İstanbul'un en genç adayı CHP'den; Gökhan Yüksel

Yerel seçimlerde İstanbul'da en genç belediye başkanı adayı CHP'den çıktı. CHP'nin Kartal Belediye Başkan adayı Gökhan Yüksel projelerini açıkladı.

İstanbul'un en genç adayı CHP'den; Gökhan Yüksel
A+ A-

Öncelikle İstanbul’un en genç Belediye Başkan Adayını okurlarımızın tanımasını isteriz. Gökhan Yüksel kimdir, bize anlatır mısınız?

Elbette. 1987 yılında Kartal’da doğdum. Çocukluğumdan beri Kartal Atalar mahallesinde ikamet etmekteyim. İlk ve ortaokulu burada okudum. Liseyi ise Maltepe’de okudum. Celal Bayar Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdim. Yüksek Lisans eğitimimi ise Marmara Üniversitesi Sermaye Piyasası ve Borsa alanında yaptım. Yüksek lisansı bitirdikten sonra finans piyasalarında çalışma şansı yakaladım. Destek Menkul Değerler firmasında iki yıl yatırım uzmanı olarak çalıştım ve burada hem Türkiye, hem de Dünya ekonomi piyasasının işleyişini görme şansını yakaladım. Siyasi yaşamıma Cumhuriyet Halk Partisi Kartal Gençlik Kollarında başladım. Okul ve bilişim sorumluluğu görevleri aldım.  2011-2014 yılları arasında Gençlik Kolu Başkan Yardımcılığı yaptım. 2014 yılında gerçekleşen yerel seçimlerde önseçime girerek Kartal Belediye Meclis Üyesi oldum.

Parti örgütüyle iç içe olmanın mükafatıydı o zaman ön seçim başarısı?

Öyle de diyebiliriz tabi. Her zaman parti örgütümle iç içe oldum. Doğup büyüdüğüm kentte sözüm olsun ve benimde katkım olsun diyerek yola çıktığım bu süreçte 5 yıl belediye meclis üyeliği yaptım. Bu süre zarfında Sosyal Yardım Komisyon Üyeliği ve Başkanlığı, Encümen Üyeliği, Encümen Başkanlığı, Belediye Başkan Yardımcılığı gibi görevlerde bulundum. İki yıl İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis üyeliği görevinde bulundum.

Belediye Başkanlığına aday olmaya nasıl karar verdiniz?

Kartal’da geçen çocukluk yıllarımda güzel bir mahalle hayatım oldu. Arkadaşlıklar, mahalle dostlukları, komşuluk ilişkileri güzel bir mahalle kültürüyle büyüdüm. Birbirimize nerelisin diye sormazdık mesela. Dostça, kardeşçe, arkadaşça ağzımızın tadıyla bir kültürle büyüdük. Örneğin biz sokakta oyun oynarken annelerimiz bize bir parça ekmek getirdiğinde tüm çocuklara birden getirirdi. Dolayısıyla bu kültürü, bu mutluluğu, bu komşuluğu, bu dostluğu bütün Kartala yayma çabam vardı hep. Belediye’de 2016’nın sonuna doğru Başkan Yardımcısı oldum. Görev yaptığım iki yıl içerisinde hep bu kültürden baktım hayata. Ve güzel işlere imza atmak için gereken gayreti gösterdim. Yaptığımız hizmetlerin toplumda yarattığı mutluluk beni heyecanlandırıyordu. Sayın Belediye Başkanımız Altınok Öz önderliğinde oldukça iyi işlere imza attık. Hatırlarsanız Sayın Altınok Öz tekrardan aday olmayacağını açıklamıştı. Ben de bunun üzerine aday olmaya karar verdim. Hayalini kurduğum; birbirine seven, sayan, kimsenin diğerini kendinden ayırmadığı bir Kartal için mücadele etmek için yola çıktım. Ekonomi mezunuyum. Finans yüksek lisansı yaptım. Dolayısıyla hem bu bütçeyi doğru kullanabilecek, nereden tasarruf yapmasını bilen ve hangi yatırımın daha öncelikli olduğunu kavrayabilecek hem bilgiye, hem birikime hem tecrübeye sahibim. Bir Kartallı gibi düşünüyorum. Çünkü burada doğdum, burada büyüdüm çocukluğum gençliğim burada geçti. En az bütün Kartallılar gibi buranın gelişimini arzuluyorum ve en az onlar kadar heyecan taşıyorum.  Bir anlamda da belediyeciliğin, yerel yönetimin kalbinden geliyorum. Bu tecrübem ile Kartal belediyesinin yaptığı iyi işlerin devamını getirerek ortaya koyacağıma inandım ve aday oldum.

Gökhan Yüksel’i karakter olarak tanımlamanızı istesem nasıl tanımlarsınız?

Gökhan Yüksel, yaşamı boyunca sabırlı olmaya gayret gösteren, samimi olmaya gayret gösteren, güler yüzlü, içten, sakin ama kararlı bir yapıya sahiptir. Bu anlamda yola çıktığım bu süreç içerisinde kademeleri bir bir aşan, arzuladığı noktaya kendinden emin adımlarla ilerleyen bir Kartallı olarak; Kartal’da yaşayan siyasi görüşü, yaşam biçimi ne olursa olsun tüm Kartal’ın belediye başkanı olmayı hedefleyen ve bunu başaracağına inanan birisiyim.

Sizce bu ölçekte kentlerde belediye başkanlığı yapan, proje üreten, kamunun yüzlerce trilyon parasını yöneten bir belediye başkanı en temelde hangi özellikleri taşımalı?

Bence dürüstlük, şeffaflık ve ahlaklı olmak. Bunlar ön planda olmalıdır. Bu özelliklerin dışında soğukkanlı, sakin ve güler yüzlü olmak zorunda. Halkın arasında olma gayreti içinde olmalıdır. Bu anlamda görünür olmak durumunda olmalıdır bir belediye başkanı. Çünkü üstlenilen kamusal sorumluluk çok büyük. İlçede yaşam süren her canlının hakkı ve hukukunun sorumluluğu var belediye başkanının omzunda. Adil olmalısınız, çalışkan olmalısınız, fedakar olmalısınız. Tüm hizmetleri sunarken, yatırımları planlarken ve projeleri hayat geçirirken harcadığınız her kuruşta doğmamış çocuklarımızın dahi hakkının olduğunu bilmek gerekir. Devamında da yetenekli, kabiliyetli ve ekonomik düşünebilmek bir belediye başkanı için olmazsa olmaz diyebilirim.

