''Eski'' muhalif, AKP'ye karşı...

Sözüm, kendisine hala “AKP’liyim” diyen, vicdan sahibi herkese...

Hanımefendiler ve beyefendiler,

Söyleyin Allah aşkına, ne yaptı bu ülkenin “eski” muhalifleri size bu kadar?

***

Zamanında dini vecibelerinizi yerine getirmenizi onlar mı engelledi?

Onlar yüzünden mi saraylarda yaşayamadınız, gemicikleriniz olmadı?

Sizi adam yerine koymayan, üniversitelerde profesör, şirketlerde üst düzey yönetici, bürokraside müşavir filan yapmayan onlar mıydı?

***

Bir gün hasbelkader (bu konu daha çok yazılacak ve çizilecek) ipler elinize geçince, sorması ayıp, neden en çok da “eski” muhaliflere saldırmayı, marifet saydınız, iş edindiniz?

Tamam, ülkenin içinde bulunduğu açmazdan bir biçimde (ne biçimde olduğu daha çok konuşulacak) sıyrıldınız.

Evet, köşeleri tuttunuz. Yeni egemen, siz oldunuz.

Peki sonra ne oldu?

Söyleyeyim: Sadece, “güç” el değiştirdi.

Para da sopa da sizin elinize geçti.

Böyle olunca, karşınızda kimi buldunuz?

Tabii ki “eski” egemenleri değil, “eski” muhalifleri buldunuz.

Çünkü tersi, eşyanın doğasına aykırı olurdu.

****

Geçmişte (pek dilim varmıyor ama hadi diyelim) sizin de aralarında yer aldığınız, emperyalizme, sömürüye, ülke imkanlarının eşitsiz paylaşımına, faşizme karşı olan, barıştan, demokrasiden, aydınlanmadan, gelişmeden yana olan toplum kesimleri, bu kez de sizin karşınıza dikiliverdiler.

Neden?

Çünkü, eskinin enstürmanlarını kullanmaktan hiç imtina etmediniz, hicap duymadınız da ondan.

***

Böyle olunca, başladınız “eski” muhaliflerin üzerinde tepinmeye.

Neden?

Çünkü onlar “siz”den önce de, “siz”den sonra da doğruları haykırdılar, haykırıyorlar ve haykıracaklar da onun için.

Çünkü iki elin parmakları kadar azı sizin arpalığınızdan yemlenmeyi yakıştırabildi kendisine de onun için.

Çünkü ahlaksızlık ve adaletsizlik karşısında gözlerini bile kırpmadan “Hop, ne oluyor orada?” demek FITRAT’larında var da onun için.

Çünkü, sizin “egemen” tavrınıza baş kaldırmayı bir vatandaş olma sorumluluğu, haysiyet, şeref meselesi olarak görüyorlar da onun için.

***

Şimdi, hatırlatmanın tam zamanı ve yeri!

Onlar, zamanında siz başörtünüzle okula gidebilin diye, bugün sizin işgalinizde olan devlet mekanizmasına karşı da kavga vermişlerdi.

1980 öncesinde, MHP’lilerin sizi üniversitelere sokmadığı yıllarda, devrimci, demokrat, insan hakları savunucusu “eski” muhaliflerin arkasına sığınarak üniversitelere girebildiğinizi ne çabuk unuttunuz!

Hatırlayın, hatırlayın... Utanmayın...

(Utanacak yüz mü kaldı ya hadi neyse...)

***

Neden mi bunları söylüyor, eski defterleri açıyorum?

Hayır, bıldır ki turnalar nedeniyle değil.

Şundan:

Hani şu birkaç gün önce, Kadıköy’de kalbinden bıçaklayarak öldürdüğünüz sol görüşlü gazeteci Nuh Köklü var ya onun bir kuşak önceki ağabeylerinin sayesinde okuyabildiğinizi, başörtünüzü takabildiğinizi, adam yerine konulduğunuzu, hatta iktidar olduğunuzu (kimilerimizin aymazlığı nedeniyle bile olsa) ne çabuk unuttunuz.

***

Sakın, “Hoppala, nereden çıktı şimdi bu laflar?” demeyin!

Bu ülkenin eski başbakan yeni cumhurbaşkanı “Benim esnafım aynı zamanda polistir!” diyerek, adeta yetki verdi Gazeteci Nuh Köklü’nün katiline.

Eskişehir’de Ali İsmail Korkmaz’ın esnaf tarafından öldürülmesini, İstanbul’da Gezi Direnişçileri’nin üzerine palayla saldıran esnaf Sabri Çelebi’yi hatırlayın...

***

Başka bir örnek daha vereyim isterseniz.

Sadece iki kelime söyleyeceğim ve siz derhal anlayacaksınız ne demek isteyeceğimi:

Gezi Direnişi ve Kabataş.

Nasıl, tüyleriniz diken diken oldu değil mi?

Sözde, başörtülü bir kadın Kabataş’ta güpegündüz saldırıya uğramıştı. Belden yukarıları çıplak, ellerinde deri eldivenler, başlarında siyah bandanalar bulunan 80-100 kişilik bir gurup, bebeğiyle birlikte durakta bekleyen genç bir kadını dövmüş, yetmemiş üzerine idrarını yapmıştı.

Zamanın başbakanının dillendirdiği bu SÖYLENCE’ye mal bulmuş Mağribi gibi atlamış, ülkenin mütedeyyin insanlarını Gezi Direnişçileri’nin üzerine saldırtmaya çalışmıştınız.

Becerebilseniz iç savaş çıkartacak, bir kısım vatan evladını, yalanla kandırılmış, kışkırtılmış öteki kesime kırdıracaktınız.

Gazeteleriniz, televizyonlarınız, haber kanallarınız, medya maymunlarınız günlerce “filmi var, filmi var, filmi var”, “ben gördüm, ben gördüm, ben gördüm” demiş de bir kare fotoğraf bile koyamamıştınız ortaya...

***

Bütün bunları, kendisine hala “AKP’liyim” diyen, vicdan sahipleri olabilir düşüncesiyle, bir kez daha hatırlatmak istedim.

Sadece o kadar...