Mükemmel bir cilt için yapmanız gerekenler

Dr. Saraçoğlu, mükemmel bir cilt için edinmeniz gereken 9 alışkanlığı yazdı.

A+ A-

Özel Elit Polikliniği Dermatoloji Uzmanı Dr. Şerafettin Saraçoğlu’nun tavsiyeleriyle cildinizde sivilce, leke, kırışıklık gibi problemlerden, saçlarınızda cansız, mat görünümden kurtulabilirsiniz.

1- Hassas bölgeleri güneşe karşı ekstra koruyun

Dudaklar ve dudak üstü, leke oluşumunun en sık görüldüğü ve tedavisi bazen tam bir kabusa dönüşen bölgeler. Leke oluşumunda genellikle hormonsal altyapı rol oynuyor, bazen de üst dudağa uygulanan ağda, lazer epilasyon gibi işlemler sonrası veya alerjik bir sorunu takiben belirebiliyor. Oluşan leke kirli bir bıyık gibi görünebiliyor. İdeali leke oluşmadan önlem alınması. Bu nedenle en uygun önlem, dudak üstü bölgesinin fiziksel bariyerlerle korunması. Aynı önlemi diğer lekelenme potansiyeli yüksek olan yanaklar ve alın için de düşünmek gerekiyor. Özellikle mineral bariyer güneş koruyucular bu konuda önemli. Kimyasal güneş koruyucu kremler lekelenmeyi büyük oranda etkilemiyor. Çünkü kimyasal filtrelerin büyük çoğunluğu mor ötesi ışınlardan UVB üzerinde etkili. Fakat derinin renklenmesini uyaran ana ışın türü UVA’dır. Kimyasal filtrelerin diğer dezavantajı ışığı emerek deri içinde bir enerjiye dönüşmesi. Fiziksel bariyer ürünler ise rengi nedeniyle üzerine gelen ışığı işleme tabi tutmadan yansıtıyor. Bu nedenle lekelenme riski yüksek olan kişiler, fiziksel bariyer içeren mineral güneş koruyucuları tercih etmeli. Tek dezavantaj fiziksel bariyerlerin opak beyaz renkli olmaları. Bu sorun fondötenekleyerek azaltılmış ürünlerle hafifletilebiliyor.

2- Gece yatarken krem sürün çünkü cilt kendini geceleri onarıyor

Cilde akşam bakımı yapmadan uyumanın deri için kötü olduğu inanışı oldukça yaygın. Bu inanış gerçekten doğru. Gün içinde derinin salgıladığı yağ, ter ve diğer atıklar cilt üzerinde yaşayan diğer canlılar tarafından işleniyor ve farklı atıklar deri yüzeyinde birikiyor. Buna ek olarak çevresel etkenlerle deri yüzeyinde biriken toksinler ve kirleri eklediğimizde derinin üzerinde oldukça kirli bir katman biriktiğini tahmin edebiliriz. Ayrıca yapılan araştırmalar derimizdeki hücresel fonksiyonlar ve yapısal onarımın uyku sırasında arttığını gösteriyor. Bu nedenle derinin gerek atıklardan ve kirden arındırılması, gerekse hücresel canlılığı arttıracak olan yeniden canlandırıcı ve antioksidan maddeler içeren serum ve kremlerle beslenmesi derimizdeki bu yenilenme sürecini olumlu yönde etkiliyor. Derideki bu yenilenme için gerekli olan A vitamini, C vitamini, resveratrol, E vitamini gibi ana maddelerden bazıları güneşe karşı duyarlılık yaratabiliyor. Özellikle A vitamini ve resveratrol gece saatlerinde sürülmeli Hassas ciltli olanlar parfümsüz, alkol ve paraben içermeyen alerji riski düşük ürünleri tercih etmeli. Bunun yanında cilt bakımında komedon ve akne yapmayan yağ oranı düşük ürünler kullanılmalı.

3- Spor yaptıktan sonra ciltten teri arındırın

Egzersiz yapmak beden sağlığı için iyi olduğu gibi deri için de önemli. Egzersiz sırasında terle birlikte birçok toksik atık deri üzerinden salgılanıyor. Bu arada derinin gözenekleri de açılmış oluyor. Fakat spor sonrası deri bakımını aksatırsak bu olumluluk bize aksine ters etki yapabiliyor. Egzersiz sırasında teri deriden uzaklaştıran alın bandı, teri deriden uzaklaştırırken kıyafetin kuru kalmasını sağlayan dryfit gibi kıyafetler tercih etmek veya havlu kullanmamıza rağmen deride ter sonrası kalan toksinleri uzaklaştırmak için ılık bir duş ve yumuşak bir temizleyici ile derinin temizlenmesi gerekiyor. Banyo yaparak spor sonrası oluşan ter kokusu giderildiği gibi gözde de sivilcelenme, ayakta ve kasık bölgesinde mantar eritrazma gibi enfeksiyonların oluşma riskini azaltmış olursunuz.

