Ümit Özdağ'dan Erdoğan ve Kılıçdaroğlu'na çok sert yanıt

Ümit Özdağ'dan Erdoğan ve Kılıçdaroğlu'na çok sert yanıt

Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, kendisini hedef alan Cumhurbaşkanı Erdoğan ile CHP lideri Kılıçdaroğlu'na çok sert bir yanıt verdi. Özdağ açıklamasında, "Zafer Partisi 8 ay önce kuruldu ve Erdoğan ile Kılıçdaroğlu arasındaki kayıkçı kavgası bozuldu" dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ arasındaki sığınmacı tartışmasına Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da dahil oldu. Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada isim vermeden Ümit Özdağ’a yüklenen Erdoğan, “Hiçbir değeri olmayan istihbaratçı artığı siyasetçilerin bu konudaki çırpınışlarının sebebini anlıyoruz. Bize sığınan mazlumların haklarını savunmayı bir medeniyet sorumluluğu olarak görüyoruz” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da dünkü grup toplantısı konuşmasında Özdağ’ı hedef almıştı. Kılıçdaroğlu, “Sureti muhalefetten görünen utangaç Saray beslemelerini uyarıyorum. Hiç merak etmeyin. Saray’ın ve tüm o algı operasyonlarının aparatlarının üstüne gideceğiz. Yaptığınız her şeyi biliyoruz. Her şeyin farkındayız. Bu ülkenin gerçek vatanseverleri bizleriz. Yemin olsun, siz millete yenileceksiniz” dedi.

ÖZDAĞ’DAN YANIT: ERDOĞAN VE KILIÇDAROĞLU ARASINDAKİ KAYIKÇI KAVGASI BOZULDU

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, iktidar ve muhalefetiyle vurguncu düzene karşı olduklarını söyledi.

İşte Özdağ’ın açıklamasından satır başları:

“Saray Rejimi bir yandan Sarı muhalefet diğer yandan birlikte Zafer Partisine en ağır şekilde saldırıyorlar. Kılıçdaroğlu, Zafer Partisi’ni Saray’ın psikolojik harekâtçısı olmakla suçluyor. Erdoğan, Zafer Partisi’ne istihbaratçı artığı diye saldırıyor. Ve Kılıçdaroğlu’na da sitem ediyor: “Sen bu Zafer Partisine uyup neden Suriyeliler meselesini gündeme getiriyorsun.”

Aslında olan şu, Zafer Partisi 8 ay önce kuruldu ve Erdoğan ile Kılıçdaroğlu arasındaki kayıkçı kavgası bozuldu. Çünkü Zafer Partisi iktidarı ile muhalefeti ile mevcut sistem partilerinin dışında Türk Milleti’nin iradesini Türk siyasetine taşıdı.

Türkiye’ye 10 milyonu aşan sığınmacı ve kaçakla dünyanın göçmen kampı haline gelmesine, Erdoğan ve Erdoğan’ın getirdiği milyonlara ses çıkarmayıp onlara vatandaşlık vereceğiz diyen Kılıçdaroğlu’nun oyunu bozuldu.

Şunun altını çizelim.

Zafer Partisi’nin muhalefeti sadece Saray rejimine değil, iktidarı ve muhalefeti ile birlikte mevcut sistemedir.

Zafer Partisi’nin muhalefeti iktidarı ve sözde muhalefeti ile vurguncu düzene karşıdır. Kamu-Özel işbirliği ile adı verilen 5’li çete soygunlarına da karşıyız. Ancak CHP Belediyelerinde AK Partili müteahhitlerle devam eden soygunlara da karşıyız.  Zafer Partisi’nin muhalefeti ile Türk halkının kaynaklarını sömüren iktidar ve sarı muhalefet çetelerine karşıdır.

Zafer Partisi’nin muhalefeti “Siyasetçi siyasetçinin dostudur.” diyerek halkına karşı komplo kuran iğrenç siyasete karşı muhalefettir.

Zafer Partisi 1921 Anayasası zemininde birleşen AKP, CHP, İYİ Parti, DEVA, Saadet, Gelecek ve DP karşı Atatürk çizgisinde 1924 Anayasasını, milli ve üreten devleti savunan partidir.

Zafer Partisi, ne Saray rejimi gibi 5’li çete ile iş yapar ne de sarı muhalefet gibi 5’li çete ile daha iktidara gelmeden Holdinglerini ziyaret edip, kucaklaşıp gelecekteki yağmaların planlarını yapar.

Özetle Zafer Partisi Türk Milleti’ne Türk devletini geri verecek olan partidir. Makam ve ihale kavgası yapanların değil, vatan ve millet için mücadele edenlerin partisidir.

Şimdi gelelim AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın söylediklerine:

Erdoğan bana “istihbaratçı artığı” demiş.

Enişten mi söyledi?

Ben istihbaratçı değilim. Ancak senin devlet yönettiğini zannedip FETÖ’cü istihbaratçı artıkları ile Tuncay Güney ile Ergenekon davası oluşturduğunu, Şemdin Sakık gibi bir asker katili ile Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u tutuklattığını, devletin haremi ismeti olan Özel Kuvvetler Komutanlığının arşivini FETÖ’cü sözde yargıçlara teslim ettiğini biliyorum.

20 seneden buyana Türk devletinin bütün bilgileri, dosyaları, dinlemeleri senin elinde. Al onları gel televizyonda tartışalım.

Tabii, biz televizyonda tartışmadan önce keşke sen Rahmetli Erbakan hocanın hala kayıtlarda duran iddialarına cevap verseydin.

Bana “değersiz” demişsin. Tabii, senin için değersiz olacağım. Ben Suriyeli değilim. Senin Türk Milletine değer vermediğini biliyoruz. 300 bin Bulgaristan’dan sürgün edilen Türk’ün gelmesine karşı çıktın. 7.7 milyon Suriyeliye 100 milyar dolar harcadın.

İstihbaratçı değilim ama bak ben iyi bir bilim insanıyım. Bütün hayatın boyunca başından sonuna tek bir kitap okumadığını tahmin ediyorum. Benim kitaplarımı üst üste koysak senin boyunu aşar.

Birde benim görev emrini yerine getirdiğimi söylemişsin. Sayın Erdoğan, bak bu doğru. Benim bir görev emrim var. Ve görevi bana sen yaşamdaki en büyük politik düşmanın olan, ismini yüzlerce tesisten sildiğin, Milletin hafızası ve kalbinden çıkarmak istediğin Gazi Mustafa Kemal Atatürk verdi. Atatürk’ün askeri, istihbaratçısı, bilim insanı, köylüsü, işçisi olmak bir Türk için en büyük şereftir. Türk milli ve üniter devletinin savunmak için mücadele benim ve bütün Zafer Partililerin görevidir.

Son olarak, 2023 final değil başlangıçtır. Yanlış. Senin için final. Türk Milleti için Atatürk Cumhuriyetinin 2. Yüzyılının başlangıcıdır. Sen de gideceksin. Suriyeliler ve diğerleri de.”