CHP, İş Bankası ve Büyük Çelişki


Önce "İş Bankası nasıl doğdu?" sorusunun cevabını irdeleyelim.

Hindistan Müslümanları, Türkiye'nin Kurtuluş Savaşı üzerinden emperyalizme karşı mücadele veriyor. O gün için dünyadaki tek örnek!
Hundistan Müslümanları, bu mücadeleye destek olmak için (O tarihte Hindistan ve Pakistan olarak henüz ayrılmamışlar. Yani Hundistan'dan kastım alt kıtasıdır.) topladıkları bir milyon lirayı Ankara’ya gönderirler.

Ancak para Ankara’ya gelinceye kadar; Yunan İzmir’de denize dökülmüştür bile.

Gelen parayı Celal Bayar'a teslim eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk, derhal bir banka kurulmasının talimatını vererek, söz konusu paranın değerlendirilmesini ister.

Nitekim İş Bankası da bu şekilde doğar.

Yıllar çabuk geçer. Celal Bayar, Demokrat Parti'nin kurulmasıyla Cumhurbaşkanı olur.

BAYAR’IN HATIRATI

Celal Bayar, Atatürk’ün talimatıyla kaleme aldığı ‘Bende Yazdım’ adlı 8 ciltlik hatıralarında bu konuları detaylı bir şekilde anlatır.

Yıllar önce okuduğumda aklımda kalmıştı. Atatürk’ün Çankaya’daki meşhur sofrasında rakı bardağı yoktur. Gazi çok sinirlenir. Hemen Bayar’ı arttırır. Kredi finansmanının İş Bankası'ndan karşılanmak üzere, derhal bir şişe cam fabrikası kurulmasının talimatını verir.

İşte Türkiye'nin gururu Paşabahçe'nin doğuşu da böyledir.

Ve bugün dünya çapında sanayi tipi cam üreten o kurum, dünya piyasalarına damgasını vurmuş olur. (Aşağıda bu cam konusuna değineceğim.)

CHP’NİN İŞ BANKASI HİSSELERİ

Olayları içinde yaşandığı şartlara göre değerlendirme alışkanlığı olmayan bir toplumuz.

Nihayetinde İş Bankası bir şirkettir.

Ticari şirketin de ortakları olması gerekir.

Devleti inşa eden Atatürk de devlet inşasında kurumların da inşa edilmesi gerektiğinin bilincinde bir liderdir.

Atatürk ne diyor?

"Türklük esasen bir dil meselesidir"

Bu nedenledir ki, Türk Dil Kurumu'na özel bir önem vererek sürekliliğini garanti etmek istemiştir.

Atatürk başka ne diyor?

"Çağdaşlık demokrasiden geçer, demokrasi de siyasal partilerle icra edilir. İcraatın aracı da siyasi partilerdir."

CHP de Atatürk'ün kurduğu siyasal bir kurum/partidir. Ve tabii ki sürekliliğini ister. Süreklilik kazanmasını istediği kurumlar için de gereğini yapmaktan geri durmaz. İş Bankası hisselerinin bir kısmını CHP’ye bir kısmını da Türk Dil Kurumu'na verir.

CHP RANT KURUMU MU?

Gel zaman git zaman, Atatürk’ün bu akıl almaz vizyonu yozlaşmış ve CHP-İş Bankası ilişkisinin kurumsal rant haline dönüştüğüne dair emareler baş göstermiştir.

Soğuk hava deposu yokluğunda gıda maddeleri nasıl çabuk çürürse, iktidara gelememe hasleti de CHP’yi kurumsal çürüme sürecine sokmuştur.

CHP’nin İş Bankası hisseleri konusu, aslında bu çürümenin belirgin kokusu olarak etrafa yayılmaktadır.

Bu yozlaşmayı bir anekdotla özetlemek mümkündür.

Sıradan bürokratlıktan siyasete atılan Kılıçdaroğlu müktesebatı itibarıyla özel sektörde iş bulma şansından yoksundu. CHP kontenjanından ‘yağlı ballı’ İş Bankası yönetim kurulu üyesi oldu. İş Bankası'ndaki koltuğunu fırsat bekleme istasyonu olarak kullandı. Zamanı gelince de genel başkanlık koltuğuna sıçradı.

ETNİK KİMLİĞİ ÖNE ÇIKARMA HATASI

Yeniden devlet kuruyorsunuz. Allah’ın büyük lütfu Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi müthiş vizyonlu kurucu bir baba var.

Zamanın benzer liderleri; Nasır, Bhutto, Lenin gibi liderlerden geride kalanlara bakınca büyüklüğü daha iyi anlaşılıyor.

