ABD Seçimleri

ABD şimdiden seçim havasına girdi. Demokrat Parti’de başkan adayları ikiye indi. Adaylık yarışı Senatör Kerry ve Senatör Edwards arasında tüm hızı ile devam etmekte. Bu yazının yayınlanacağı gün, iki senator arasında durum biraz daha netleşecek. ‘Süper Salı’ olarak tanımlanan ön seçimlerde Kaliforniya ve New York eyaletlerinin de içinde bulunduğu 10 eyaletin delegeleri başkan adaylarını seçecekler. Demokrat Parti başkan adaylığını kazanmak için gerekli 2162 delegenin yarısı kadar olan 1151 delege Salı günü belli olacak. Süper Salı’dan eğer Kerry güçlenmiş olarak çıkarsa Senetör Edwards havlu atabilir. Amerika’da genel hava demokratların başkan adayının Kerry olacağı doğrultusunda. Amerikan medyası şimdiden Bush ve Kerry’yi rakip olarak görmeye başladı bile. Her iki başkan adayının hem ciddi ciddi nasıl başkan olacakları tartışılıyor hem de her iki adayın daha ‘hafif’ ve magazin özellikleri kurcalanıyor.

Değerli okurlar dünyanın tek süpergücü ABD’nin başkanının nasıl birisi olduğu, istesek de istemesek de, herkesi yakından ilgilendiren bir konu. Amerikan seçimlerine kadar önümüzde 8 ay var. Bu süre içinde zaman zaman haftalık analizlerimde Amerikan seçimlerinin gidişatından bilgi ve yorumlar aktararak sizleri aydınlatacağım. Bu bilgiler arasında bazen magazin bilgiler de yer alacak. Böylece sizlerin de adayları daha yakından tanıma fırsatınız olacak.

Kerry’in Dedesi :

Kerry’in babası tarafından dedesi Herr Fritz Kohn. Doğum yeri Çek Cumhuriyeti’nin ufak bir maden kasabası ve Herr Kohn bir Alman Musevisi. Mr. Kohn Amerika’ya göç eder ve soyadını 1902 senesinde Kerry olarak değiştirir. Başarılı bir iş adamı olur fakat yaşlanınca işleri kötüye gider ve bir otel odasında intihar eder. Senatör Kerry’nin babası Amerikan Dışişlerine girer. Boston’un entellektüel ailelerinden gelen bir bayanla evlenir. Baba Kerry başarılı bir hariciyeci olarak kariyerini tamamlar ancak büyükelçilik rütbesine ulaşamamış olması her zaman içinde bir uhte olarak kalır. Demokratların başkan adayı Kerry bir katolik olarak yetişir.

Bush’un Dedesi :

Bush’un dedesi Connecticut eyaleti senatörüdür. Wall Street’de bir yatırım şirketinde hissedardır ve Yale üniversitesi mütevelli heyeti üyesidir. Bush’lar ailece ‘blue blood old money = mavi kan eski zengin’ dir. Bush’un babası George Bush büyükbaba Bush’un zenginliği altında ezilmektense kendi başına bir şeyler yapabilmek için Teksas’a göç eder. Bu taşınma aslında müthiş bir kültür değişimidir. Genç Bush Kuzey’de doğmuştur fakat güneyde büyür. Baba Bush da, dede Bush’a nispet, Teksas’ta, Hollywood filmleri misali petrol madeni bulur ve büyük çapta zengin olur.

Kesişen Yollar :

Her iki aday da Yale Üniversitesi’ne gider. John Kerry, 1966 mezunu ve George Bush 1968 mezunu olarak kişiliklerinin gelişmesinde etkin dört yılı Yale’de geçirirler. Kerry, üniversite yıllarında ciddi ve ilgili bir profil çizer. Kampüste faaliyet gösteren öğrenci derneklerinin başkanı olur. ‘Münazara’ konusunda çok başarılı bir konuşmacı olarak tanınır. Bush üniversite yıllarında pek fazla ciddi takılmaz. (bazılarına göre hala öyle). C geçer notu ile durumu orta halli bir öğrenci olarak idare eder ve ‘parti boy’ olarak eğlenceli yaşamını sürdürür.

Ancak her iki politikacı da, hem Bush hem de Kerry ‘Skull and Bones = Kurukafa ve Kemikler’ gizli cemiyetine üye olurlar. 60 yıllarda Amerika’da esen eşitlik rüzgarlarına karşı, sadece 15 son sınıf öğrencisinin üye olabildiği elitist bir gizli cemiyettir Kurukafa. Aradan 40 yıla yakın zaman geçmesine karşın bugün hala iki politikacı üniversite yıllarında üye oldukları gizli cemiyet hakkında konuşurken rahat değiller. Kurukafa derneği ile ilgili soruları kaçamak cevaplarla geçiştirmekteler.

Ciddi Sorunlar Birikmekte :

Değerli okurlar sizlere Amerikan seçimleri ilgili magazin bilgileri yukarıda aktardım. Zannetmeyin ki ciddi ve önemli konular yok. Kritik ve önemli ekonomik ve politik sorunlar seçim tarihi yaklaştıkca ağırlık kazanacak. Bundan iki hafta önce ilk seçim yazımda ‘gay’ evlilikleri konusunun siyasi bir saatli bomba olduğunu yazmıştım. Bombanın ‘tik-tak’ ları şimdi daha yüksek sesli. İkinci ciddi konu, Amerika’nın rekor bütçe açıkları ve açıkların ikiz kardeşi sosyal güvenlik sistemi. Merkez Bankası Başkanı Greenspan bu konuda ilk işaret fişeğini Senato’ya hitaben yaptığı konuşmada patlattı.

İki önemli soruna ek olarak ekonomik büyümenin yeni iş olanakları yaratamadan gerçekleşmesi üçüncü önemli sorun. İşsizlik tehtidi, Çin’e kaybedilen imalat sanayi işyerleri ve yeni işyerleri yaratılamaması kitleler üzerinde moral bozucu etki yapmakta. Bütün bu iç politika sorunlarına bir de Irak ve Afganistan’da konuşlanmış Amerikan askerlerinin akıbeti eklenince, seçimler için yeterince malzeme oluşmakta.

Değerli okurlar şimdilik seçim konusuna sizleri sıkmadan ‘hafif’ bir analizle girdik. Daha derinlemesine hep beraber ineceğiz. Nasıl olsa Kasım’a kadar vaktimiz var. Ayrıca unutulmaması gereken ve her başkanlık seçimlerinde ortaya çıkan ‘Ekim Sürprizi’ de cabası.