Çok ağır bir yük değil mi bu?

Tabi ki ağır bir yük. Ben ateşten gömlek giydiğimin farkındayım. Bilerek, isteyerek gülümseyerek giydim bu gömleği. Bu süreci ben 5 yıldır yaşıyorum zaten. Meclis üyesi olduğum andan itibaren bu sorumlulukla hareket ettim. Komisyonlarda, encümende bu sorumluk ile hareket ettim. Başkan yardımcısı oldum yine aynı sorumluluğu taşıdım. Hem kaymakamlıkta, hem emniyet müdürlüğünde, hem ilçe milli eğitim müdürlüğünde hem diğer devlet protokollerinde belediye başkanımızı temsil ettim. Mahallelerde yapılan projelerde bir belediye başkanı gibi düşünmeye gayret gösterdim. Yük ağır ama ben ne yapacağımı biliyorum. Hazırlıklıyım. Göreve geldiğim anda, şu an devam eden yada eksik kalan işlerle alakalı hızlı çözümler üreteceğim. Başkan olarak Kartal hakkında bir aidiyet duygusuna ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Ben Kartal’ın 2200 sokağını, caddesini ve 38,5 kilometrekare yüzölçümünü adım adım dolaşmış birisiyim. Her sokağında ayak izim var. Bu ağır yükü sorunsuz taşımak için en çok Kartal’ı sevmek gerektiğine inanıyorum. Bu sevgi bende var. Büyüdüğüm kente hizmet etmek istiyorum.

Belediye Başkanı olduğunuzda her zaman yaptığınız işleri günlük yaşamınızda yapmaya devam edecek misiniz?

Aslında başkanlık provasını gerek meclis üyeliğim gerekse belediye başkan yardımcılığı dönemimde yaşadım. Görev sürecim içerisinde yaşadığım, içinden geldiğim mahalle kültürümden hiç kopmadım. Kopmam da mümkün değil zaten. Çünkü ben bu kültürü yaşamaktan dolayı çok mutluyum. Kartal’ın bir evladı olmaktan, Kartallı esnaflardan alışveriş yapmaktan, Kartallı komşularımla vakit geçirmekten büyük keyif alıyorum. Başkan olduğumda da yine ilçemdeki kuaföre gideceğim. Mahallemde fırından ekmeğimi alacağım. Pazardan alışveriş yapacağım. İlçemdeki kafede, pastanede, lokantada olacağım. Değişen tek şey şu olacak. Önceden sadece kendi mahallem Atalarda bunları yapıyordum. Şimdi tüm bunları ilçemizin her bir mahallesinde yapmaya gayret göstereceğim. Bunları yaparken aynı zamanda komşularımızın derdini, sıkıntısını, beklentisini de ilk ağızdan dinleme, anlama fırsatı yakalayacağım. Tüm bunları yaparken Başkan yardımcısıyken böyleyken yarın başkan olduğumda mahallemdeki fırınıma kuaförüme pastaneme gitmeye devam edeceğim. Dolayısıyla benim bunu unutmam bu kültürden uzaklaşmam mümkün değil. Elbette ki biraz daha görünür olmak, tanınır olmak bunu zorlaştırabilir. Ama önemli olan bunu başarabilmek. Önemli olan burada kalıcı olabilmek. Önemli olan Kartal’a karşı duyduğumuz aidiyet duygusunu güçlendirebilmek, gönüllere girmeye, gönüller yapmaya devam edebilmek. Bu güzellikleri Kartal’da yaşatma, yayma çabam var.

Seçildiğinizde Cumhuriyet Halk Partisi'nin en genç belediye başkanı olacaksınız. Yanlış bilmiyorsam yaklaşık 500 bin nüfuslu bir kentin, yıllık bütçesi 600 milyon liranın üzerinde olan bir ekonomik yönetimin başına geçeceksiniz. Bütün gözler sizin üzerinizde olacak. Genel Başkanınızın gözü sizin üzerinizde olacak. Rakiplerinizin gözü sizin üzerinizde olacak. Medyanın dikkatini bu anlamda çekeceksiniz. Bu durum sizi ürkütüyor mu?

Bunu çok düşündüm, ama hiç ürkütmüyor. Ben bu sorumluluğu bilerek, isteyerek ve gülümseyerek üstlendim. Ben ekonomistim. Bütçeyi doğru yönetmek, kamu kaynaklarını gerektiği şekilde kullanmak konusunda hiçbir sıkıntımız olmaz. Buna hazırım. Bunun provalarını çok yaptım. Elbette ki daha çok göz önünde olacağız. Ama bu beni korkutmuyor, aslına bakarsanız mutlu ediyor. Çünkü ben görev sürecimde projelerimizi hayata geçirdiğimizde komşularımızın yüzündeki mutluluğu gördüğümde bundan büyük keyif aldım. Masal müzesi projesini hayata geçirdiğimizde, o çocukların mutluluğunu gördüğümde, Bayram Demirkol Parkını sıfırdan, yani harabeyken 15 dönümlük yeşil cennete dönüştürdüğümüzde ailelerin çocukların mutluluğunu görmek beni müthiş keyiflendirdi. Başkanlık benim için bir iş değil, bir mutluluk kaynağı. Bunu gördüğüm için zaten bir büyük hedefi önüme koydum, bu ateşten gömleği giydim. Ve tekrar ediyorum, bilerek, isteyerek ve keyifle. Buna hazırım, bu anlamda en ufak bir ürkütücü durum yok. Aksine, mutlu eden, pozitif enerji veren keyifli bir durum söz konusu.

