23 Nisan’dı Dün

“Ulusal egemenlik” ve “çocuk” kavramları…

Sorumluluk ile sevgi bir arada.

Toplum, demokrasi ile gelişecek;

Çocukları güzel bir gelecek bekleyecek…

Atatürk’ten armağan,

Dünya’nın bütün çocuklarına adanmış bayramdı;

Dün, bir okulun bahçesinde kutladığımız.

O çocuklar gökkuşağının renkleri gibiydiler.

Masumdular, saftılar; minicik yürekleri gibi:

Özverili öğretmenlerinin yanında, veliler de heyecanlı…

Aklıma ilkokul yıllarım geldi.

Hayatta karşılığı olan öğütleriyle, “iz bırakan” hocalarım…

Ailesine saygılı, topluma yararlı bireyler yetiştirmek, işte öylesi öğretmenlere bağlı…

Çocuk bayramında, bütün çocuklar düşünülmeli aslında…

Mutluluk, en çok onların hakkı.

Tek bir çocuğun aç açıkta kalmadığı, bir tekinin bile itilip kakılmadığı bir düzen.

Hayal de olsa, hedef bu olmalı.

Kapatın gözlerinizi sizlerde bir an: En büyük mutluluklar ve yine en derin acılar;

Çocukluğunuzda saklı değil mi?

Bu böyleyse eğer, her şeyi ama her şeyi onlar için yapmak,

Ömrün geri kalanını yüzünüzü bile görmediğiniz çocukların şükran duygusuna adamak,

Bir daha geri gelmeyecek çocukluğunuzu, onların sevgisinde, gönencinde, aramak,

İnsan olmanın gereği değil mi?..

‘Oynaya güle gelin, el ele verin, yüzünüz gülsün, bahtınız açık olsun çocuklar, çocuklarımız.