2013

2013

Taşrada bir sirk düşünün. Çadır tıklım, tıklım dolmuş. Gösteri başlamadan az önce kuliste yangın çıkar. Panik halindeki sirk direktörü, kıyafetlerini giymiş hazır bekleyen palyaçoyu sahneye sürer. Seyircileri uyarmasını söyler. Palyaço seyircileri derhal salonu terk etmeleri için uyarır. Seyirci, uyarıyı sirk programının açılışı sanır. Palyaço el kol hareketleri yaptıkça seyirciler gülmekten kırılıp geçerler. Çaresiz palyaço uyarıların dozajını artırdıkça seyircilerin kahkahaları coşar. Kısa süre sonra alevler bütün binayı ve seyircileri sarar.

Yukarıda aktardığım alıntı tanınmış filozoflarından Danimarkalı Kierkegaard’a aittir. 
 
Palyaço Neyin Sembolü Olabilir?

Palyaço sahneye fırlamadan önce üzerindeki giysileri çıkarmayı akıl etse, acaba seyircileri yaklaşan alevlere karşı uyarabilir miydi? Komik olması gereken ve güldürü görevini üstlenmiş bir palyaço, seyircilerin beklentisini, giysilerini değiştirerek, kırabilir miydi? İnsanlar kurtarılabilir miydi? Bilinmez. Bilinen, medyatik 21.yüzyılda, görüntü ve gerçeğin bir gergef gibi nasıl iç içe geçtiği.

Örneğin o palyaço bir politikacı olabilir. Bir ‘Medyacı’ olabilir. Ya da hükümran elitlerin üzeri çikolata kaplı içi ‘rehavet’ kreması doldurulmuş profiterolü olabilir. Yorumunuz sahneye nereden baktığınıza bağlı.

Bir yılı daha geride bırakırken her zaman yaptığım gibi geleneksel palyaço andırışmasıyla yılın son yazısına kaleme aldım.

2012’e Yönelik Tahminlerime Ne Oldu?

Bir muhasebe yapmak gerekirse 2012 de bazı öngörülerde bulunmuşum. Bunların başında Suriye’yle ilgili tahminler bulunmakta:

Mayıs’ta yazdığım:  ‘Sonuç olarak aşırı kanlıda olsa Esad gidecek. Esad gidince doğacak boşluktan Kuzey Suriye-Kuzey Irak ekseninden Akdeniz’e uzanacak bir Kürt devleti daha gerçekçi bir oluşum olarak gözükmekte.Esad’ın sonu Kürt devletinin doğumu olur mu?

Haziran’da yazdığım:  ‘ABD seçimlerinden önce Esad’nın kendi vatandaşları tarafından bertaraf edilmesi üzerine kurulmuş strateji şu anda geçerli strateji. Eğer Esad o zamana kadar ayakta kalırsa ABD ve Türkiye birde yukarıda sözünü ettiğim çemberlerin dışında duran fakat ‘koz kart’ olarak bekleyen Fransa ortak askeri operasyon düzenleyebilir. Bu da Türkiye için iyi bir gelişme olmaz.’

Bu tahminlerim hala güncelliğini koruduğu için burada tekrarlıyorum. Suriye konusunda Türkiye medyasında yanıltma haber çok. Palyaçoların sayısını ben bile kestiremiyorum bu nedenle görüşlerimi sizlerle paylaşmakta yarar var.

Güncelliğini koruyan ikinci bir öngörüm Avrupa’yla ilgiliydi. Onu da sizlerle paylaşıyorum.

Mayıs ayında yazdığım ‘Ortaya iki Avrupa çıkması bana doğal gelişim gibi gelmekte. Birincisi;  Fransa, İspanya, İtalya ve Yunanistan’ın üyesi olduğu Akdeniz Avrupa’sı. İkincisi; Almanya, Hollanda, Avusturya,Çekler ve Polonya’nın üyesi olduğu ‘Biracılar’ Avrupa’sı.’

Bu satırların ‘ Ben söylemiştim zaten’ ego tatminine araç olması gibi bir niyetim yok. Sadece ortalıkta o kadar çok bilgi çarpıtma var ki söylediklerimin arkasında durmak için tekrar gündeme getirdim.

Önümüzdeki Yıl Ne Olur?

2013 zor bir yıl olacak. Dünya girdiği krizden çıkma konusunda zorlanmaya devam edecek. AB en sorunlu bölge olacak. Bir tarafta Orta-Doğu haritası yeniden çizilirken ( daha doğrusu aslına dönerken) diğer tarafta AB’nin sıkıntıları Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyecek. İktidar Merkez Bankası ilişkileri gerilecek. Merkez Bankası döviz kuru-düşük faiz ipi üstünde cambazlık yapmak zorunda kalacak.

Birde bilinmeyen dış etken olarak dünya çevre koşulları bu yılda önemini koruyacak. Küresel ısınma ve ona bağlı olarak doğa koşulları tüm dünyada hepimizi daha fazla etkileyecek.

Bizler yinede moralimizi bozmayalım. Yeni bir yıl, yeni bir başlangıç, yeni bir heyecan eskilerinden her zaman daha ehvendir.


Herkese Mutlu Yıllar.

palyaco.jpg