Aydilge Sarp Haber3 yazarı Onur Akbaş'a konuştu...

  Bu sevgili Aydilge ile röportaj için ikinci buluşmamız. Ama bu sefer müzikten ziyade Edebiyatı konuştuk…       

ONUR AKBAŞ:  Kısaca doğduğunuz şehirden ve eğitim hayatınızdan (okuduğunuz okullar ve mezuniyet yıllarınız) bahseder misiniz?

AYDİLGE: Kütahya'da doğup, iki yaşında Ankara'ya geldim. Sekiz yaşında TRT Ankara Radyosu ses sınavlarını kazanıp, müzik kariyerime ilk adımı atmış oldum. Ortaokul ve liseyi TED Ankara Koleji'nde bitirdim. 1998 yılında, burslu olarak Başkent Üniversitesi Amerikan Kültür ve Edebiyatı bölümünü kazandım. 2001 yılında hem üniversite hem de bölüm çapında birinci olarak mezun oldum. Yüksek lisansımı 2003 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo TV Sinema bölümünde tamamladım.

ONUR AKBAŞ: İlk sanatsal ürünlerinizi hangi yayım organlarında ve ne zaman yayımladınız? (Dergi, kitap vb...)

AYDİLGE: Kısa öykülerim, ilk önce Adam Öykü, Yaşasın Edebiyat, Varlık gibi dergilerde yayınlanmaya başladı. 1998 yılında öykülerimin dikkat çekmesi üzerine, henüz 18 yaşındayken, Toplumsal Dönüşüm Yayınları, öykülerimi bir kitap haline getirip bastı. Kalemimin Ucundaki Düşler adlı kısa öykü kitabım böylece yayınlanmış oldu. 2002 yılında Remzi Kitabevi tarafından ilk romanım Bulimia Sokağı yayınlandı. 2004 yılında ise ikinci romanım Altın Aşk Vuruşu,  Everest Yayınları tarafından basıldı. 2011 yılında bu romanım Artemis yayınları tarafından ''Aşk Notası'' ismiyle yeniden basıldı.

ONUR AKBAŞ: Sanat hayatına atılmanızda sizi teşvik eden biri oldu mu? Eserlerinden ve şahsiyetinden etkilendiğiniz yazarlar var mı?

AYDİLGE: Annem Faika Sarp, ülkemizin önemli kadın şairlerinden biri. Kendisinin 11 adet şiir kitabı ve iki romanı var. Onun yazdığı muhteşem şiirlerden çok etkilendim. Onun yanı sıra edebiyat bölümü mezunu olduğum için etkilendiğim çok fazla yazar oldu. Ahmet Hamdi Tanpınar'dan, William Blake'e kadar uzanan çok çeşitli bir beğeni anlayışım var.

ONUR AKBAŞ: Eserlerinizi tanımlamak isterseniz biçimsel ve tematik açıdan nasıl değerlendirirsiniz?

AYDİLGE: Eserlerimi ve kendimi hiçbir şekilde tanımlamak istemem. Bir şeyi tanımladığınız anda, o şey bitmiş olur. Noktası konmuştur. Cümlenin sonu gelmiştir. Ben noktalar ve bitişlere değil, virgüllere ve dönüşümlere inanıyorum.

ONUR AKBAŞ: Okuyucuya ulaştıktan sonra eserlerinizin nasıl bir işlevi olmasını istersiniz?

 AYDİLGE: Hiçbir kitap, okunana kadar tam anlamıyla yazılmış sayılmaz çünkü her okunduğunda yeniden yazılır. Her okuyan, kendi yorumunu katarak yeni baştan yazar aslında onu... Dolayısıyla kitaplarımın işlevlerini önceden tayin etmem anlamsız olur. Anlamlı olan, her okuyucunun kendi anlamını bulmasına izin vermektir...

              

A+ A-