Projelerinizi incelediğimizde özellikle çevresel dokuya önem veren, modern kentleşmeyi hedefleyen, kentin gerekliliklerini, ihtiyaçlarını ortaya koyan bir planlama dikkatimizi çekiyor. Bu çerçevede projelerinizi tek tek ele alırsa, gelecekte Kartal’ı ne bekliyor?

Şöyle ifade edeyim. Kartal Belediye Başkanımız sayın Altınok Öz görevde olduğu 10 yıllık süre içerisinde bir anlayışı hakim kıldı. Bu anlayış yeşil dokuyu önemsemek, güçlendirmek, geliştirmek üzerine bir anlayıştı. Ben de bu bu sürecin son beş yılında meclis üyesi ve son iki yılında da başkan yardımcısı olarak içindeydim. Bizlerde onun yanında görev yapmış olan arkadaşları olarak bu anlayışı özümsedik ve devam ettireceğiz. Şuan da Kartal’da irili ufaklı 160’a yakın parkımız var. Yeni dönemde bir taraftan parklarımızın sayısını artırırken, diğer taraftan mevcut parklarımızda ihtiyaç duyulan düzenlemeleri yapacağız. Parklarımızın aydınlatmalarını artırarak, daha aydınlık, daha ışıl ışıl bir ortamı komşularımıza armağan edeceğiz. Bu dönem İstanbul’un en yüksek noktası olan Kartal Cezaevi’nin hemen üst tarafında Aydos Ormanı’nın tepesinde 1 milyon metrekarelik alanın kullanım hakkını aldık. Orada Kartallı komşularımızı piknik yapacakları, muhteşem Kartal manzarası ile dolu dolu gün geçirecekleri, seyir terasları, amfi tiyatrosu, yürüyüş yolları, kır lokantası, oyun alanları, spor alanları, yürüyüş parkurları gibi aktivite alanlarının olacağı çok kapsamlı bir projeyi de hazırlattık. Ormanın doğal dokusunu bozmadan, sosyal belediyecilik anlayışını yansıtan bir biçimde burayı Kartallı komşularımızın hizmetine sunacağız. Orman parkımız hizmete girdiğinde komşularımıza nefes alacakları önemli bir alan oluşturmuş olacağız.

İlk kazmayı ne zaman vurmayı düşünüyorsunuz oraya?

İlk düzenlemeleri başkan yardımcılığım döneminde başladık. Zemin düzenlemesini yaptık. Göreve geldiğimiz anda hemen adım atabileceğimiz bir iş. Çünkü oranın alt yapısı hazır. Personelimiz, müdürlüğümüz, diğer ekiplerimiz bunu projelendireceğimizi bildiği için planımız programımız hazır. Nisan ayında, havaların daha da güzelleşmesi ile çalışmalara hemen başlayacağız. Aydos bu alandaki çalışmalarımızın en büyüğü. Aydos’un dışında Gölet Vadi Park projemiz var. Büyükşehir Belediye Başkan adayımız sayın İmamoğlu ile birlikte hareket edeceğimiz 40 dönümlük bir nefes alanı daha oluşturacağız. Doğal Gölet alanından tam bir şehir parkı yapacağız. Tesisleriyle gözde bir dinlenme alanı olacak. Yine Bayram Demirkol Parkımızın ikinci etabını da hemen düzenlemeye başlayacağız. Toplam 30 dönümlük harabe bir alandı orası. 15 dönümünü benim yardımcılığım döneminde düzenlemiştik. Başkan olarak ta kalan kısmını bitirmek bana nasip olacak. Kapsamıyla da bölgenin önemli bir merkezi olacak parkımızda kapalı Pazar alanı, otopark, teknolojik kütüphane, çocuk oyun alanları ve  açık spor alanları olacak. Ayrıca ilçemize Masal Parkı, Afet toplum Bilinçlendirme Parkı gibi altı ayrı tematik park kazandıracağız. Öğretici, eğitici özellik taşıyacak parklarımız ile çocuklarımızı eğlenerek öğrenecekleri parklara kavuşturacağız. Bunların dışında ilçemize yaklaşık 10 dönümlük bir alana Hobi Bahçeleri kuracağız.

Geçtiğimiz ay Kartal'da acı bir olay yaşandı. Bir bina çöktü ve 20'den fazla insanımız da orada maalesef hayatını kaybetti, yaralananlar oldu. Ama en önemlisi, insanların yüreğine yine korku oturdu. Kartal yapısal anlamda belli ki yorgun bir kent. Kartal'ın yenilenmesi, bu yorgunluğunun giderilmesi, insanların daha güvenli yaşam alanları içerisinde hayatını devam ettirmesiyle ilgili geleceğe yönelik projelerinizde neler var?

Şöyle ifade edeyim. 2009 yılında belediye başkanımız sayın Altınok Öz göreve geldiğinden beri bu konuda çok ciddi çalışmalar yaptık. Kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm konuları üzerinde yüzlerce toplantı yaptı. Şu anda mevcut kentsel dönüşüm müdürlüğümüzde görev yapan teknik kadro, çok iddialı konuşuyorum İstanbul'daki en nitelikli kadro. Dolayısıyla yapılan dönüşüm ve site toplantılarında toplulaşma, ada bazında dönüşüm ve oturan komşuların birliği ve birlikteliğine vurgu yapıldı. Dolayısıyla birliği ve beraberliği olan komşular, teknik bilgilendirmeyi aldıktan sonra çok hızlı bir şekilde dönüşüm sürecine girdiler. Yaklaşık 50 bin komşumuz bu süreçte binalarını yenileyerek daha güvenli, sosyal donatı alanları olan, otoparkı olan daha nitelikli binalarda yaşamaya başladılar. Bu dönüşüm, yapılan bilgilendirme toplantıları, teknik kadroların yapmış olduğu çalışmalar sonucunda elde ettiğimiz sonuç. Bu konuda bu kadar önde ve ileri olmamıza rağmen felaket de bizim ilçemizde yaşandı. Demek ki daha fazla koşturmamız gerekiyor. Çünkü sadece Kartal değil, İstanbul'un tamamında kaçak yapıların sayısı çok yüksek. Bu kaçak yapıların sorunlarının çözülmesi maalesef imar affıyla mümkün değil. Bu ancak ve ancak dönüşümün önünü tıkayan, günü kurtaran ve insanları kaderine terk eden anlayıştan vazgeçerek olur. Toplulaşma ve ada bazında dönüşümle alakalı yaptığımız teknik bilgilendirmelerin her yerde yapılması gerekiyor. Fakat şu anda dönüşümü engelleyen diğer bir temel neden de ekonomik kriz. Yatırımcılar bu konuda çok temkinli. Bir çok noktada sıkıntı yaşanıyor. Bu anlamda, hükümetin ilgili tüm kurumları, özellikle de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hem bürokrasiyi azaltma noktasında, hem de dönüşümü hızlandırma noktasında yerel yönetimlere hem destek olmalı, hem güçlendirmeli, hem de doğru kanunlar yaratmalı. Tekrar söylüyorum, imar affı dönüşümün önünü tıklayan bir yasadır.

