Anneanneyle büyüyen çocukların çok iyi bildiği 13 şey ...

1. Sevdikleriniz için nasıl fedakâr olunacağını öğrenmişsinizdir.

Anneanneyle büyümek; sevdiğin biri için ne kadar ve nasıl fedakar olunabileceğini öğrendiğin bir okuldur. Torununun mutluluğu ve onun herhangi bir şeyden mahrum kalmaması için fedakarlık kapılarını sonuna kadar açan anneanneler size bunu canlı canlı öğretir.

2. Misafir ağırlamayı çok iyi bilirsiniz.

Anneanne evi, her an kapılarını yeni misafirlere açan bir kurum gibi işler. Bu kurumda bir misafirin nasıl ağırlanacağını anneanne komutasında kusursuz şekilde öğrenme fırsatınız olur. Canımız anneannemizin sizi sevgisinden içine sokmak isteyen akranı teyzeler bu kurumdan hiç eksik olmaz.

3. Küçük yaşta meyve ve sebze seçimi konusunda uzmanlaşmışsınızdır!

Anneanne hayat okulunun bir başka öğretisi; küçüklükten itibaren onunla pazara, markete ve manava giderek meyve ve sebze seçimi konusunda uzmanlaşmanızdır. Misal domatesin sertliği, kıvırcığın canlılığı, patlıcanın boyu; bunlar hep anneanne çıraklığı yaparak öğrenebileceğiniz hususlardır.

4. Kıymet bilmeyi öğrenmişsinizdir!

Başta yokluk içinde size varlık yaşatmaya çalışmasıyla ancak sahip olduklarınıza da ne denli zor şekilde ulaşıldığını anlamaya başlamanızla çocukluğunuzdan itibaren sahip olduğunuz her şeyin kıymetini bilmeniz gerektiğine fazlasıyla tanık olursunuz. Elbette, ilk ve bir ömür boyu en çok kıymeti bilineni şüphesiz anneannenizdir.

5. Günün her saatinde kahvaltı edilebileceğine uzun yıllar tanık olmuşsunuzdur.

Anneanne evinde kahvaltı yalnızca sabaha özgü değildir. Günün her saatinde kahvaltı edilebilir; öğle kahvaltısı, akşam kahvaltısı hatta çok geç vakitlerde demlenen bir çayın yanına koyulan peynir, ekmek, domatesle gece kahvaltısı.

6. Nazar, büyü, şifalı otlar, uğurlar ve uğursuzluklar gibi bilumum konuda engin bilgiye sahipsinizdir.

Anneanneleriyle büyüyenlerin %80'i bu konular hakkında oldukça tahsillidir. Neyin uğur, neyin uğursuzluk getirdiği; neye hangi şifalı otun kullanılacağını; nazara karşı neler yapmak gerektiğini iyi bilirler. Anneanne evinden çıkarken kocakarı bilgisi bölümünden bir diplomaya sahip olursunuz.

7. Yaşlıların verdikleri nasihatlarda çoğunlukla haklı olduklarını da bilirsiniz ancak bilmek çözmeye yetmez!

Anneanne evinden çocukluktan erişkinliğine tanık olacağınız şeylerden biri yaşlıların verdikleri nasihatlarda çoğunlukla haklı olduklarıdır. Bu nasihatlar hemen hemen her konuda olabilir. Ama torunlar anneannelerin lafını nadiren dinlerler. Eh, onlara da hak vermek lazım, insan kendi yaşayıp öğrenmek istiyor.

8. Sevdiklerinizi gözetmeyi çok iyi bilirsiniz! Çünkü bunu anneannenizden öğrenmişsinizdir!

Anneannelerimiz, çocukluğumuzdan itibaren, bizi en çok gözeten ve artık korunmaya ihtiyacımız olmadığı zamanlarda bile koruyan kişilerdir. Bir anneannenin gücünü asla hafife almayın!

9. Dönemin dizi ve programları hakkında gereksiz bilgilere sahipsinizdir.

Anneanne evinde hiç susmayan üç şey vardır: kapı, telefon ve televizyon. Başlarda ona sorular sorarak izlemeye başladığınız dizilerin bir zaman sonra siz de, onun gibi, müptelası olursunuz.

10. Sevdiklerinizi her koşulda cesaretlendirmeniz ve desteklemeniz gerektiğini yıllarca yaşayarak öğrenmişsinizdir.

Anneanneniz sizi elinizden tutup ilkokula götürdüğü günden üniversiteye kadar, hayatın her alanında, koca bir sevgiyle cesaretlendirmiş ve desteklemiştir. Ondan en iyi öğrendiğiniz şeylerden biri sevdiklerinizi her koşulda cesaretlendirmeniz ve desteklemeniz gerektiğidir.

11. Anneanne dili ve edebiyatına oldukça hakimsinizdir!

Anneannelerin kendine has sözleri, tepkileri ve küfürleri vardır. Bu evde büyümeye devam ederken bu dile hakimiyet kazanır ve başka anneannelerle kolayca iletişim kurabilirsiniz.

12. Anneanne evinde tabak bitmeden "doydum" denemeyeceğini çoktan öğrenmişsinizdir.

O tabak bitecek.

