Ahde Vefa - Tarkan

Tarkan, Tarkan, Megastarımız Tarkan. Sıcacık gülüşüyle, büyüleyici gözleriyle, her kadının başını döndürebilecek, kişi olur kendileri. Ses ve şarkıları yorumlaması ise, tartışmasız muhteşem. Sahne performansı ay ay diyorum:).

Bugüne kadar 15 milyonun üzerinde albüm satmıştır

Ödülleri arasında, on dört Kral Müzik Ödülü, altı Altın Kelebek Ödülü ile bir Dünya Müzik Ödülü bulunmaktadır.(alıntı)

Tarkan, yaklaşık iki hafta önce bir Türk Sanat Müziği albümü çıkartı. İnanın, kendini aşmış. İnanılmaz yorumlamış, tek bir şarkıda bile popa doğru yönelmemiş. Net söylemiş. Şarkılar, billur gibi akıyor.

Bugüne kadar almadıysanız, mutlaka alın derim. Bence bu yaz plajlarda, Sanat Müziği rüzgarları esecek.

İşte Tarkan' ın  13 şarkılık albümünde  ki eserleri :

1.Rindlerin Akşamı (Dönülmez Akşamın Ufkundayız)2.Olmaz İlaç Sine-i Sad Pareme3.Söyleme Bilmesinler4.Enginde Yavaş Yavaş5.Nasıl Geçti Habersiz6.Kadehinde Zehir olsa7.Veda Busesi8.Sevmekten Kim Usanır9.Aşk Bu Değil Mi10.Islak Daha Islak Öp Beni 11.Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine12.Zeytin Gözlüm 13.Kara Bulutları Kaldır Aradan

Yüreğine, sesine sağlık Tarkan.

* * * * *

YIL 2014 ...

Bugün, birkaç yıl evvel yaşadığım bir durumu paylaşacağım sizlerle.

Yaklaşık üç sene önce, Maslak'ta bir spor merkezi açtım. Burası, kadınlara özel bir spor salonuydu.

En önemlisi, açacağınız yer elbette. Merkez, mekanın açılacağı bölgeye, karar veriyor. Siz, iki - üç bölge öneriyorsunuz.

Onlar, kadın popülasyonun yoğunluğuna göre, nihai kararı veriyorlar. Dediler ki, Maslak' ta iş yerleri yoğunlukta, dolayısıyla çalışan kadınlar için, Maslak çok uygun olur. Bugüne kadar, hep mahalle aralarında şube açtık, siz ilk kez böyle bir yerde açacaksınız dediler.

Eh, onlardan iyi kim bilebilir ki, anlaştık, el sıkıştık. Vira Bismillah deyip, yola çıktık.

Herşey başlangıçta muhteşemdi. Hayatımda ilk kez, iş sahibi oluyordum. Eteklerim zil çalıyordu. Salon iki katlıydı. Tadilat, tamirat, dekorasyon  derken, sonunda içime sinen bir yer oldu.  Bu arada, kısa bir eğitimden geçtim, benim gibi yeni şube açacak diğer adaylarla.

Günler su gibi aktı.  Antrenörler ayarlandı, ve ardından çok şık bir açılış yaptık.

Hayatımın kabus dolu günlerine doğru,geri sarmaya başladığımı hiç farketmeden, dört elle sarıldım işime.

Onbeş - yirmi yıl Halkla İlişkiler işi yaptığımdan sebep, tanıtımda hiç zorlanmadım. Sabahın karanlığında, gazetelerin içine broşür koymaya mı koşmadım, metro önünde mi beklemedim. Mailing yoluyla, bültenler mi atmadım. Müziğiyle bile keyifle uğraştım.

Gelelim, bu filmin en korkunç bölümüne, antrenörler resmen kabusum oldu. Hepsine, kendi kız çocuğum gibi yaklaştım. Ama, çoğunda kültür eksik, spor bilgisi zayıf, beşeri ilişkileri bu iş için yeterli seviyede değildi. Zaman geçtikçe, o antrenör olmadı, bu olsun derken, gerekli üye katılımı da olamadı.

Bu arada, çuvaldızı kendime batırmam gerekiyor. Aslında itiraf gibi olacak, ben hiç spordan anlamam, kesinlikle becerim yoktur. Eh be Elvo, ne işin vardı dediğinizi, duyar gibiyim. Açıkcası, basiret bağlanması durumu yaşadım.

Baktım, hep cepten gidiyor. Devretmeye karar verdim. İlk başta, merkeze haber verdim. Şirketin sahibi olan Hanımefendi, sadece Merkez devir alabilir mi diyerek, bir kez dükkanıma geldi. Baktı, etti yok olmaz dedi, çekti gitti. Eh be kadın, devir almayacağın dükkanı neden o bölgede açılmasına onay verirsin. Aa, bu olaylar yaşanırken bir de ne öğrendim. Meğerse, Hanımefendi benim neredeyse kapımın önüne kadar bir kaç kez gelmiş, ve şubeme uğramadan gitmiş.

İşte o anda, ampul yandı bende. Bunlar parayı alana kadar süper, sonrası umurlarında değil dedim, kendi kendime.

Arada, kapanan şubelerle telefonlaştık, işi mahkeme boyutuna taşıyanlar bile olmuş. Sonuç ne oldu, inanın haberim yok.

En sonunda, devir alan da olmayınca, kapatmaya karar verdim, ve güzelim dükkanımı kapattım.

Ez cümle, kadınlarla iş yapmanın çok zor olduğunu gördüm. Eğer öyle bir düşünceniz var ise, çok ama çok iyi düşünün derim.

Yoksa, canınınız fena acıyor.

Antrenör sıkıntım sürerken, dükkanı kapatmaya karar verdiğim günlerde bir antrenör karşıma çıktı. En başta onunla açsaydım, herşey bambaşka olabilirdi. Buradan, tekrar ona teşekkürlerimi iletiyorum.

Aslında, herşey kısmet, her yaşadığımız bir sınav. Ders alabiliyorsanız ne mutlu size.

* * * * *

PAKİSTAN - LAHOR

Dün, Pakistan Lahor'daki bir lunaparkta intihar saldırısı meydana geldi. Patlamada 64 kişinin öldüğü ve 200'ü aşkın kişinin de yaralandığı belirtildi.(alıntı)

Kana doymuyorlar, bitmiyor, tükenmiyor gözyaşı ve acı. Maalesef, terör artık heryerde. İnsafı, duru yok.

Lunapark adı üstünde, eğlence mekanı. Ölüm kelimesiyle, yanyana gelmesi imkansız bir yer.

Ölenlerin ve yaralananların, büyük çoğunluğu çocuklar ve kadınlarmış. Yahu Paskalya Bayramını kutlayan, insanlardan ne istediniz.

Yine yarım kalan hayatlar, hayaller. Allahtan yaralılara acil şifalar, ölenlere de rahmet diliyorum.

Allahtan tek istediğim, bu sinsi belanın bir gün, tamamen yok olması.

* * * * *

Sevgili Evren yeni haftamız, sağlıklı- bereketli - başarılı - şen şakrak - kazasız - belasız - sevdiklerimize dipdibe yaşayacağımız - her anı dopdolu geçsin pls.

Çarşamba gününe kadar hoş kalın, hoşça kalın.