Kartal’ın yeniden merkez olabilmesi için masada sizi bekleyen üç plan çalışması var. Bunlar, halk arasında merkez planları olarak bilinen, Doğu Merkez Planları, Batı Merkez Etap 1 - Etap 2 ve Kentsel Sit Koruma Amaçlı Uygulama Planı olan bölgenin planları. Bu üç konunun çözüm sürecinde tek başınıza da değilsiniz. Bakanlıkla, Büyükşehir Belediyesiyle, ilgili kurumlarla ciddi bir koordinasyon süreci gerekecek sizin açınızdan. Buna hazır mısınız, bu konuda bir yol haritanız var mı?

Elbette konuştuğumuz konular yeni konular değil. Kartal'la ilgili, yerel yönetimlere hakim bir yönetici olarak bu konulara vakıfım. Elbette ki merkez planlarını kapsayan Doğu Merkez ve Batı Merkez diye tabir ettiğimiz projelerimiz hayata geçtiğinde özelde etki alanında kalan mahallelerimizin, genelde tüm Kartalımızın değerini artıracak bir plan.  Yaşanacak dönüşüm ile ortaya İstanbul’a merkez olacak yeni bir kentsel görünüm, sosyal donatı alanları, kültürel tesis alanları,  geniş caddeleri ile bambaşka bir Kartal çıkacak. Doğu Merkez ile Batı Merkez arasındaki alanda hafif raylı sistem ve yürüyüş yollarıyla tüm Kartal birbirine entegre hale gelecek. Planlar belediye meclisimizde son aşamasına getirildi. Çevre ve şehircilik Bakanlığı’nın istediği tüm düzenlemeler yapıldı. Bakanlığın onayı neticesinde çalışmalar hızla başlayacak.

Burada size iki sorum olacak. Birincisi bu dönüşümün kaynak olarak alt yapısı var mı? İkincisi ise bu dönüşüm bir yoğunluk artırımına sebep olacak mı?

Öncelikle planlar onandığında bölge yatırımcılar açısından ciddi bir cazibe merkezi olacak. Dolayısıyla proje kendi finansal altyapısını kendi içerisinde barındırıyor. Doğu Merkez Plan alanında kalan bölgede büyük oranda fabrikalar bölgesi. Gerek bölgedeki arazi sahiplerimiz, gerekse daire sahiplerimiz yıllardır üzerinde çalıştığımız bu projenin hazırlanma sürecini yakından takip ediyorlar. Dolayısıyla bu dönüşüme herkes bir şekilde kendini hazırlamış durumda. İkinci sorunuza gelince evet belli oranda bir yoğunluk yaratacak. Fakat buna uygun alt yapı ve üst yapı ihtiyaçları da proje içinde çözümlenecek. Mevcut sosyal donatı alanlarının daha fazlasını, daha fazla yeşil alanları, spor merkezleri, eğitim ve sağlık tesis alanları gibi alanları üretmiş olacağız.

Önümüzdeki 5 sene Kartal’ı Kültür Sanat açısından ne bekliyor?

Kartal’da başlattığımız kültür sanat hamlelerimiz artarak sürecek. Kartal’ı kültür ve sanatın merkezi haline getireceğiz. Öncelikle bu dönem yapımına başladığımız Cevizli ve Uğur Mumcu Meydan Kültür Merkezlerimizi hızla bitireceğiz. Buna ek olarak Atalar Kültür Merkezini ilçemize kazandıracağız. Ayrıca ilçemizin ışığı Hasan Ali Yücel Kültür Merkezimizi de yıkarak yenileyeceğiz. Yine Gümüşpınar ve Yukarı Mahallemizde iki ayrı Gençlik ve Sanat Merkezini ilçemize kazandıracağız. Mahalle Yaşam Merkezlerimizin içine de cep sinema ve kültürel aktivite alanları yaparak kültür sanat hizmetlerini tüm mahallelerimize yayacağız. Kurduğumuz bir Sanat Akademisi var. Burada gençlerimizi çocuklarımızı sanatla buluşturuyoruz. Akademik kadromuzla kültür sanatın bir çok alanında eğitimler veriyoruz. Adeta bir konservatuar altyapısı gibi çalışıyoruz. Burada eğitim alan gençlerimiz, çocuklarımız kültür merkezlerimiz içerisinde sanatlarını icra edecekler. Gelecekte burayı konservatuara çevirmek gibi bir düşüncemiz var. Gün geçtikçe bunun boyutunu büyütmek ve ilerletmek istiyoruz. Şuan Kartal Belediyemizin bir tiyatro topluluğu var. Biz bunun kapsamını genişletmek, ilçemize daha fazla artı değer kazandırmak için Kartal Şehir Tiyatrosu’nu kuracağız. Kartal’da yetişen çok sayıda tiyatrocu dostumuz var. Bunlardan faydalanıp, projeyi büyütüp Şehir Tiyatrosu’nu Kartal’a kazandıracağız. Drama okulumuz var. Burada eğitim gören çocuklarımız da zamanı geldiğinde Şehir Tiyatromuzda ustalarla beraber sahnede yerlerini alabilecekler. Yapımına başladıklarımız da dahil olmak üzere, projelendirdiğimiz tüm kültür merkezlerimizin içinde teknolojik kütüphaneler, kadın emeği değerlendirme atölyeleri, kadın girişimciler için eğitim alanları, kısacası Kartallı komşularımızın kişisel gelişimlerini arttıracak bütün faaliyetleri bu kültür merkezlerimize taşımak istiyoruz. Burada tiyatrolar, sinemalar, müzikaller, festivaller yapacağımız alanlar oluşturacağız.