13. Hayatta anneannenizden daha iyi bir arkadaşa sahip olamayacağınızı bilirsiniz!

Tüm iyi ve kötü zamanlarda, her şartta yanınızda olan en iyi arkadaşınız.

Rahmetli Anneannemle ilgili,  zaman zaman paylaşımlarda bulunuyorum. Bu yazıya rastlayınca, hemen köşeme almak istedim.

Anında yukarıdaki satırlarla ilgili ve daha fazlası beliverdi gözümde.

Anneannemin kıpkırmızı bir Volkswagen i vardı, benim için yastık ve pike koymuştu içine. O arabayla Uludağ seyahatleri yapmıştık. Her sabah kahvaltı ederken radyo piyesi dinlerdik. Amyantta kızarmış ekmekler eşliğinde. Evi yani köşkünün bahçesine gelirdi sebze - meyva satanlar. Özenle tek tek seçerdi.

En güzel dönem çantalarını bana hediye etmişti. Hala gözüm gibi bakarım.

Julio Iglesias hayranıydı. Gider onun kasetlerini alırdı. Sonradan buna Tarkan eklendi. Müzeyyen Senar, Zeki Müren vs onlar en kıymetlileriydi. Hiç unutmuyorum, ehliyetimi aldığımda iş için Bursa' ya gidecektim, arabamın teybi bozulmuştu onun mini müzik setini, yalvar yakar ödünç almıştım.

Düğüne, davete gidecekse makyajı bana emanetti. Vefat edene kadar deniz sevdası hiç bitmedi.

İran'dan gelen pirinçle pişirdiği Çilavı dillere destandı. Onun gibi iki renkli kek yapanı görmedim. Kahvaltı tutkusu önce anneme, sonrada bana geçmiş. Yemek bitmeden, sofraya mıh gibi çakılırdınız.

Büyü ile tövbe işi olmazdı. Ama nazar için yedi dükkan süprüntüsü yakardı. Gerçekten herşeyin kıymetini bilirdi. Neşeli olmama sebep kendisidir. Sevdiği müzik çalınca hemen ellerini çırpar, şarkıya neşeyle eşlik ederdi.

Vefat ettiği güne kadar, yaklaşık on küsür sene annemlerde yaşadı. Gerçek bir dosttu, ama tam eski İstanbul hanımefendisi idi. Ortaokul arkadaşı Ankara'da yaşıyordu, neredeyse göçüp gidene kadar eski Türkçe kart atarlardı birbirlerine.

Gözü karalığım kesin ondan miras, hiç üşenmez, yaşına bakmaz tek başına uçağa atlar seyahate giderdi.

Hep sınırlarını bilirdi, damadına saygı gösteren nadir insanlardandı. Bana karşıda, o büyük siz çocuktunuz.

Bir gün inci küpesiz, kolyesiz, kılıksız, bakımsız rastlamadım. Nurlarda yatsın, mekanı cennet olsun.

Bu yazı tüm can anneannelerimize ve onlara hayran torunlarına gelsin.

•••••••••••••

LÜGAT 365...

Gelelim bugünkü kelimemize;

SIZI;

Hafif fakat derin ağrı; ince acı. Fiziksel acı ve ağrılar için kullanıldığı gibi, ruhsal acıları tarifte de kullanılmaktadır.  Türkçe kökenli olan kelimenin yanma sesinden türetildiği rivayet edilmektedir.

••••••••

KÜÇÜK ŞEYLERLE MUTLU OLAN İNSANLAR...

İşte bendeniz Elvo böyle birisidir. Kocaman şeyler beklemem hayattan. Sadece, yıllardır bahçe içinde ev hayalim var epi topu o kadar. O da öyle at koştur dedikleri kadar büyük olmayacak.

Misal, evde geniş bir kutum var. İçerisinde de abur caburlarım. İçerisindekiler bitmeye yüz tutunca, hemen markete koşar yenilerini alırım. Sıkı rejimde bile olsam onlardan vazgeçemem. Çünkü mutlu ediyorlar beni.

Yemek pişirsem yiyenler beğenirse işte bir mutluluk sebebi daha. Shela kızın mamasını yerken, kemiğini kemirirken izlemek.

Dostlarımla ilgili güzel haberler almak. Sevgilimin, ailemin başarılarıyla gurur duymak. Sabah güneşinin yüzüme vurması. Sevgilimin omuzuna yaslanıp, elini sımsıkı tutmak. Onunla birlikte anı yaşamak.

Erik, kiraz çıkınca karnım ağrıyana kadar yemek. Taze gazete, dergi, kitap kokusu. Ya kahve kokusu mmm. Fırından henüz çıkmış ekmek ve poğaça.

Daha bir sürü ufacık şeyle mutluyum ben. Ya sizler bu konuda ne alemdesiniz. Devasa şeyler bekleyip, boynunu büküp oturanlardan mısınız yoksa.

••••••••••••

Sevgili Evren, bugünden Pazartesi sabahına dek; sağlıklı, bereketli, huzurlu, yaşasın nidalarıyla, iyi niyetli insanlarla sarmalanmış, mucize kabilinden  durumlarla karşılaşacağımız, dostlarımızla, ailemizle, çiçekler kadar renkli, tembel değil enerjik olalım hepimiz pls.

Pazartesi gününe  kadar hoş kalın, hoşça kalın.