Mersin'de polis servis aracına bombalı saldırı !
Kömür ocağında göçük: 6 işçi ölü
Kasko sigortasında flaş gelişme

Tutuklu Korgeneralin ifadesinde ilginç ayrıntı: ''S....tir et dedim''

FETÖ soruşturmasında tutuklanan Korgeneral Yıldırım Güvenç'in ifadesinde ilginç ayrıntılar.

Tutuklu Korgeneralin ifadesinde ilginç ayrıntı: ''S....tir et dedim''
A+ A-

FETÖ'cülerin darbe girişimine ilişkin soruşturmada tutuklanan Kara Kuvvetleri Lojistik Başkanı Korgeneral Yıldırım Güvenç 1. Ordu Komutanı'nın emriyle Akıncı Üssü'ne gittiğini ifade etti.

Tutuklanan Yıldırım Güvenç, ifadesinde şu çarpıcı bilgileri verdi:

"S..TİR ET DEDİM"

Sözcü gazetesinden Asuman Aranca'nın haberine göre saat 20.30 sıralarında lojmanıma gittim. 22.00 sıralarında askeri hattan Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığında Kurmay Başkanı vekili olan Albay Ömer Faruk aradı. Bir mesaj geldiğini ve bu mesajda görevlendirmeler olduğunu, sıkıyönetim ilan edildiğini söyledi. Mesajda kimin imzası olduğunu sordum. Genelkurmay Karargahı'nda çalışan Tuğgeneral Mehmet Partigöç'ün imzasının olduğunu söyledi. ‘S..tir et' dedim.

"ÖLÜM FERMANI DEDİM"

Etimesgut'taki Zırhlı Birlikler Komutanlığını aradım. Orada da darbeci Kara Kuvvetleri Personel Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Bican Kırker'in tümen komutanlığına geçtiğini öğrendim. Onunla görüşmek istedim. Telefona çıktı. Derhal komutayı bırakıp teslim olmasını, fakir milletin parasıyla alınan tank, zırhlı aracın milletin üzerine doğrultulmasının hesabının sorulacağını anlattım. Kırker bana konseyin kararı olduğunu söyledi. Ben de ona bunun ölüm fermanı olduğunu söyledim. Bana “Vatan sağolsun” dedi.

"VALİ VE EMNİYET MÜDÜRÜYLE GÖRÜŞTÜM"

Ankara Valisi ile Ankara Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan ile de telefon görüşmeleri yaptım. Ankara Merkez Komutanı Tuğgeneral Nevzat'la da Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan ve yanındaki albay ile yarbay veya binbaşının yakalanması konusunda görüşmelerimiz oldu.

"KARARGAHA 15 TANK SOKMUŞLAR"

Zekai Paşa ile komutanların nereye götürüldüğünü anlamaya çalıştık. Gece 00.00 ile 03.00 arasında 3 helikopterin Genelkurmay Kararga-
hı'ndan komutanları bilinmeyen bir yere götürdüklerini öğrendik. Karargaha darbeciler 15 tank, 3 zırhlı araç 1 tane de cobra sokmuşlar. Korgeneral Metin İyidil ile Korgeneral Faruk Şengül sabaha karşı sivil kıyafetle harekat merkezine geldiler. İyidil'in de darbenin sonlandırılması için girişimi ve gayreti oldu. Bu çalışmalar sonucunda zırhlı tümene atanan darbeci tümen komutanı Ahmet Bican Kırker teslim olmuştu.

"DÜNDAR ‘KOMUTANLARI KURTAR' DEDİ"

Zırhlı tümendeki darbeci ekibin teslim olmasından sonra Genelkurmay Karargahı ve Akıncı Kışlası'na operasyon için hazırlık maksatlı olarak tank çekicileri zırhlı tümene gönderip, tankları yüklettim. Gece boyunca 1. Ordu komutanı (Orgeneral Ümit Dündar) ile de istişareler yaptım. 1. Ordu Komutanı, Akıncı Kışlası'na giderek rehine olarak bulunan komutanları kurtarmamı emretti. Yüklettiğim tankları Akıncı'ya gönderdim.

"ÖNCE KASIRGA SERBEST BIRAKILDI"

Albay Yiğit'e, zırhlı tümendeki, Genelkurmay'daki ekibin teslim olduğunu, Partigöç denen darbecinin bir savcı ve bir generalin gelmesi halinde teslim olacağını beyan ettiğini anlatmasını, aksi halde tankların arkada olduğunu, burayı dümdüz edeceğimi bilmelerini söyledim. Önce Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Fahri Kasırga serbest bırakıldı. Darbeye karşı hayatımı ortaya koydum. Darbeci ekip tarafından hazırlanan atama listesinde TRT Genel Müdürü olarak ismimin yazılı olduğunu biliyorum. Ancak bu görevlendirmeden benim bilgim ve rızam yoktur.

"GÜLER VE ÖZTÜRK PERİŞAN HALDEYDİ"

Kara Kuvvetleri Lojistik Başkanı Korgeneral Güvenç, Akıncı Üssü'ndeki durumu da şöyle anlattı: “Pist başındaki kuleye çıktım. Komutanların yerini nokta nokta görmeye başladım. Ancak içinde kimin olduğunu seçemiyordum. Aldığımız önlemler sonucu komutanların etrafındaki darbeci ekip çekilmeye başladı. Komutanlar da gözlerini açıp etrafa bakacak duruma gelmişler. Fırsattan istifade telefonla bana ulaştılar. Tarif ettikleri yere gittim. Gittiğim yerde Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, YAŞ üyesi Akın Öztürk ayrı ayrı yerlerde bulunuyorlardı. Üstleri başları oldukça perişan vaziyetteydi.”

Sözcü