Tekel fabrikasının orada kazı alanınız var. Geçmiş tarihe yönelik ciddi bir tarihi alan kazılmış durumda. Kartalın köklü bir geçmişinin olduğunu buradan görüyoruz. Dolayısıyla müze şehrine, tarihe kültüre bu kadar önem veriyor olmasının temelinde bu mu var, yoksa bu sadece sizin bakışınız mı?

Bu konuyu birkaç başlıkta değerlendirmek isterim. Elbette ki ben bir bayrak devralıyorum. Belediye Başkanımız Altınok Öz ile beraber 5 yıl içerisinde yerel yönetim tecrübesi kazanırken elbette ki belediye başkanımızın ortaya koyduğu vizyonu gördüm. Kentler tarihleriyle yaşarlar felsefesini hepimiz özümsedik. Dolayısı ile burada Tekel’in Kartal için önemi çok büyük. Yaşamını burada geçirmiş, çoluğunu çocuğunu geçindirmiş, oradan emekli olmuş onlarca, yüzlerce aile var. Dolayısı ile Tekel isminin Kartal’da yaşaması gerekiyor. Bu çerçevede Dragos’ta arkeolojik kazı alanının restorasyonunu yapıp, orada arkeoloji park ve müzeyi hayata geçirmek bizim görevimiz. Bunun dışında Kartalımızın simgelerinden Diktaş İplik Fabrikamız vardı bizim. Kartala E5’den geldiğinizde, o fabrikayı gördüğünüzde evet Kartala geldik derdiniz. Şimdi o fabrikamız yok. Orada belediyemize ait 3 dönümlük bir alan var. Bize düşen görev de orayı güzelleştirip, yeşil hale getirerek çok güzel bir park hayata geçirmek. Arazi içerisinde bir hangar var. O hangarı da müzeye dönüştüreceğiz. Ören Bayan olarak ta bilinen Diktaş Tekstil fabrikasına ait iplik makinalarını, tekstil makinalarını, fotoğraflarını sergileyip oranın eski fotoğraflarını koyup orayı bir müze haline getirmek dönüştüreceğiz. Dede torunuyla o parka gittiğinde, anne çocuğuyla o parka gittiğinde hatıraları canlansın ve kent kendi kimliğinden uzaklaşmasın. Dolayısıyla biz o zaman dost olduğumuzu, komşu olduğumuzu bir kez daha hatırlayacağız.

Projeleriniz içinde kültür ve sanat alanında çokça proje var. Kartal’ın kültürel anlamında geçmişi ile bugününü nasıl değerlendiriyorsunuz?   

Şimdi benim 16-17 yaşlarında olduğum yılları bir özetlemek isterim. O dönemlerde ilçemizde bu anlamda imkanlar neredeyse yok gibiydi. Kartal’da da tiyatro toplulukları vardı ama onların sesini çok duyamıyorduk. Bu ihtiyaçları Kartal dışında sağlamaya çalışıyorduk. O dönemler okulumuzun düzenlediği etkinliklerin çoğuna katılırdım. Maltepe Yayla Sanat Merkezi’nde tiyatro izlerdik. Sinema için çoğunlukla Kadıköy’e giderdik. O yüzden kendi doğup büyüdüğüm ilçemde yerel yönetici olarak kültür sanat faaliyetlerini çok önemsiyorum. Bu anlamda Kartal’ın kültür sanatın kalbi olması için mücadele edeceğim. Altınok Öz Başkanla birlikte atılan adımları daha iyi yerlere getirmeye çalışacağım.

Büyük kentlerde özellikle çalışan annelerin yaşadığı en önemli sorun kreş konusu. Sizin bu konuda projeniz var mı?

Kreş konusu bizim sosyal belediyecilik anlayışımızın merkezinde olan bir konu. Kartal Belediyesi’ni CHP kazandığında 1 belediye kreşimiz vardı. Şu anda 15 belediye kreşimiz mevcut. Türkiye’nin en fazla kreşi olan belediyesiyiz. Yeni dönemde bizde ilçemize 10 yeni kreş kazandıracağız. Böylece kreş bulunmayan mahallemiz kalmayacağı gibi nüfus yoğunluğuna göre bazı mahallelerimizde 2’şer kreşimiz olacak. Kreşlerimizde yabancı dil eğitiminden jimnastik eğitimine çocuklarımızın her anlamda doğru bir altyapıyla eğitim almalarını sağlıyoruz. Özgür bir geleceğe yürüyen, milli ve manevi değerlerine bağlı,  Atatürk İlke ve İnkılaplarını özümsemiş çocuklar yetiştirmek için gayret ediyoruz.

Eğitim alanında başka projeleriniz var mı?

