Bir kitap, ''Kod 5'' Haluk Özdil

Anadolu Topraklarında Yatan Büyük Bir Sır...

Twitter'da uzun zamandır ilgiyle takip ettiğim bir kişi bu kitabın fotoğrafını yayınladığında hemen ilgimi çekti. Bazı sayfaları eklediğindeyse, okuduğum satırlar, hemen kitabı edinmeliyim dedirtti bana.

Kitabın birinci baskısı tam 10.000 adet basılmış.

'1830 rakımlı Türbetepe'ye düşen Atlasjet üç parçaya ayrılmış, uçağın gövdesi tepenin üzerinde kalırken, kuyruk ve ön kısmı yüz elli metre aşağıya savrulmuştu. Saatler 02.05'i gösterirken bir helikopterin ışığı aydınlattı Türbetepe'yi. Etraftaki kar kalıntılarını savurarak az ilerdeki küçük düzlüğe iniş yapan helikopterden hızla inen dört kişi, önce gövdenin olduğu bölüme yöneldiler. Kalın kar anorakları giyinmiş, başları kapüşonlu adamlar kuvvetli el lambalarıyla cesetlere bakarak ilerlemeye başlamışlardı. En öndeki birden bağırdı:' satırlarıyla başlıyor kitap...

İlerleyen sayfalarda ; 'Mustafa Kemal'in Meksika'da araştırma yapmak için' diye de devam ediyor. En iyisi fazladetay verip işin sırrını bozmayayım.

Eğer sizde benim gibi bu tip kitaplara meraklıysanız, elinizden düşürmeyeceğinize eminim.

••••••••••••

MİNİ MİNİ İTİRAF...

Sizlerle bir yılı aşkın süredir birlikteyiz. Beni az çok tanıdınız. Hayatta yalan söylemeyeceğimi biliyorsunuz. Yaklaşık iki haftadır bozulan telefonum için, elma mağazalarından randevu almaya çalıştığımı yazmıştım. Hatta para ile randevu ayarlayanlara da çok kızdım demiştim.

Fakat abartısız gece - gündüz uğraşmamıza rağmen bu işi başaramadık. Duyumlarımıza göre dört ay randevu alamayanlar varmış.

Sevgilim bakmış olmuyor, en sonunda pes etmiş, dün için parayla randevu almış. Aslında bu büyük bir rezalet.! Onlar bu kadar rahat nasıl randevu alıyor, içeriden birileri mi işin içinde bilemiyorum. Durduk yere kimsenin günahını alamam.

Telefonum incelendikten sonra, kamera arızası sebebiyle, mecburen bırakmamız gerekti. İnşallah iki gün sonra teslim edecekler. Bende kaldım mı internet bağlantısı olmayan minicik Hokia telefona... Sevgilim akşamdan beri pek neşeli. Telefonuma bakıp bakıp gülüyor. Neyse bizim yedi numara tamirden dönsün intikamım çok acı olacak :).

••••••••••••

YENİ SEZONA DAİR UFAK NOTLAR ...

Ekose ve pötikare gömlekler ...
Volan detaylı gömlekler...
Kot elbiseler...
Tunikler...
Gömlek gibi elbiseler...
Beyaz lastik ayakkabılar...
İddialı Çizgililer...
Çiçek desenleri...
Puantiye...
Uzun bağcıklı sandaletler...
Göbeği açıkta bırakan tişörtler...
Bomber ceketler... (Renkli - saten - militer - işlemeli)
Danteller...
Fırfırlar...
Kloş etekler...
Pilise etekler...
Desenli Kimonolar...
Tek omuzlu kıyafetler...
  'kırmızı pabuç' bu sezonda tahtını koruyor... (Kırmızı olsun üç kuruş fazla olsun)

Şimdilik yeni sezondan ilk gözüme çarpanlar bunlar. Anladığım kadarıyla oldukça renkli bir sezon kapıda.

Aman kızlar havayı kapalı görüp, tatlılara - abur cuburlara yüklenmeyin. Yoksa 'akşam yediğimiz hurmalar' vaziyetleri mazallah.

••••••••••••

LÜGAT 365...

Gelelim bu haftaki kelimemize;

REHAVET
Vücudun ağırlaşmış olması. Gevşeklik. Tembellik. Dilimize Arapçadan geçmiştir. Genişlik ve gevşeklik manasında ki rehâ kelimesinden türetilmiştir.

••••••••••••

 
Sevgili Evren, bugünden Pazartesi gün doğana dek;
sağlıkla - bereketle - huzurla - endişesiz - acabasız- şarkılar mırıldanarak - gülümseyerek geçsin günlerimiz pls.

Pazartesi gününe kadar hoş kalın, hoşça kalın.