Torunları Seyit Onbaşı'yı Anlattı

Torunları Seyit Onbaşı'yı Anlattı

Kaldırdığı top mermisiyle tüm dünyanın hafızasına kazınan ve Çanakkale Savaşlarının seyrini değiştiren Seyit Onbaşı'nın birinci kuşak torunları 60 yaşındaki Özçetin ve 55 yaşındaki Çabuk, dedeleriyle gurur duyuyor- Özçetin: - "Seyit Onbaşı'nın torunu olma

MERSİN (AA) - MUSTAFA GÜNGÖR - Çanakkale Savaşlarının seyrini kaldırdığı top mermisiyle değiştiren ve Türk milletinin unutulmaz bir zafer kazanmasında etkin rol oynayan Seyit Onbaşı'yı torunları anlattı.

Müttefik donanmasının 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazı'nı geçmek istemesi üzerine, mekanizması bozulan bir topun mermisini sırtına alarak namluya süren ve İngiliz zırhlısını vurarak savaşın yönünü değiştiren Seyit Onbaşı'nın savaştan sonra zeytin ve kömür satarak hayatını sürdürdüğünü anlatan birinci kuşak torunları Bayram Özçetin (60) ve Şaban Çabuk (55) dedeleriyle gurur duyuyor.

Mersin Büyükşehir Belediyesinin davetlisi olarak kente gelen Özçetin ve Çabuk, AA muhabirine dedelerini anlattı.

Seyit Onbaşı'nın kızı Fatma'nın oğlu olan Bayram Özçetin, dedesinin 9 yıl askerlik yaptığını, savaş bittikten sonra memleketi Balıkesir'in Havran ilçesine bağlı eski ismiyle Çamlık, şimdiki ismiyle Koca Seyit köyüne döndüğünü söyledi.

Dedesinin askere giderken karısının hamile olduğunu bilmediğini aktaran Özçetin, "Koca Seyit, memlekete dönünce evinde kızı Ayşe'yi görüyor. Askere gittiğinde karısının hamile olduğunu bilmediği için evde yabancı birisi var sanıyor. Daha sonra ninem kızıyla dedemi tanıştırıyor" dedi.

Dedesinin askerliğini bitirdikten sonra hiçbir şey istemediğini ifade eden Özçetin, şöyle devam etti:

"Dedem dağdan kömür çıkarıp bunları ilçede satıyor. Ormancılar kömür çıkardığı için dedemi yakalayıp sürekli zabıt tutuyorlar. Havran'a Atatürk geliyor ve Seyit Onbaşı'yı soruyor, 'Benim burada bir onbaşım var, nerede o' diyor. Kimse bilmiyor ve 2 asker görevlendiriliyorlar, Seyit Onbaşı'yı bulup getiriyorlar. Dedemi bulan askerler, 'Seni Atatürk çağırıyor' diyorlar. Dedem de 'Atatürk beni çağırmaz' diyor. İnanmıyor ama Atatürk'ün yanına getiriyorlar. Üstü başı perişan halde geliyor. Atatürk'ün karşısına çıkmadan önce bir takım elbise veriyorlar. O şekilde Atatürk'ün karşısına çıkıyor. Atatürk 'Nasılsın Seyit, vaziyetin nasıl' diyor. Atatürk'e 'Ormancılar bana çok azap ediyor' diyor. Atatürk de 'Seyit Onbaşı'ya orman serbest' diyor. Kış mevsiminde zeytin fabrikasında çalışıyor. Orada çalışırken de zatürreye yakalanıp hayatını kaybediyor."

-"Seyit Onbaşı'nın torunu olmak gurur vesilesi"

Çanakkale Savaşı'nda yaşananları dedesinin hiç anlatmadığını dile getiren Özçetin, "Bunlar bir sırmış, onun için anlatmamış ancak şimdi tüm dünya dedemin kahramanlığını biliyor. Seyit Onbaşı'nın torunu olmak bizim için bir gurur vesilesi. Dedemin gururu yetiyor bize. Balıkesir Havran ilçesi Koca Seyit Mahallesi'ne gidin yüzlerce ziyaretçisi oluyor. Hiçbir şey olmasa bile gururu yetiyor" diye konuştu.

Seyit Onbaşı'nın oğlu Ali Osman'ın çocuklarından Şaban Çabuk da Seyit Onbaşı'nın askerden dönünce hamallık yaptığını, odun, kömür ve zeytin satarak yaşamını sürdürdüğünü aktardı.

Dedesinin Çanakkale'de yaşananları hiçbir zaman anlatmadığını yineleyen Çabuk, "Dedem o anı hiç anlatmazmış. 'Gelir, beni bulurlar' diye ancak Atatürk Havran'a gelince sormuş 'O topu yine kaldırır mısın' demiş. Dedem de 'O an gelirse yine kaldırırım paşam' demiş. Herkese böyle bir gurur nasip olmaz" görüşünü kaydetti.