Tabi ki var. Eğitim en önem verdiğimiz alanların başında geliyor. Çünkü geleceğimiz iyi eğitim almış, iyi yetişmiş nesillere bağlı. Bu nedenle tüm yönetim sürecimizi eğitimin her safhasında komşularımızın ihtiyaçlarına cevap vermek üzerine kurguluyoruz. Ortaokul öğrencilerimizi liseye, liseye giden öğrencilerimizi üniversiteye hazırlayacak, eğitimin altyapısını ezberden kurtarıp öğrenmeye yöneltecek Kartal Akademi projemiz ile bu alanda çığır açacağız. Kartal Akademi her mahallemizde hizmet verecek bir şekilde yapılanacak. Böylece çocuklarımız kendi mahallesinde kendi arkadaşlarıyla aynı ortamda bu desteği alacak. Üniversite öğrencilerimize burs vermeye devam edeceğiz. Lise çağındaki öğrencilerimize eğitim yardımı kırtasiye yardımı vermeye devam edeceğiz. İlçemize bir kız yurdu kazandırıyoruz. İnşaatımız hızla devam ediyor. Kapsam itibariyle yurdumuzda yüzme havuzundan, spor salonuna, cep sinemasından etüt sınıflarına, sosyal ve kültürel aktivite odalarından kütüphanesine, çamaşırhanesinden revirine her türlü imkan olacak. 320 yataklı yurdumuz ile özellikle dar gelirli ailelere mensup genç kızlarımıza konforlu ve güvenli bir ortam sunacağız. Tabi eğitimi tek başına öğrenci üzerinden görmüyoruz. Eğitimin merkezinde duran öğretmenlerimiz için de geliştirdiğimiz projelerimiz olacak. Öncelikle ilçemize bir öğretmenevi kazandıracağız. Öğretmenevimizde kapsam itibariyle her türlü imkana sahip olacak. Öğretmenlerimiz bu imkanlarda özel indirimle faydalanacaklar. Ayrıca belediyemize ait sosyal tesislerimizde, Adalar ve Kapadokya’da ki otellerimizde de öğretmenlerimiz ve aileleri özel indirimle tatil yapabilme imkanı bulabilecekler. İlçemizdeki tüm eğitim kurumlarımızın bizlere ihtiyaç duyacakları bir alan olursa buna da hızla çözüm üreteceğiz. Projelerimiz arasına almadığımız ama hayallerim arasında olan önemli bir eğitim yatırımı daha var. İBB Başkan Adayımız sayın İmamoğlu seçildiğinde bunu Kartal için kendilerinden rica edeceğim. O da ilçemize Güzel Sanatlar ve Spor olmak üzere iki tematik lise kazandırmak istiyorum. Sayın İmamoğlu Başkanlığında biz arsayı sunacağız. Sayın Başkanımızdan da İBB bütçesinden oraya okullarımızı inşa etmesini rica edeceğiz.

Çocuklar ve gençler açısından baktığımızda Kartal’ı farklı bir gelecek bekliyor diyebilir miyiz?

Kesinlikle bunu söyleyebiliriz. Kartal’da yeni bir hikaye yazacağız. Her ne kadar bu hikayenin öznesi biz olsak ta kahramanı Kartallı komşularımız olacaklar. Bizler bunu geçmişte birlikte başardık, gelecekte de yine birlikte başaracağız. Kartal için, Kartallı komşularımız için hep daha fazlasını isteyeceğiz. Ülkemizde ekonomik şartlar gün geçtikçe zorlaşıyor. Zorlaşan şartlar çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğe yönelik umutlarına sekte vuruyor. Gençlerimiz artık hayal kurmuyorlar maalesef. Çünkü umutları yok. Biz umutları yeniden yeşerteceğiz. Çocuklarımızı, gençlerimizi geleceğe dair hayaller kuran, kurduğu hayaller üzerine umutla giden birer birey haline getireceğiz. Bugüne kadar yaptıklarımız geleceğe dair yapacaklarımızın ispatı aslında. CHP yönetiminde geçen 10 yıl içinde Kartal’a kazandırdığımız çok sayıda hizmet var. Kreşinden kültür merkezlerine, parklarından huzurevine, masal müzesinden çocuk ağız diş sağlığı hastanesine kadar hayatın her alanında, her yaştan komşumuzun hayatına dokunan projelere imza attık. Gençlerimiz için ortaya koyacağımız projeler sadece eğitim alanıyla sınırlı değil. Yakacık’ta eski Hangar diye tabir ettiğimiz geniş bir alanımız var. Orayı bir teknoloji üssüne çevireceğiz. Burada gençlerimiz sosyal ve kültürel bir ortamda yazılım kodlama, yapay zeka, robotik zeka gibi alanlarda eğitimler alacaklar.  Tasarım, araştırma, geliştirme desteği vereceğimiz gençlerimiz oyun oynayan değil, oyun yazarak gelir elde eden bir noktaya ulaşacaklar. Teknoloji alanında artı değer üreten bir kurum haline gelecek merkezimiz. Kartal’da doğan, Kartal’da büyüyen, burada okuyan, hayatı Kartal’da şekillenen, genç kardeşlerimizin duygularını anlayan, onlarla aynı süreçleri paylaşmış bir arkadaşları olarak geliştiriyoruz projeleri. Partimiz beni burada aday yaparak önemli bir adım attı. Ben de bu çerçevede onlara rol model olmak istiyorum. Gençlerimizin ufuklarını açmak istiyorum. Çağımızı yakalamak gerekiyor. Bu teknolojiyi, bu bilişim sektörünü yakalamamız gerekiyor. İlkokul, ortaokul, lise öğrencilerimize yazılımı, kodlamayı, bilişimi doğru aktaralım istiyorum. Onların dünyalarını büyütmek istiyorum. Yarının sektörlerini kaçırmamalarını istiyorum. Yarının iş dünyasına ayak uydursunlar istiyorum. Bu konuda onların vizyonunu geliştirirken, diğer anlamda da onlara istihdam kapılarını aralamak istiyorum. Alanında uzman kişilerle onları buluşturmak, onlara farklı meslekleri tanıtmak istiyorum. Bu anlamda Hangar Ar-Ge Merkezimiz istihdama açılan bir kapı ve gençleri bilişimle teknolojiyle buluşturan bir merkez haline gelecek. Bilişim ve teknoloji şirketleri gelip yenilikleri burada anlatacak ve Kartallı çocuklarla buluşacak. Daha da ötesi bu merkeze Kartallı çocuklar dışında diğer ilçelerden de katılım olacağına inanıyorum.

Önemli bir konu daha var. Bağımlılık konusu çağımızın en önemli sorunu. Gerek madde bağımlılığı, gerekse teknoloji bağımlılığı çocuklarımızın ve gençlerimizin bugününü ve geleceğini tehdit ediyor. Bu konuda bir çalışmanız olacak mı?