4- Cildi yatmadan son kir kalıntısı çıkıncaya kadar temizleyin

Derimiz dış ortamla temas eden ana kıyafetimiz ve bizi dış olumsuzluklardan koruyan en önemli bariyerimiz. Gittikçe hava ve çevre kirliliğinin arttığı günümüzde derimiz de daha fazla çevresel olumsuzluğa maruz kalıyor. Deri yüzeyinde biriken kir, toksin ve atıkları günlük olarak temizlemek önem taşıyor. Bu sayede derinin sağlıklı yenilenmesi sağlanıyor.

Derinin tüm kirler gidinceye kadar temizlenmesi dediğimizde aşırı bir temizlemeden bahsetmek doğru olmaz. İdeal temizlik ılık su ve yumuşak bir temizleyici ile güzelce temizlemek anlamına geliyor. Bunun yanında kullanılacak aşırı temizleyiciler veya tonikler derinin kendi savunma katmanını da etkiliyor ve dış etkenlere karşı deri savunma sistemi yetersiz kalabiliyor. Bu durumda deri daha fazla öz nemlendiricisi olan sebum salgılamaya çalışıyor veya deride kuruluk meydana geliyor. Sebumun aşırı üretilmesi komedon oluşumu ve akne gelişmesini tetikleyebiliyor. Aşırı kuruluk ise deride tahrişe veya alerjik sorunlara neden olabiliyor. Bu nedenle derinin nazik bir şekilde temizlenmesi daha uygun oluyor.

5- Doğru arındırıcı ürünü kullanın, peeling işlemini doğru yapın

Deri için doğru arındırıcı ürün yumuşak, derinin kendi nemliliğini etkilemeyecek ürün anlamına geliyor. Makyaj temizleme ürünlerinden sonra cildin yumuşak bir temizleyici ile arındırılması ve durulanması genelde derinin genel bakımı için yeterli oluyor. Yağlı derisi olanlar temizleyici ürünün daha fazla sürfaktan içereneni tercih etmeli. Kuru derisi olanların ise sürfaktan oranı düşük ve temizleyici özelliğinin yanında deriyi nemli bırakacak şekilde krem veya nemlendirici katkılı kullanması uygun oluyor. Hassas ciltli bireyler ise parfümsüz, parabensiz ve koruyucu madde içermeyen temizleyicileri kullanmalı.

Fakat arındırıcı bakım veya peeling gibi ev uygulamaları, deri için çok uygun bulunmuyor. Derinin kendi doğallığında yüzeysel soyulması en uygun olanı. Deride daha parlak bir görüntü elde etmek istiyorsanız haftada bir kez peeling işlemi yapılabilir. Peeling sonrası uygun bir nemlendirici ve güneş koruyucu ile derinin korunması ideal oluyor.

6- Diyet kola gibi şekerli içecekleri hayatınızdan çıkarın

Şekerli (mısır şurubundan elde edilen fruktoz) veya yapay tatlandırıcılı, karbonatlı ve gazlı içeceklerin sağlık sorunlarına yol açtığını biliyoruz. Genel sağlık için iyi olmayan cilt için de olumsuzdur. Kilo alımının artması, şeker hastalığına yatkınlıkta artış, kanın asit ph’a kaymasının yarattığı sorunlar dolaylı olarak deriyi de etkiliyor. Metabolik sendromlara bağlı akne sorunlarında artış, kol altı, kasık, boyun ve göz kapakları gibi katlantı bölgelerinde deri renginde koyulaşma, et benleri oluşumu, deri çatlaklarında artış, deri altı yağ dokunun kalınlaşması, tiroid fonksiyonlarında değişikliklere bağlı olarak deri değişiklikleri yaşamak mümkün. Bu nedenle sıvı tüketiminde esas olarak su içmek ve mümkünse alkali su içmek sağlık için olduğu gibi deri için de iyi oluyor. Suyun tatlandırılmasında doğal şekerle yapılan limonata veya taze meyve ile tatlandırılmış su tercih edebilirsiniz.

7- Saç bakımında küçük detaylara dikkat edin

Saçlar kişinin kimliği gibidir; saç kesimi, rengi, uzunluğu gibi faktörleri yan yana koyduğunuzda sizin kim olduğunuzu dünyaya gösterir. İyi bir saç bakımı bu etkenlerin en önemlisi.

