİBYA TEPKİSİ

Libya konusunda söyledikleri deryada damla hükmünde dahi değildir. Libya'da ne işimiz var diyor. CHP'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal. Sen demek ki Gazi Mustafa Kemal'in hayatından da haberin yok. Gazi Mustafa Kemal'in Trablusgarp'ta ne işi vardı? Biz tarihimizle geleceğe yürüyen bir siyasi partiyiz. Bugün Libya'da Türk aşiretleri var. Sorun bilmez. CHP'nin geçmişini de bilmez. Libya'da ülkemizin ne yapmaya çalıştığını anlayamayan bir kişinin söyledikleri deryada damla bile değildir. 

Bu zatın zaten dönüp dolaşıp saman konusunu açması zihin çapıyla ilgili fikir vermeye yeterlidir. Kendisinin anlamayacağını bilsek de saman konusunu bu zatın zihin çapına uygun şekilde izah edelim. Türkiye 2019 yılında 24 milyon ton saman üretmiştir. Bunun bir bölümünü de ihraç etmiştir. Türkiye tarım ürünlerinde ithalatçı bir ülke değil net ihracatçı bir ülkedir. Tarım ürünleri ihracatı 3,8 milyar dolarken 2109'da 18 milyar dolara yükseldi. Dünya un ihracatında birinci, makarna ihracatında ikinci sıradayız. Türkiye dünyanın en önemli gıda ve üretici ihracatçılarından biridir.

"CHP'DE TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TAYİN ETTİĞİ KİŞİLER VAR"

Siyasette ittifaklar vardır ve meşrudur. Ama bu işi gizli saklı yapanlar bölücü örgütün güdümünde yapanlar siyaset değil, kirli ittifak yapar, mızrak çuvala sığmıyor. Bölücü terör örgütü güdümündeki partinin eş başkanı CHP'ye ittifak ilişkilerini alenileştirme çağrısı yaptı. Terör örgütüyle gizli saklı yol yürürsen gün gelir bunun bedelini senden isterler. Terör örgütleriyle ittifak kuranlar için yolun sonu gözükmüştür. Pek çok CHP belediyesinin yönetiminde terör örgütünün güdümündeki parti tarafından tayin edilmiş kişiler var.

RUSYA'YA İDLİB TEPKİSİ

İdlib'de ortaya çıkan büyük insani krizi önlemek için sahada aktif müdahale dahil her yolu deniyoruz. Talebimiz rejimin saldırılarını sona erdirip gözlem noktalarımızın gerisine çekilmesidir. Rusya insani hassasiyeti kabul etmek istemiyor. Gözlem kulelerimizi kuşatanlara verdiğimiz süre doluyor. Şu anda en büyük sıkıntımız hava sahasını kullanamıyor oluşumuzdur. İnşallah yakında buna da bir hal çaresi bulacağız."

Haber3.com'a Google'da abone olun Google News