Evet. Bizim de önem verdiğimiz temel konuların başında bu geliyor. Öncelikle Bağımlılıkla Mücadele Merkezimizi hayata geçireceğiz. Merkezimiz aracılığıyla gençlerimize bilinçlenme eğitimlerinin yanı sıra, bağımlı durumuna gelmiş evlatlarımızı tekrardan kazanabilmek için mücadele edeceğiz. Ancak bu konuyla mücadele de en önemli konu gençlerimizi yaşamlarına değer katacak gelişimin içine sokmakla olacaktır. Bu nedenle hem eğitim, hem kültür sanat, hem teknolojik gelişim, hem de spor alanında yapacağımız yatırımlar ve geliştireceğimiz projelerle gençlerimizi bir hedefe yönlendireceğiz. Bu anlamda sporda tesisleşmenin önünü açacağız. Bunun için büyük bir heyecan yaşıyorum. Kartal’da gençlerin futbol oynadığı, basketbol oynadığı, voleybol oynadığı, salon sporlarını yaptığı alanları çoğaltacağız. İlçemize iki yeni kapalı spor salonu ve atı yeni açık spor salonu kazandıracağız. Tüm spor tesislerimizin yapılacağı mahalle, pafta, parsel belli. Projelerimizin tamamı bu şekilde ayağı yere basan projeler. Maliyeti hesaplaması yapılmış işler. İlçemizdeki Amatör Spor Kulüplerimize destek sunarak gençlerimizin sportif gelişimlerine hep beraber katkı sunacağız. Ayrıca Gölet’in yanında bulunan 30 dönümlük araziye de 12.500 koltuk kapasiteli Kartal Stadını yapacağız. İlçemiz açısından önemli bir proje olacak olan stadımız Avrupa standartlarında olacak. Tüm teknolojik donanıma sahip olacak. Stat projemiz Adliye binasına çok yakın bir yerde. Bu nedenle proje kapsamında stadı projelendirirken ofis katları, kafe ve restoran alanları, otopark, aktivite alanları gibi merkezler oluşturacağız. Buralar kiraya vererek gelir elde edeceğiz.    

Kartal'da kadınlarımızı ne bekliyor?

Elbette Kartal'da kadınlarımızı daha fazla özgürlük bekliyor. Kadın girişimcilerimize olanak sağlayan bir belediye anlayışı bekliyor. Kadın girişimcilerimizin oluşturduğu kooperatiflerin daha büyüyeceği, el emeğini değerlendirme atölyelerinin daha genişletileceği bir yönetim bekliyor. Kadın kooperatifinde üretilen ürünlerin satışıyla alakalı daha çok satış noktası bekliyor. Ev ekonomilerine katkı sunmak isteyen ya da iş hayatında ben de olacağım diyen kadınlarımız için destek bekliyor. Artan kreşler, gündüz bakımevleri, psikolojik danışmanlık desteği bekliyor. Kadınlarımız hayatın her alanına bizlere değer ve renk katıyorlar. Bizlerde onların yaşamına değer ve renk katacağız. Onların cesaretini artıracak, her ihtiyaç duyduklarında katkı sağlayacak bir anlayış bekliyor. Kadınlarımızı Kartal’da mutlu, umutlu, sevgi dolu bir gelecek bekliyor.

Anlattığınız projeler sadece Kartalı değil tüm İstanbulluyu kapsayan özelliklerde. Bu projelerin hayata geçmesi Kartalın ekonomisine de ciddi bir katkı sağlayacak anlamına mı geliyor?

Kesinlikle. Amacımız bu zaten. Kartalı her alanda tanıtmak, Kartala ziyaretçilerimizi getirebilmek kısacası ziyaretçi çekebilmek. Elbette ki, hem Kartallı komşularımıza hizmet etmek istiyoruz, hem de bu yaptığımız işlerle Kartal’a dışarıdan gelen misafirlerimizi, dostlarımızı buraya çekme gayretimiz var. Elbette ki kentin ekonomisine katkı sağlamak öncelikli görevimiz. Örneğin Masal Müzemize ilçemizin dışından çok fazla ziyaretçi geliyor. Hatta İstanbul’un diğer yakasından çokça misafir alıyoruz. Böyle projelerimiz devam edecek.

Bir belediyede sosyal belediyecilik anlayışı bilinenin dışında nasıl olmalı?

