Bir yemin ettim ki dönemem

Değerli Düşünür Dostlarım,

Malumlarınız olduğu üzere seçilen Millet Vekilleri halen yürürlükteki Anayasa gereğince aşağıdaki yemin metnini TBMM de kürsüden yüksek sesle okuyarak and içerler. 27. Dönem yemin töreninde bir istisna ile 549 Millet Vekili bu metne sadık kalarak yemin etmişlerdir. 

"Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma, büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim"

Bahse konu fire HDP Ağrı MV Leyla Zana dır. 

Türk milleti "demeye dili varmamış, "Türkiye milleti " şeklinde  değiştirerek okumuştur. Bu durumda Leyla Hanımın yemini geçerli sayılmamıştır.

Sevgili okurlar,

Bu yemin metni için mükemmeldir, kusursuz dur, daha iyisi olamaz , asla değiştirilemez diyebilmek gayet tabi ki mümkün değildir. Ancak halihazırda ki yasal geçerliliği konusunda şüphe olmadığı gibi hiç bir MV adayının hiç bir nedenle yemin metnini değiştirmek hakkı ve hürriyeti de yoktur. 

Seversiniz, sevmezsiniz, beğenirsiniz veya beğenmezsiniz ama TC Devletine kafa tutarcasına kendi kafanıza göre yemin edemezsiniz.

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük MV Mehmet Ali Şahin, partisinin Karabük İl Başkanlığının Kültür ve Eğitim Merkezi'nde düzenlenen İl Danışma Meclisi toplantısında yaptığı konuşmada, HDP Ağrı Milletvekili Leyla Zana'nın yemin metnini değiştirmesiyle yaşanan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş. Şahin, TBMM’de milletvekili yeminin tartışılmaya başlandığını belirterek, " Bu metni çok beğendiğimiz için, içimize sindiği için yemini yapmış değiliz, Darbe ürünü 1982 anayasası yürürlükte kaldığı sürece, bu anayasa ve bu yemin metni hep tartışılmaya devam edilecektir. O nedenle bir an önce bu darbe ürünü anayasa yerine sivil bir anlayışla yazılmış anayasayı TBMM yürürlüğe koyabilmelidir" demiştir.

Zana'nın yeniden yemin etmeye gelmeyeceği konusunda açıklaması bulunduğunu anımsatan Şahin, sözlerini şu şekilde sürdürmüş.

"Tabi ki anayasada iç tüzük neyi gerektiriyorsa yapılacaktır. Ancak burada üzerinde durulması gereken önemli bir husus var. 6 dönem yemin etmiş biriyim. Yemin metnini çok beğendiğimiz için, içimize sindiği için bu yemini yapmış değiliz. Çünkü hiçbir demokratik bir ülkenin Meclisi'nde ve anayasasında olmayacak şekilde kötü yazılmış olan bir yemin metnidir. İdeoloji, ayrımcılık kokan baştan sona imla hatalarıyla dolu ve tabi ki darbe ürünü bir anayasanın yemin metnidir. Darbe ürünü 1982 anayasası yürürlükte kaldığı sürece bu anayasa ve bu yemin metni hep tartışılmaya devam edilecektir. O nedenle bir an önce bu darbe ürünü anayasa yerine sivil bir anlayışla yazılmış anayasayı TBMM yürürlüğe koyabilmelidir. Bu yeni dönemde AK Parti olarak en önemli hedeflerimizden bir tanesi budur."

Şahin, "AK Parti olarak anayasayı değiştirdiğinizde yemin metniniz nasıl olacak, bundan farklı mı olacak" diye sorulabileceğini aktararak, "Biz geçtiğimiz 24. dönemde yeni bir anayasa metni hazırladık, uzlaşma komisyonuna sunduk ve kamuoyuyla paylaştık. Bizim yeni anayasada, sivil anayasada ön gördüğümüz yeni yemin metnimiz, her türlü ideolojiden, ayrımcılıktan uzak, çağdaş ve demokratik bir ülkede, mecliste bulunması gereken üstüne ant içilmesi gereken bir metindir" ifadesini kullanmış.

Yeni anayasada düşündükleri yemin metninin ; 

 "İnsan haklarına, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye bağlı kalacağıma, devletin bağımsızlığını, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, mukaddesatım ve şerefim üzerine yemin ederim" şeklinde olduğunu vurgulayan Şahin, şöyle devam etmiş ; 

"Hiçbir tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesi, etnik kökeni, ana dili ne olursa olsun herkesin gönül huzuruyla üstünde yemin edebileceği bir yemin metnidir. 

Sevgili okurlar,

Yan yana koyup mukayese edildiğinde şimdiki yemin metni ile yeni anayasada düşünülen metin arasındaki farkları çok dikkatli okumak gerekir. Bu değişiklik yalnızca sadeleştirme ve herkesin gönül rızasını alma çabasından ibaret olmayıp farklı niyetleri bünyesinde barındırmaktadır. 

Demokratik haklarımızı kullanarak sormak isteriz ki ; Sayın Şahin, AKP iktidarının kesintisiz 13 yıl ülkeyi yönettiği dönem içinde Bakanlık, Başbakan yardımcılığı ve TBMM başkanlığı görevlerinde bulunmanıza rağmen neden içinize sindiremediğiniz, darbe anayasası ürünü bu yemin metnini değiştirmediniz ? Neden bu kadar eleştirdiğiniz bir metine bağlı kalarak altı kez yemin etmeyi kabül ettiniz ? 

Vatanın ve Milletin bölünmez bütünlüğü,
Laiklik,
Cumhuriyet,
Atatürk ilke ve inkilapları
Anayasaya sadakat konuları bundan böyle yeni yemin metni ile Millet Vekillerinin namuslarından bağımsız hale getirilmeye ve sorumluluk alanlarından çıkartılmaya mı çalışılmaktadır ?

Netice olarak demem odur ki yemin metninin içeriği ne olursa olsun asıl önemli olan husus  ; yeminine sadık kalabilmek, sapmalar halinde namussuzluğunu ve şerefsizliğini kabul ettiğini ilan edebilmektir.

Bizim bu konularda esneklik sağlayan ; 

 " Yalandan kim ölmüş " " Yemin etsem başım ağrımaz" " " Laf ağızdan çıkar " " Doğru söz yemin istemez" gibi muhteşem atasözlerimiz vardır.

Dolayısı ile sözünde durmadıktan, yeminine sadık kalmadıktan, başından ekmek kırıp huzurla yemininden dönebildikten sonra yemin metni eski olsa ne yazar yeni olsa ne ?

Saygılarımla,

Serdar Durat
Stratejist