Kurucu baba ne diyor! "Ne mutlu Türk’üm diyene" ve "Türk'lük esasen bir lisan meselesidir"

Biraz klişelere daldığımın farkındayım; ama değinmek istediğim hassas bir konu var.

Vatanın 4 bucağında savaşan/savaşmış Atatürk, aslında homojen bir toplum olmadığımızın farkındaydı.

Bu nedenle etnik farklılıklardan uzak duruyor. Lisan şemsiyesi altında ahaliyi bir arada tutmaya çalışıyor. "Ben Türküm ve mutluyum" diyen her vatandaşı kabul görüyor ve bu yönde kimseye challenge edecek mahal bırakmıyor.

Ama bugünkü CHP Gazi’nin prensiplerini çiğnemiş vaziyette.

Dersim Tuncelili Kılıçdaroğlu, İş Bankası Yönetimine CHP Genel Başkanı yetkisiyle kendi hemşerisini atıyor. Atayamaz mı? Elbette atayabilir. Belki atanan kişinin liyakati fazlasıyla buna imkan veriyordur.

Ama konumuz bu değil.

Yazımın başında sözünü ettiğim Şişe Cam Fabrikaları var ya. Orada da CHP’nin İş Bankası üzerinden kaldıraç yapıp inşaat sektöründeki toptan cam distribütörlerinin tamamının Alevi vatandaşlar olduğunu görüyoruz. Burada bir kanuna aykırılık, yolsuzluk var mı? Haşa yok!

Burada var olan siyasi rantı kurumsallaştırarak tekelci bir durum yaratmak. Fakat bu yapılanma beraberinde verimsizliği de getiriyor.

CHP’nin önemli koltuklarında oturan bir alay değerli Prof. Dr. ekonomist var.

Medyada genelde CHP’ye teşne olan ortamlardaki bol bol ahkam keserler.

Ama önemli bir sektör olan inşaat camı sektöründe serbest piyasa koşullarının işlemediğini ve bir siyasi partinin bu verimsizliğe ortam hazırladığından söz etmezler ne hikmetse.

Üzgünüm! Irkçılık-ayrımcılık gibi ucuz kahramanlıklardan kaynaklanacak, saldırılara maruz kalma riskini almak zorunda kaldım.

Esasen mizacıma ters, fakat Kılıçdaroğlu’nun "İş Bankasından kasamıza giren para yok" gibisinden kasaba politikacısı uyanıklığını görünce topa girmek zorunda kaldım.

Özetle, bu bir etnik politika uygulamasıdır.

FİL ÇOK BÜYÜK

Bir Hint atasözüne göre, odadaki fil ne kadar büyük olursa, içeride oturanların odadaki filden söz etme olasılıkları da o kadar düşük olurmuş.

Başlıkta sözünü ettiğim Büyük Çelişkide burada işte.

Soralım:

Size göre Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dünya tarihine en büyük katkısı nedir ?

Cevabınızı bilmiyorum; ama bana göre en büyük katkısı çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede ‘Din ve Devlet’ işlerini ayırıp laiklik ve sekülariteyi ihdas etmesi olmuştur. Ki, tüm dünyada Türkiye'nin ayrılacağı da budur.

Şimdi Hindistan’da 300 milyon Müslüman yaşamakta. Onların ataları emperyalizme, Hıristiyan haçlı seferlerine karşı anavatanlarını savunan Türklere dini duygularla para toplayıp yardımda bulunuyor. Bu para sonunda İş Bankası'nın kuruluş sermayesi oluyor.

"Atatürk’ün partisiyiz" diyerek göğsünü kabartıyorsun; ama Müslümanların kardeşlik dayanışması olarak gönderdiği parayla kurulan bankadan nemalanıyorsun.

Şimdi nerde kaldı senin laikliğin? Nerde kaldı senin Atatürkçü’lüğün? Sence bu paradan nemalanmak helal mi?

ÇÖZÜM NE ?

CHP’ye akıl vermek benim haddime düşmez. Anlı şanlı profesörler, büyükelçiler ve iktisatçılar mebzul miktarda Meclis grubu sıralarında dirsek çürütüyor.

Ama ben olsam ne yapardım?

Madem ki İş Bankası sermayesi Kurtuluş Savaşı için gönderilmiş, İş Bankası ve Şişe Cam fabrikaları hisselerinin bir kısmını şehit ailelerine verirdim. Diğer bir kısmını da piyango yoluyla halka bilabedel dağıtırdım.

Böylelikle Atatürk’ün miraslarından olan CHP de tıpkı Türk Dil Kurumu gibi vakıf olmaya doğru büyük bir adım atmış olurdu.

A+ A-