Sosyal belediye denince akla sadece dezavantajlı gruplara yönelik üretilen projeler geliyor. Biz olaya bu açıdan yaklaşmıyoruz. Sosyal doku bir ilçenin bütünüdür. Belediyeler doğumdan ölüme vatandaşın hizmetinde olan kurumlardır. Bu konuya da bu çerçevede bakmak gerekiyor. Dolayısıyla belediye doğru hizmet üreten, zamanı efektif kullanan, hızlı ve adil çözümler ile vatandaşın yaşamını kolaylaştıran bir perspektifte yönetilmeli. Bu anlamda komşularımızın yaşamını kolaylaştıran projeleri hayata geçireceğiz. Sosyal projeler anlamında da konuya bakışımız bu çerçevede olacak. Esnafımızdan ilçe sakinlerimize,  gençlerimizden yaşlılarımıza, sokak hayvanlarımızdan çevresel dokuya aynı vizyonla bakacağız. Elbette ki ilçemizdeki tüm dezavantajlı gruplara öncelik tanıyacağız. İhtiyaç sahibi her komşumuzun yanında olacağız. Kartal Kart projemizi daha da geliştireceğiz. Ayni ve nakdi yardımları bu kart üzerinden verilir hale getireceğiz. Böylece kimseyi incitmeyeceğiz. Bir elin verdiğini diğeri görmeyecek. Ekonomik durumu iyi olmayan ailelerimiz bu kartla anlaşmalı marketlerden  alışverişini yapabilecek. Bizim oluşturacağımız gıda mağazalarımızdan alıverişini yapabilecek. Yıl boyu ücretsiz sağlıklı sünnet çalışmalarımız devam edecek. Huzurevimiz en güzel şekilde hizmet verecek. Kız yurdumuz aynı şekilde hizmet verecek. Bunların dışında esnafımızın hizmet şartlarını iyileştirecek sosyal projeler geliştireceğiz. İlçemizde mutlu insan profilini yükseltecek aktivitelere imza atacağız. Emekliler lokalimizi hizmete sokacağız. Bu lokalden EYT’li komşularımızda emeklilerimiz gibi indirimli bir şekilde yararlanabilecekler. Dede torun birlikte aktivite yapabileceği alanlar üreteceğiz. Evde sağlık hizmetlerimizin kapsamını daha da geliştireceğiz.  Engelli komşularımız Kartal’da yaşamın merkezinde olacaklar. Engelli Rehabilitasyon Merkezimiz ile onlara sosyal, psikolojik ve tıbbi destek sunacağız. Engelli taksisiyle, engelli nakil aracıyla tam anlamıyla engellileri düşünen anlayışımızı bir üst noktaya çıkartacağız. Engelsiz bir Kartal ana hedefimiz olacak. Engelli komşularımızın sanat, spor ve iş istihdam alanlarında yaşama dahil olmalarını sağlayacağız. Sporu genele yayarak farklı bir sosyalleşme alanı yaratacağız. Eski mahalle kültürünü yeniden hayata geçirecek Mahalle Yaşam Merkezlerimizi ilk etapta iki mahallemize kuracağız. Devamında bunu tüm mahallelerimize yayacağız. Aydos, Gölet, bayram Demirkol gibi geniş yeşil alanlar ile komşularımızın günün her saati buluşabilmelerinin önünü açacağız. Gündüz Bakım Evlerimiz, Kreşlerimiz ve Kadın Yaşam Merkezlerimiz ile ilçemizde yaşayan kadınlarımızı da sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamın içine katacağız. Çevresel atık yönetimi dahi sosyal bir konudur. Bu anlamda da çöpü kaynağında ayrıştırmak, toplumu bu konuda bilinçlendirmek için çalışmalar yapacağız. Atık Yönetimi planımız ile daha temiz, pırıl pırıl bir Kartal’a kavuşacağız. Bize göre sosyal belediyecilik bu kadar geniş perspektiften bakılması gereken bir mesele ve biz olaya buradan bakacağız.

Seçim kampanyanız süresince rakibinizle ilgili aleyhte hiçbir cümle kurmadığınıza dikkat ettim. Yani negatif kampanya yerine pozitif bir dil, pozitif bir kampanya ile kendinizi anlatıyorsunuz. Ama rakibiniz bir gazeteye verdiği röportajda Batı Merkez Etap 1 ve 2 projenizi kast ederek sizi onun projesini çalmakla itham eden manaya gelen, "Taklitler aslını yaşatır, bizim projelerimizi sunuyorlar halka" dedi. Öyle mi yaptınız?

Yani tabi biz şaşkınız bu konuda. Taklit dedikleri proje 2009 yılından beri sayın Altınok Öz başkanlığında CHP tarafından yönetilen belediyemizin başlattığı ve tüm sürecini büyük bir dikkat ve titizlikle sürdürdüğü proje. Bu bana değil, aslında Kartal Belediyesi'ne, çalışanlarımıza ve bu konudaki uzmanlarımıza haksızlık ve saygısızlık. Hem belediye başkanımızın, hem de işin içerisinde emeği olan teknik kadromuzun, danışmanlarımızın ortaya çıkartmış olduğu Etap 1-2 vizyonu tescillidir. Bizlerin ürettiği, teknik kadromuzun ürettiği bu proje bakanlığa çok defa sunuldu ve maalesef türlü gerekçelerle bakanlık süreci tıkadı. Artık son noktaya da geldiğinde de bütün detayları bitmiş bir proje rakibimiz tarafından yeni bir projeymiş gibi kendi projeleri arasına alındı. Ağzımız açıp tek kelime söylemedik. Biz konuşmadıkça, ya da konuşmamaya gayret gösterdikçe böyle sonuçlar çıkması gayet üzücü. Ama tüm bunlara rağmen biz bu kavga dilini, toplumu yanlış yönlendirme dilini kullanmayacağız. Komşularımıza asla yalan söylemeyeceğiz. Komşularımız süreci yakında biliyor. Kartal halkı özellikle Etap 1 ve 2'de oturan vatandaşlarımız gerçeği en iyi şekilde biliyorlar ve bunları taktir edebilecek bilgiye sahipler.

Son olarak da Kartal'ın geneline ne mesaj vermek istersiniz

Kartal'da doğup büyüyen, Kartal'da yetişen, Kartal'da komşuluğu, dostluğu, mahalle kültürünü tanıyan, Kartal’da yaşayan bir evlatları olarak doğup büyüdüğüm kente hizmet etmek istiyorum. İstanbul'un da en genç belediye başkan adayı olarak içimde büyük bir heyecan taşıdığımı belirtmek istiyorum. Kartallıları deniz ulaşımıyla buluşturmak istiyorum. Kartallıları yeşille ve doğayla buluşturmak istiyorum. Kartallıları daha aydınlık bir kentle, daha aydınlık parklarla, güzel çocuk oyun alanlarıyla buluşturmak istiyorum. İlçeme yenilenebilir enerji kaynaklarını kazandırmak istiyorum. Güneş enerjili aydınlatma panellerini kazandırmak istiyorum.  Kentimizi güvenle yaşanır vizyonu olan bir kente dönüştürmek istiyorum. Bu anlamda bunu hem bilgim, birikimim, tecrübemle çok ciddi anlamda heyecanla istiyorum. Kartal’ı komşularımızla el birliği yaparak, toplumun tüm katmanlarıyla birlikte yönetmenin keyfini yaşamak istiyorum. İyi işlere imza atıp, iyi anılmak istiyorum. Kısacası Kartal’ı geleceğe umutla, sevgiyle coşkuyla taşıyan bir başkan olarak anılmak istiyorum. Ve tüm bunlar için  Kartallı komşularımdan evlatlarına sahip çıkmalarını istiyorum.