Bir Tarık Akan geçti bu dünyadan...

Çocukluğumun, gençliğimin en güzel hatıraları arasında yer alır Tarık Akan. Çakmak, çakmak bakan yeşil gözleri, upuzun boyu, sıcacık gülümsemesi ile hangimizi kalbinin orta yerinden vurmamıştır ki.

Mavi Boncuk, Ah Nerede,Hababam Sınıfı, Bizim Aile ve vb filmlerde kah güldük, kah ağladık. Aşka sevindik, yokluğa üzüldük. İçimizi sıcacık eden filmlerdi. 

Maden, Sürü, Yol, vb ise Akan'ın sinemografisinde farklı bir döneme girdiğinin işaretleri idi.

Hiç tanımadığım halde adamın dibiydi benim için. Ve eminim başkaları içinde öyleydi. Ben yıllar vardır katılımı bu kadar yoğun bir cenaze töreni görmedim. Mahşer yeri gibiydi resmen (klostrofobim olmasa gidecektim sadece televizyondan izleyebildim). Cenaze merasimine katılanlar Teşvikiye Camiine sığmadı, kalabalık ara sokaklara taştı.

Paraya tamah etmediği, dizilerde oynamamasından belliydi. İstese çıkar aslanlar gibi oynar, parasına para katardı. Onun yerine eğitimi seçti. Mezun olduğu Taş Mektebine sahip çıktı, sil baştan yeniledi. Belgeseller çekti. 

Dost canlısı olduğu besbelli, çünkü kötü günlerinde neredeyse ilk koşanın o olduğunu okudum bolca.

Evlatlarına gelirsek, maşallah hepsi pırıl pırıl gençler. Hangisine bugüne kadar gazetelerin magazin köşelerinde rastladık. Hangisini sevgilisiyle, arabasıyla, giyimiyle gördük, hiçbirini. 

Tarık Akan, hep mazlumun, işçinin yanında oldu. Her devre göre dönmedi. Tek bir duruşu vardı, öylede yaşadı ve göçtü gitti bu dünyadan. Mekanı cennet olsun. Allah sevenlerine sabırlar versin.

Hafize Anaya, İnek Şaban'a bizden selam söyle. 

Yolun  ışık olsun. Unutulmayacaksın.

••••••••

YEŞİLÇAM FİLMLERİ...

Bir zamanlar Türk filmlerinin senaryoları ne kadar çabuk yazılır, çabucacık çekilirdi. 

Zengin kız fakir oğlan ya da tam tersi. Baba ise daima fabrikatör olurdu. Baba rolünde; Hulusi Kentmen, Nubar Terziyan vb. Anne hep ev kadını, bazen kokoş, bazen kötü, bazende fettan. Unutulmaz anne rolleri; Adile Naşit, Şükriye Atav, Leman Akçatepe, Suna Pekuysa vb.

Evin şımarık ama iyi kalpli kızı; Belgin Doruk, Gülşen Bubikoğlu, Filiz Akın, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik vb. 

Uşak Cevat Kurtuluş, Ahçı Necdet Tosun, malikane yamağı Sami Hazinses, hizmetkâr Mürüvvet Sim.

Kötü adamlar olmadan olur mu, Erol Taş,  Bilal İnci, Kenan Pars, Turgut Özatay, Önder Somer, Hüseyin Baradan.  

Ya kötü kadınlar; Neriman Köksal, Suzan Avcı,  Aliye Rona, Lale Belkıs, Sevda Ferdağ vs. Hele o kadın ve erkek oyuncuların kötülük kokan kahkahalarını, şeytani bakışlarını, ellerinde ki kristal kadehleri unutmak ne mümkün.

Tarık Akan, Ayhan Işık, Sadri Alışık, Ekrem Bora, Göksel Arsoy, İzzet Güney, Tamer Yiğit, Ediz Hun, Kartal Tibet, Cüneyt Arkın vb ya fabrikada işçi, ya köşkte şöför, ya da evin arsız oğlu rolleriyle karşımıza çıkarlardı. 

Her şekilde bizi güldürmeyi başaranlardan aklıma gelenler; Vahi Öz, Öztürk Serengil,  Münir Ozkul, Ali Şen, Feridun Karakaya.

Dilimizde, damağımızda, hoş bir seda bıraktı tüm bu filmler.

Yaşayanlara Allahtan sağlıklı uzun ömürler, vefat etmiş olanlara da, gani gani rahmet diliyorum. 

Bizim nesil bu filmlere büyüdü, emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.

•••••• 

NELER OLUYOR...

Geçenlerde şort giydiği için halk otobüsünde Ayşegül Terzi ismindeki hemşireye uçan tekme atan, bir ruh hastası çıktı ortaya. Adı Abdullah soyadı Çakıroğlu bu zatın. Neymiş, kurallara uygun giyinmemiş Hanım kızımız. Kime neye göre kurallar, kim ne isterse giyer çıkar sokağa. Bunu sormak sana mı kaldı. Sen kimsin, anası mısın babası mı. Bu adamı önce serbest bıraktılar, sonra sosyal medyada homurdanmalar başladı. 

Bu kez  “Halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmek” suçlamasıyla ile yakalama kararı çıkartıldı.  Kararın ardından Abdullah Çakıroğlu tekrar gözaltına alındı. Baştan bırakmayacaklardı, şimdi bu adamı örnek almaya kalksalar olacakları düşünmek dahi istemiyorum. 

****

Ya iki gün önce İzmir'de olanlar. Atamasını bekleyen genç öğretmen, part time çalıştığı kafeden dönerken, yolda karşına çıkan iki magandadan, birinden arkadaşlık teklifi alıyor. Hanımefendi red edince yüzüne yumruk ve tekme atarak saldırıyorlar. Ve sonra kaçıp gidiyorlar. Şu anda da polis her yerde bu adamları arıyor.

Gerçekten bu nedir yahu, biz kadınlar yolda rahatça yürüyemez, şort giyemez hale mi geleceğiz. 

Cevap veriyorum asla bizi yıldıramazsınız. Türk kadının gözü pektir. Öyle kolay kolay pabuç bırakmayız. Haberiniz olsun.

•••••••••••••

Sevgili Evren tüm haftamız;  sağlıklı, varsa hayatımızda ki karanlıkların toz olup uçacağı,   umutlu, huzurlu,  bereketli, off değil ohh diyeceğimiz, yaşasın diyerek sevinçle yerimizden fırlayacağımız, kafası kötülüğe değil iyiliğe çalışanların etrafımızda olacağı, dertsiz, tasasız, tadından yenmez olsun, hepimize pls ...

Perşembe gününe  kadar hoş kalın, hoşça kalın.

Elvo'dan not: 2016 - 2017 Eğitim ve Öğretim yılı tüm öğrencilerimize & öğretmenlerimize hayırlı olsun. 

Kitap okumanın, hayal kurmanın, sevginin, paylaşmanın, hakkaniyetli olmanın kıymeti vurgulansın bu yıl sıkça lütfen.