Saçları yıkarken dikkat edilmesi gereken kurallar:

Yağlı saçlar daha sık yıkanmalı. Saçlı deri çok yağlı ise günde bir kez temizlenmeli. Fakat yağlılığı azaltmak için ilaç kullananlar günaşırı yıkanabilir. Şampuanı saçlı deriye uygulayın. Saçtan önce saçlı deri temizlenmeli. Bu nedenle şampuanı hafifçe ıslatılmış saçlı deriye hafif masajla uygulayın ve durularken saçın da temizlenmesini sağlayın.

Uzun saçlı olanlar saç kremi, kondisyoneri her saç yıkamada kullanmalı. Bu sayede yıpranmış saçların daha parlak ve sağlıklı görünmesini sağlayabilirsiniz. Konsantre saç kremlerini saça uygulayın. Saç kremleri saçın daha dolgun ve parlak görünmesine yardımcı oluyor. Fakat bunlar yağlı ürünlerdir ve bu nedenle saçlı deriden çok saça uygulanarak saçlı derinin yağlanmasını engellemiş olursunuz. Saçınızı havuza veya denize girerken koruyun. Özellikle klorlu havuz suyu saçı çok yıpratıyor. Mat, kırılgan bir yapıya neden oluyor. Bu nedenle havuza girmeden önce saçı hafifçe ıslatıp saç kremi ile nemlendirip bone takarak saçın ve saçlı derinin klorlu suyla etkileşimini azaltmak gerekiyor. Havuz sonrası saçı temiz su ile durulayıp sonrasında yüzücüler için özel formüle edilmiş şampuanlar ile saçınızı yıkamanız uygun. Boyalı saçlarda güneşin etkisine bağlı renk açılmalarını engellemek için saçı güneş koruyuculu saç kremleri ve şapka takarak koruyabilirsiniz.

Saçlarda kırılmalar oluşmaması için saç şekillendiricinizi silikon bazlı ürünlerden tercih edin. Silikon saçtaki keratin üzerine yapışarak daha düz ve parlak görüntü verir.

8- Yaz aylarında oluşan sivilcelenmelere karşı doğru ürün kullanın

Yaz aylarında akneler genelde güneşin etkisi ile azalabiliyor. Fakat, bazen de aksine artıyorlar. Kullanılan güneş koruyucu ürünlerin formunun yağlı olması halinde derideki gözenekler tıkanıyor ve siyah beyaz noktacıklar (komedonlar) oluşuyor. İltihaplanmaları halinde yaygın sivilcelenme görülebiliyor. Bunun yanında nemli sıcak ortamlarda beliren kaşıntı ile seyreden akne, tropika olarak isimlendiriliyor. Bu akne türü için güneşten korunmak tek başına yeterli olmuyor. Mutlaka ilaç tedavisi gerektiriyor. Bu nedenle sivilcelerin oluşmaması için özellikle yağ oranı düşük veya jel formunda hazırlanan güneş koruyucu ürünler tercih edilmeli ve mümkün olduğunca fiziksel olarak güneşten korunmalı. Günlük düzenli cilt hijyenik bakımına da özen gösterilmeli.

9- Göz altı torbalarını en aza indirin

Göz altı torbalanması, aslında göz kapağı altındaki yağ pedinin belirginleşmesi ile oluşuyor. Deri yaşlandıkça elastikiyetini kaybediyor ve inceliyor. Deri altındaki yağ pedleri daha belirgin oluyor. Bu sorunun en ideal tedavisi, göz kapağı cerrahisi ile alt göz kapağı içinden yapılan küçük bir operasyonla yağ pedinin alınması ve derinin gevşekliğini gidermek ve ton farklılıklarını azaltmak için lazer peeling yaparak düzeltmek. Bu tedavilerin dışında yapılacak uygulamalar sadece süreyi uzatıyor.

Yine de yapılacak bazı basit bakımlar ve estetik tedaviler göz altı torbalanmasının daha az belirgin olmasına yardımcı olabiliyor;

-Alkol alımını azaltmak veya hiç içmemek
-Yeterli bir süre uyumak
-Günlük en az iki litre su içmek
-Göz çevresine soğuk kompres uygulayarak dolaşımı düzeltmek
-Göz çevresine gözle uyumlu antioksidan içerikli bakım ürünleri kullanmak
-Güneş koruyuculu göz çevresi kremi kullanmak
-Cerrahi düşünülmeyecek kadar küçük fıtıklaşmalarda göz altı ışık dolgusu yaptırmak.