Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'dan ilginç açıklama

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'dan ilginç açıklama
Güncelleme:

Yeniden Refat Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, katıldığı bir televizyon programında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Habertürk TV'de Kübra Par'ın sorularını yanıtladı. Babası Necmettin Erbakan'ın lideri olduğu Refah Partisi'nin kapatılış günü 16 Ocak'a dikkat çeken Fatih Erbakan, 'Burada çok büyük bir tesadüf oldu. 16 Ocak'ta Yeniden Refah Partisi'nin seçimlere gireceği Resmi Gazete'de ilan edildi' diye konuştu. Erbakan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Habertürk TV'de Kübra Par'ın sorularını yanıtlayan Erbakan, konuşmasına vefat eden Rahşan Ecevit'e rahmet dileyerek şu ifadeleri kullandı:

Rahmetli Bülent Ecevit bey annem vefat ettiğinde yarım saat içinde hastaneye gelen ilk kimse olmuştu ki o dönemde rahatsızlıkları vardı, yürüme zorlukları çekiyordu. Allah rahmet eylesin.

Fatih Erbakan AK Parti'yi eleştirerek şöyle konuştu:

Şu anda iktidarda bulunan AK Parti, paylaşımda ve yönetimde adalet konusunda malesef sınıfta kalmış durumda. Verginin yüzde 70'i dar gelirli kesimden toplanıyor. Zenginden daha az, fakirden daha fazla alan bir sistem. AK Parti döneminde zengin daha zengin, fakir daha zengin olmuş. Emekliye 1 senede yüzde + yüzde 4 zam yapacaksınız, elektriğe yüzde 60 zam yapacaksınız. Faize 550 milyar dolar TÜBİTAK'a 13 milyar dolar. Tank palet fabrikasına 50 milyon dolar bulamadık denildi, simit firmasına Ziraat Bankası ödeme yaptı. Emeklilikte yaşa takılanlara, Sakarya tank palet fabrikasına, memura emekliye para yok ama protokol masraflarına, para var. Biz milli görüşçü bir partiyiz. 1000 senelik tarih, inanç, kültür, temel değerlerimizden kökünü alan bir partiyiz. Bu milletin rahmetli Erbakan hocamızın tabiriyle ruh kökü milli görüşçüdür.

Erbakan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

"SAADET PARTİSİ'NDE SİYASET YAPMAMIZA İZİN VERMEDİLER"

Bizim o partide (Saadet Partisi) çalışma yapmamız, insanlara faydalı olmamız engellendi. Bu planlı ve maksatlı olarak engellendi. Bunun çok örnekleri var, ayrıntısına girmeyeceğim. Fatih Erbakan, Erbakan ailesi, hocamıza yakın olan çevresi 'Siz köşede oturacaksınız, konuşma yapmayacaksınız, programa konuşmayacaksınız' dendi. Kütahya Tavşanlı'da programa gitmişiz. Tavşanlı, koskoca 5,5 milyonluk Ankara'dan daha çok oy alınmış. Seçimden sonra ilçe yönetimi görevden alınıyor. Gerekçe ne Fatih Erbakan'ı çağırıp konferans yaptırmaları. Bizim temel politikalara aykırı eylemimiz olsa engelleme olabilir. Ama seçimlerde çalışıyoruz, il il geziyoruz. Böyle bir durumda biz bunu yapmayalım oturalım diyemeyiz, bizim inancımız gereği insanlara faydalı olmak, paylaşımda, yönetimde adaleti temsil etmek. Elinde yetkin olması için siyaset yapman lazım.

"16 OCAK TARİHİ GERÇEKTEN ÇOK BÜYÜK TESADÜF"

Biz elektrik, elektronik mühendisliği bölümünü okuduk, arkasından doktora yaptık. Doktora çalışmasından sonra Saadet Partisi'nde, Fazilet Partisi'nde çok uzun yıllar siyasetin içerisinde bulunduk. Üniversite tahsilimiz süresi içerinde Milli Gençlik Vakfı'nın üniversite temsilciliği görevini yaptık. Üniversitelerimizde vakfımızı örgütledik. 400'e yakın konferansa gittik. Erbakan Vakfı çatısı altında Türkiye'yi karış karış dolaştık. Bir seneden kısa sürede 70 ilde teşkilatlanıyoruz. Resmi Gazete'de yayınlandı Yeniden Refah Partimiz bundan sonra yapılan seçimlere girecek 15 partiden biri olduğu ilan edildi. Baba koltuğundan kalkıp 'gel oğlum otur' derse babadan oğula geçmiş olur. Biz sıfırdan, eksiden başlayarak parti kurduk, miras devralmadım. Refah Partisi'nin kapatıldığı 16 Ocak'ta, Yeniden Refah Partisi'nin seçimlere gireceği Resmi Gazete'de ilan edildi. Bu çok ilginç bir tesadüf oldu.
"SAYIN CUMHURBAŞKANININ O SÖZÜNÜ YADIRGADIM"

Özellikle sayın Cumhurbaşkanımızın bir sözünü çok yadırgadım, 'Bu ülkede parti kuracaklar bedelini ödeyecekler' sözü. 'Sandık namustur' diyen, kendisi de sandık iradesiyle iktidara gelmiş kimsenin bunu söylemesini çok yadırgadım. Bir insan terör örgütü kuracağım derse dersiniz, siz nasıl parti kurduysanız, biz de onlar da kuracak. Sistem bir araçtır, nasıl, kimin kullanacağına, hangi hedeflere matuf olarak kullanacağınıza bağlı. Tekrar parlamenter sisteme dönersek bütün bu sıkıntılarda kurtuluruz diye bir şey yok. Bıçak örneği veriyorum hep. Katilin eline geçerse usta bir yemek şefinin eline geçerse başka olur.