Çocuğunuz sebze yemiyor mu?

Yemek problemleri annelerin hayatını kâbusa çeviren başlıca konulardan biri...

A+ A-

Elinizi salladığınızda çocuğunun yemesinden memnun olmayan anneye çarpıyorsunuz. İşte bu yüzden bu konuda sık sık yazmaya, okuduğum kaynakları size aktarmaya çalışıyorum...

Yeme problemlerinin bir maddesi de çocuklarınsebze yemek istememesiyle ilgili. “Ne yersen osun!” düsturunun birçok anne tarafından kabul edildiği, sağlıklı ve dengeli beslenmenin gittikçe daha çok ilgi gördüğü bir çağda sebze yemeyen çocuklar annelerin sinirlerini törpülüyor. Peki bu konu gerçekten düşündüğümüz kadar hayati mi? Sebzeyemeyen çocuk yeterince gelişemez, alması gereken vitaminleri alamaz mı? Son zamanlarda okuduğum üç farklı kaynak çocukların sebzeyememesinin doğal olduğundan bahsediyor.

Yemiyorsam sebebi var!

Kaynaklardan ilki Alman Evrim Psikoloğu Herbert Renz Polster. Türkçe’de baskısı bulunmayan “Çocukları Anlamak” isimli kitabında tat alma duyusunun yiyecekleri kategorize etmekteki işlevinden bahsediyor. Buna göre “tatlı” diye algıladığımız yiyecekler karbon hidrat açısından zengin, olgun meyvelerin; “ekşi”ler henüz olgunlaşmamış, kalori açısından zayıf ya da bozulmuş yiyeceklerin belirgin özelliği. Buna göre “acı” yiyecekler de zehirli, tüketilmesinde potansiyel zararlar barındıran, çürümüş yiyeceklerin işareti. Bitkilerdeki “acılık” kendilerini yiyenlerden korumak için salgılanan kimyevi maddelerden kaynaklanıyor.

(Her bert Renz Polster birçok sebzenin yüzyıllar süren tarımsal müdahale sayesinde bugün yediğimiz haline geldiğini parantez içinde belirtiyor.) Çocukların yemek seçiminin tatlı, protein açısından zengin ve yağlı besinlere yönelmesinin onların hayatta kalmayı sağlayan içgüdüleri açısından bir zorunluluk olduğunu; acı ve ekşi yiyeceklerin ise bu yönelimin dışında kaldığını ifade ediyor.

Pedagog Adem Güneş ise Doğal Ebeveynlikkitabında aynı konuya benzer bakış açısıyla yaklaşıyor. Güneş’in kitabında yazdığına göre çocukların sebzeye itirazının altında yatan sebep,sebze dışındaki bütün yiyeceklerin zararlısıyla zararsızının görüntüden veya kokudan ayırt edilebilir olması. Sebzedeki zehrin ya da bozulmuşluğun ise gözle, burunla ayırt edilebilir bir yanı yok.

“Çocuğum Yemek Yemiyor” kitabının yazarı Carlos Gonzales ise küçük çocukların midelerinin de küçük olduğunu hatırlatıyor. Bu küçük mideyi anneleri ve babaları mutlu edecek kadar sebzeyle doldurmanın onlara yeteri kadar kalori sağlayamayacağını; bununda çocuklukta beslenme bozukluğu şeklinde algılanan az sebze tüketiminin en önemli sebebi olduğunu vurguluyor.

Üç ülke, üç farklı yazar üçü de aynı şeyi söylüyorlar sevgili okuyucu. Çocuklar sebze yemezlerse dert etmeyin; bu onlar için doğaldır. Siz içinizi rahat tutun. Büyüdükçe, damak tatları geliştikçe ve besin ihtiyaçları artıkça daha dengeli bir beslenmeye kavuşacaklar. Tabii bu arada kendi masanızdan sebzeyi eksik etmeyin ki büyükler nasıl sağlıklı beslenir bunu da görerek, bilerek büyüsünler.

Habertürk