Başbakandan Kurmaylara Ders

Değerli düşünür dostlarım,

Askerlerin Başbakan’a öncelikle ve özellikle güvenlik konularında olmak üzere brifing vermeleri geleneksel ve doğal bir durumdur. Stratejik seviyedeki kapsamlı planların hazırlanmasında Hükümet direktifine ihtiyaç vardır. Bahse konu direktifin istihraç edilebilmesi (çıkarılması) içinse evvela genel konsept ve doktrin bazında hükümet üyeleri için konferanslar tertiplenir. Geçen hafta içinde tam tersi bir gelişme yaşandı ve sayın Başbakan Harp Akademileri Komutanlığında kurmay subaylara konferans verdi. Konu Türkiye’nin terörle mücadele stratejileri ve dış politikası imiş. Basına kapalı olarak verilen konferans yaklaşık bir buçuk saat sürmüş ve bittiğinde kurmaylar sayın Başbakanı ayakta alkışlamışlar.

Değerli düşünürler, Başbakan’ın güçlü belagatı ile irticalen konuşma yeteneği ve karizmatik liderliği asla tartışılamaz ve takdire şayandır. Tabiatı ile Liderlik konusunda rol model olabileceği kesindir. Konferans metnini temin etme şansım olmadığı için içerik konusunda yorum yapmak olanaksız ancak eminim uzun ufuklu vizyon ile hazırlanmış çok yararlı bir sunum olmuştur ve kurmaylar müktesebatlarını zenginleştirmişlerdir.

Harp Akademileri bünyesinde eski devlet adamlarının, akademisyenlerin, gazetecilerin, iş adamlarının, sanatçıların, kanaat önderlerinin,yazarların vs. zaman zaman davet üzerine teşrif ederek kendi konularında konferanslar vermeleri alışık olunan bir durumdur. Ancak görevdeki Başbakan’ların bu çatı altında konferans vermeleri pek sık rastlanan bir durum değildir. Kanımca bu konunun haber niteliği de tam buradadır ve şu soruları akla getirmektedir.

1. Bu konferans hangi ihtiyaca binaen tertiplenmiştir ?

2. Zamanlaması manidarmıdır ?

3. Talep-Davet Genel Kurmay Başkanlığı tarafından mı yapılmıştır? yoksa Başbakan mı böyle bir konferans vermek istemiştir ?

4. Gaye kurmay subayları eğitmekmidir yoksa kamuoyuna asker–hükümet ilişkilerinin normalleştiğini ve askerin sivil idareye bağlılığını göstermekmidir ?

5. Katılan kurmay subaylar; bir önceki baş komutanlarının ve belkide kendilerine örnek aldıkları üst düzey kurmay subayların konferansçının başında olduğu hükümeti yıkma teşebbüsünde bulunmak ve terörist faaliyetlere katılmak suçlaması ile tutuklu bulundukları bir dönemde nasıl bir ruh hali içinde dinlemişlerdir acaba ?

Saygılarımla,

Serdar DURAT
Stratejist