THY'nin Cumhuriyet ambargosuna tepki

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel Türk Hava Yolları'nın muhalif gazetelere ambargo koymasıan tepki gösterdi. CHP'li Özel “Bunu kabul etmemiz mümkün değildir” dedi.

THY'nin Cumhuriyet ambargosuna tepki
Haber3.com'a Google'da abone olun Google News
A+ A-

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Türk Hava Yolları’nın (THY) başta Cumhuriyet gazetesi olmak üzere muhalif gazetelere uyguladığı ambargonun tamamen siyasi saiklerle yaptığı ciddi bir ayrımcılık olduğunu belirterek, “Bunu kabul etmemiz mümkün değildir” diye konuştu. CHP Genel Başkanı Başkoordinatörü ve İstanbul Milletveki Erdoğan Toprak da THY’nin AKP’nin ya da Cumhurbaşkanı'nın özel havayolu şirketi olmadığını; kurumun muhalif gazetelere uyguladığı tutumun en basit haliyle THY’nin yasakçı bir zihniyetle yönetildiğini gösterdiğini belirterek, “Bunların hepsinin hesabı er ya da geç bir gün sorulur” görüşünü dile getirdi.

'THY İKTİDARA YARANIYOR'

CHP'li Özel, THY’nin aralarında Cumhuriyet’in de olduğu bazı gazetelerin uçaklarda dağıtılmaması uygulamasına bir an önce son verilmesi gerektiğini ifade etti. Halihazırda iktidara yakın bazı gazetelerin kamu kurumlarınca ya da THY gibi bazı şirketlerce finanse edilmesinin haksız bir rekabete yol açtığını kaydeden Özel, “Cumhuriyet, BirGün, Sözcü ve Evrensel gibi gazetelerin THY aracılığıyla yolcularına ulaştırılmaması hem kamunun haber alma hakkının önünde ciddi bir engeldir hem de siyasi saiklerle yapılmış ciddi bir ayrımcılıktır. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir” görüşünü dile getirdi. THY’nin ve benzer şirketlerin iktidar partisine yaranmak adına bu tür idari kararlar alması tamamen siyasi tercihleriyle belli gazetelere engeller koymasının doğru olmadığını kaydeden Özel, “Bu vesileyle Cumhuriyet gazetesine yönelik bu engelin CHP bir belediye başkanının seçimleri kazanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait Hamidiye sularının alınmasından bazı şirketlerin vazgeçmesi uygulamasından ayrı olmadığını da not etmemiz gerekiyor” görüşünü dile getirdi.

'ARAŞTIRMA ÖNERGESİ VERİLDİ'

CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Başkoordinatörü ve İstanbul Milletvekili Erdoğan da THY’nin başta Cumhuriyet gazetesi olmak üzere muhalif gazetelere ambargo uygulamasının medya özgürlüğü, kamuoyunun haber alma özgürlüğü, farklı görüş ve düşüncelerin serbestçe gündeme getirilip tartışılması açısından kabul edilemez olduğunu sürekli dile getirdiklerini ifade etti. Bu konuda Meclis Araştırma Önergesi verdilerini ifade eden CHP’li Toprak, şunları dile getirdi:

“THY’nin ambargosu yanında, kamu bankalarının, devlet kurumlarının kendilerine muhalif gördükleri yazılı-sesli-görsel medyaya reklam-ilan ambargosunu TBMM gündemine taşıdık. Ancak AK Parti-MHP oylarıyla reddedildi. İktidarın medyaya yaklaşımına baktığımızda, uygar ve çağdaş dünyadakinin tam tersi bir tablo görüyoruz. Çok sesliliğin, toplumdaki çok renkliliğin, farklılıkların, aykırı, muhalif ya da farklı düşünce ve görüşlerin dillendirilmesinden hoşlanmayan, bunu susturmaya çalışan, baskılamaya, yok etmeye uğraşan bir siyasi güç kullanımına tanık oluyoruz” diye konuştu. CHP’li Erdoğan, şunları dile getirdi:

“Neden muhalif medyadan, muhalif seslerden, yazılıp-çizilmesinden çekiniliyor, istenmiyor, rahatsız olunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan meydanlarda sürekli manşetlerle savaşa savaşa geldiklerini söylüyordu. Kendisini eleştiren o medya, bir yandan eleştirirken diğer yandan da söylediklerine sayfalarında yer verdi, kendisine ekranlarını açtı, açık oturumlara, tartışmalara davet etti, sesini ve söylemlerini kamuoyuna duyurmasına olanak sağladı. İktidar oldu. Şimdi o medyayı yok ettiler. Baskıyla, ekonomik yaptırımlarla, vergi şantajlarıyla, TMSF ile kendilerine yakın gruplara asli görevi küçük esnafı, çiftçiyi finanse etmek olan Ziraat Bankası’ndan, Halkbank’tan aktardıkları milyar dolarlık kredilerle medya sahipliklerini değiştirdiler.”

