Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu

Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri bitti ve Ekrem İmamoğlu ezici bir üstünlükle rakibi Binali Yıldırım’ dan çok oy olarak başkanlığı aldı biz de rahat bir nefes aldık İstanbul halkı olarak. O gün ile ilgili gözlemlediğim şeyleri de sizlerle paylaşmak isterim.

Öncelikle ilk sonuçlar rakamlar açıklandığında Binali Yıldırım’ın çıkıp, İmamoğlu’ nu tebrik etmesi çok centilmence idi. İlk seçimlere göre oyların artması da enteresandı. Halk arasında Akp’ yi ve daha doğrusu Tayyip Erdoğan’ı istemeyen kesime aitti. Yani Erdoğan her yerde çıkıp, Binali Yıldırım’ın arkasında durdukça oylar da Ekrem İmamoğlu’ na kaydı. Gerçekten böyle mi oldu? Bu konuda bir anket yapılmadıkça ben bu savın doğruluğundan emin olamam. Bir taraftan da halkın ancak Belediye Başkanlığı seçimlerinde varlığından haberdar olduğu İmamoğlu’nun neden bu kadar çok oy aldığını mantıklı bulduğumu söyleyemem. Hizmet ise konu evet tabii ki akp kökenli bir aday devletle olan yakın ilişkisi ve desteği ile İstanbul’u daha iyi yönetirdi. Çünkü zaten belediyecilikte Akp yıllara dayanan tecrübesi ile çok daha başarılı olurdu. Böyle bir anti akp ve anti Cumhurbaşkanı tepkisi oldu ise neden Başkanlık seçimlerinde oy oranları bu şekilde çıkmadı ve Muharrem İnce ipi göğüslemedi? O da çok sevilmiyor muydu, samimi bulunmuyor muydu?

Ben bu sonuçları biraz 2003 de Deniz Baykal’ın kaset olayı ile gitmesi gibi görüyorum. Birdenbire biz gerçek miydi değil miydi, montaj mıydı derken, her şey olup bitiverdi ve yılların siyasetçisi sahneden çekildi yerine bir bürokrat Kemal Kılıçdaroğlu geliverdi. Yani her şey o gün de olduğu gibi belki büyük bir planın parçası ya da gerçekten adam kazandı….

Osman Öcalan meselesi

Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerinden önce Trt Kürdi’ ye çıktı ve terörist başının Belediye Seçimleri ile ilgili ‘tarafsız kalın’ ana fikirli mektubunu değerlendirdi. Burada manidar olan şuydu. Tutuklu Hdp Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın İmamoğlu’nu destekleyin mesajına karşılık, teröristbaşının bir anlamda Yıldırım’ a yarayacak tarafsız kalın mesajı ve bunun zamanlamasıydı. Yani Trt Kürdi’ ye çıkma zamanı…Tam belediye seçimlerinin öncesinde olmasıydı. Sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da bu konu ile ilgili açıklamaları geldi. O da bize Trt Kürdi’ yi kurarken kimse neden kurdunuz demedi ve ben Osman Öcalan’ın kırmızı bülten ile arandığından habersizdim demesiydi. Enteresan açıklamalardı, mümkün müdür bunu bilmemesi? Bana çok inandırıcı gelmedi doğrusu. Ama Trt Kürdi’nin de bir tv olduğu ve izlenirliğin artması konusunda haklı olabilir tv culuk açısından bu röportaj ilgi çekici midir? Evet. Ama kırmızı bültenle aranan bir suçlunun önünde Kürdi bile olsa Trt’ ye çıkması ne kadar doğrudur? Tartışılır…Ama ondan daha ilginç bir şey daha var bence o da şu evine kadar röportaj yapmaya giden Trt ekibinin girdiği bir yer bu kadar ayan beyan ortada iken bizim devlet olarak bu suçluyu gidip yerinden alamıyor olmamızdır. Bence bu konu tv na çıkmasından ve röportaj vermesinden daha önemlidir…     

Sözün özü Adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin de adaletli olması gerekir. Blaise Pascal

 

A+ A-