Başbakan Erdoğana açık mektup

Güncelleme:

“ Dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan olmayalım ! “
 
Sayın Başbakan,
 
Seçimlerde size oy veren % 50 içinde değilim. Ancak, - tüm muhalifleri baskı altına alan ve kısmi zulme dönüşen Ergenekon zorlaması hariç -, son 10 yılda, Türkiye’de sağladığınız büyük değişimi takdir ediyorum.
 
Sizden önce iktidarda olan beceriksiz merkez sol ve sağ iktidarlardan sonra, icraat yeteneğiniz ile gerçekten başarılı oldunuz. Gerek iş hayatından gelmeniz nedeniyle  ticareti bilmeniz, gerekse belediye kökenli olmanız nedeniyle halka hizmet etmeyi bilmeniz nedeni ile, Demirel ve rahmetli Özal’dan sonra, Türkiye yeniden kalkınma yolunda hızlı adımlar atan bir liderle tanıştı.
 
Dünya konjoktörü de sizden yanaydı. Gerçekten çok şanslı da bir insansınız. Elbette bu şans, bir yerden sonra da  ülkenin de şansı oldu.
 
Hele hele, “ Komşu ülkelerle sıfır sorun “  sloganı ile attığınız adımlar gerçekten süperdi.Komşu ülkelerle sorunları çözüp, gerilim yerine, dostluk ilişkileri kurmak için ilk adımı sizin atmanız, Türkiye’nin ilerlemesi için çok doğru bir adımdı.
 
Ancak son aylarda inanılmaz bir olumsuz dönüşüm içine girdiniz.
 
Libyanın iç işlerine el atıp, Kaddafi’nin yıkılması için muhaliflere 100 milyon dolar verdiniz. Lütfen “ Ama Kaddafi bir diktatör. “ demeyin. Dünyada tek diktatör Kaddafi mi ? Suudi Arabistan kralı seçimle gelmiş bir demokrat mı ?
 
Daha 6 ay önce “ Kardeşimsin “ diyerek sarıldığınız Beşer Esad’a “ Çekil, yoksa yapacağımı bilirim “ dediniz. Doğru, Beşar Esad vatandaşlarına zulum yapıyor, katlediyor ama, dünyada tek zalim lider o mu ? Lütfen “ Suriye’de bizim akrabalarımız var “ demeyin. O zaman Barzani’de kalkar “ Güneydoğu Anadolu’da bizim akrabalarımız var. Onlara kötü muamele yapılıyor. Erdoğan çekilsin “ derse ne yapacağız ?
 
Malatya’ya İran’ı hedefleyen füze sisteminin radarının konulmasına izin verdiniz. Şimdi İran bize düşman gözüyle baksa haksız mı ?
 
Gazze işini abartınız. İsrail’e bir resmen savaş ilan etmediğimiz kaldı. “ Savaş gemilerimiz ile gazze’ye geliyoruz. Sıkıysa engel olsunlar “ diyorsunuz. Böyle bir çılgınlık yaparsanız, İsrail’in “ Geç bakalım “ demesini mi bekliyorsunuz ? Bir çatışma anında, İsraili dövsek bile başta Amerika, batı dünyasının buna seyirci kalacağını mı sanıyorsunuz ?
 
Ayrıca akdenizde İsrail ile çıkacak muhtemel bir çatışmada, özellikle hava savaşlarında sonucun ne olacağını Genelkurmay’a sorun anlatsınlar.
 
Bakın, iflas etti denilen Yunanistan Kıbrıs açıklarında doğalgaz aramaya başladı. Çok kızdınız ve “ Savaş gemilerimizi yollayacağım. “ diyorsunuz. Ne yapacaksınız ?  Petrol arama platformlarını mı batıracaksınız ?
 
Bulgaristan hariç, tüm komşularımızla “ Sıfır sorun “ derken, nerdeyse savaşacak duruma geldik ? Korkarım, yakında sıra Bulgaristan’a da gelecek
 
Sanırım, yakın çevrenizdeki “ Yeni Osmanlı İmparatorluğu “ hayali görenler, “ Dünyada dengeler değişiyor. Bize büyük fırsatlar var “ tezini size kabul ettirmişler.
 
Doğru, dünyada denge değişiyor. Eski batılı empetryalist devletler gözlerini orta doğudaki enerji kaynaklarına dikmişler ama, bu pastanın aslan parçasını bize yedirmezler. Türkiye bu süreçte elbette ektif olmalı ve bu enerji paylaşımında payını almalı ama, hayallere dalıp, herkesin işine burnunu sokup, herkese sataşıp ayar vermemeli.
 
Türkçede güzel bir deyiş vardır bilirsiniz:
 
“ Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak. “
 
Bugün dolu dizgin girdiğiniz bu çılgın yolun en güzel açıklaması, bence bu deyişte gizli:
 
“ Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak üzereyiz. “
 
Evet makro ekonomik dengemiz iyi. Ama bu denge  büyük ölçüde sıcak para girişi ile oluyor. Savaşa giren Türkiye’de bu para kaçtığı gibi, bu kez  ulusal servet dışarı kaçar. Ekonomi tepetaklak olur.
 
Ve hepsinden önemlisi, cam evde oturanlar, başkasının evine taş atamaz.
 
PKK terörü, demoklesin kılıcı gibi tepemizde. Türkiye, bir ufak kıvılcımla her an kendini iç savaşta bulabilir. Giderek azan ve şımaran PKK terörü, milyonlardaki öfke duygusunu patlama aşamasına getirdi.
 
Bakın siz dün Obama ile yeni dünya düzenini dizayn ettiğinizi sanırken, Ankarada Başbakanlığa 200 metre uzaklıkta araba patladı, 3 kişi öldü. Ben bu yazıyı yazmaya başlamadan önce gelen haberde Siirt’te PKK’nın polis sanarak 4 vatandaşımızı roketle paramparça ettiğini öğrendik.
 
Bugünkü patlamada parçalan sadece 7 masum  insanın vucudu değil, bir ülkenin ruhuydu.
 
Sayın Başbakan... 
 
Lütfen hemen frene basın ve girdiğiniz bu çılgın yolda dönün...
 
Ve bir tercih yapın...
 
Siz Türkiye’nin Başbakanı mısınız yoksa, yeni Osmanlı İmparatorluğunu kurmaya soyunmuş modern zamanlar islam halifesi misiniz ?
 
Ben sizin Türkiye 73 milyon vatandaşının mutluluğu, refahı ve güvenliği için hizmet eden Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olmanızı istiyorum.
 
İnanın, Türkiye için de, sizin için de doğru olan bu...
 
Saygılarımla,
 
Aydın Özdalga

@aydinozdalga on twitter