THY’nin milli bir kuruluş olduğunu dile getiren CHP’li Toprak, THY’nin hepimizin vergileriyle ayakta duran, devletin kaynaklarıyla faaliyetlerini sürdüren 82 milyona hizmet etmekle yükümlü bir kuruluş olduğunu ifade etti. THY’nin iktidarın malı ya da şirketi olmadığını dile getiren CHP’li Toprak, şunları dile getirdi:

“THY, her gün yüz binlerce insanı taşıyor. O yolcular arasında geri görüş ve düşünceden, partili, partisiz her kesimden insan var. Şayet uçakta bir hizmet veriliyorsa, yolculara gazete sunuluyorsa bunun içinde tüm medya yayınlarının yer alması gerekir. Büyük bölümü bedava dağıtılan, bayi satışlarıyla ilgili gerçek bilgiler ve tiraj raporları gizlenen iktidar medyası gazetelerinin satış rakamları kâğıt üzerinde şişirilerek Basın İlan Kurumu ilanlarından ve kamu kuruluşlarının reklamlarından aldıkları paylar olması gerekenden yüksek tutulmaktadır. Ayrıca bazı kamu kurum ve kuruluşları, binlerce gazeteyi toplu satın alarak iktidar medyasına tiraj desteği de vermektedir. Ülkemizin bayrak taşıyıcısı THY ve yan kuruluşu Anadolu Jet, yolcularına Sözcü, Cumhuriyet, Birgün, Yeniçağ, Evrensel, Korkusuz, Milli Gazete, Yeni Asya vb. gazeteleri dağıtmamakta olup yolcuların bu gazeteleri talep etmeleri durumunda da ret cevabı verilmektedir.”

THY’nin aldığı gazetelere ödediği paranın milletin ve devletin parası olduğunu dile getiren Toprak, “Bir gazeteden yüz binlerce alıp uçaklarında dağıtmak diğer gazetelere ambargo uygulamak THY’nin milli ve ulusal kimliğiyle bağdaşmaz. Bu yanlıştan dönülmesi gerekir. Milli kuruluşların işlevi milletin tüm fertlerine eşit davranmaktır. THY, AK Parti’nin ya da Cumhurbaşkanının özel havayolu şirketi değil ki onu eleştiren yayınlara uçaklarında yasak getirsin. Bu tutumun en basit haliyle anlamı THY’nin yasakçı bir zihniyetle yönetilmesidir. Bunların hepsinin hesabı er ya da geç bir gün sorulur” görüşünü dile getirdi.

‘YÖNETİCİLİK YAPMAYI ÖĞRENMEMİZ LAZIM’

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu da THY’nin Cumhuriyet’in de aralarında bulunduğu muhalif gazeteleri uçaklarda dağıtmamasına ilişkin “İktidar kendi siyasi vizyonu lehine davranışlar sergiliyor. Her galip gelenin, her seçimi alanın kendi istediğine göre davranabildiği bir ülke hayal etmiyoruz” dedi. Ağıralioğlu, “Kuralların, kaidelerin herkese eşit uygulanabildiği bir ülke hayal ediyoruz. Dolayısıyla hem iktidara hem de muhalefete söylüyorum. Genel olarak Türk milletinin öğrenmesi lazım artık. İş başına kim gelirse gelsin, ortalama iş başına gelmenin bize yüklediği sorumluluk şudur: ‘Memleketimizin daha güvenli, huzurlu ve konforlu olmasını temin etmek için birtakım düzenlemeler yapacağız. İktidara gelenler kendi rakiplerini, rakipler de iktidara gelince kendi muhaliflerini sindirmek için devlet imkanlarını kullanmaktan artık imtina etsinler’” diye konuştu.

Haber3.com'a Google'da abone olun Google News