Cumhurbaşkanlığı ve şehitlik makamı



Değerli düşünür dostlarım,
Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim öncesi seri toplu açılış törenlerinden birini daha dün Kayseri’de gerçekleştirmiş ve bu anlamlı vesile ile yine vatandaşlara seslenmiş.Erdoğan'ın konuşmasında yine çok dikkat çekici ve ibret verici açıklamalar yer almış. 
Erdoğan, "Cumhurbaşkanı olarak, milletin tarafında olan bir insan olarak bir şeyi söylemem lazım; ben her partiye eşit mesafedeyim. Gönlümde bir aslan yatıyor, o ayrı ancak bana diyorlar ki ‘tarafsız olması lazım.’ Ben gelirken, ne dedim? Ben milletin tarafındayım, dedim. Şimdi milletimi aldatmak isteyenlere karşı, kalkıp ben tavrımı koymam lazım" ifadelerini kullanmış. 
Lütfen bu paragrafı iki kere okuyunuz. 
Şimdi gelin isterseniz aşağıdaki soruları hep birlikte soralım..
1. Demokratik bir ülkenin Cumhurbaşkanının milletin tarafında olması ne demektir ? millet dışında başka hangi taraflar mevcuttur ?
2. Tarafsız bir CB 'nın gönlünde nasıl bir aslan yatabilir ? 
3. Milleti aldatmak isteyenler kimlerdir ? nasıl aldatabilirler ?
4. Milletin aldatılmaya açık ve hazır olduğunu düşünmek milletin sağduyusuna ve hür iradesine güvenmemek anlamına gelmez mi ?
5. CB 'nın tavrını koyması zımnen de olsa tarafını da belli ederek siyasi bir partiyi desteklediğini göstermez mi ?
6. Seçmen davranışlarını yönlendirmek amaçlı empozeler seçimlerin demokrasi şöleni gibi yapılmasını önlemez mi ?
Bu soruların cevapları Erdoğan'nın şu sözlerinde saklı olup arif olan anlar.

 "Sadece hükümete ve şahsıma saldırıyorlar. Hadi hükümeti anladık, bana niye saldırıyorsunuz? Ben seçime girmiyorum ki. Benim de herkes gibi bir tane oyum var. İnşallah 7 Haziran'da gidip gönlümdeki parti hangisiyse oyumu kullanacağım" .  

CHP-MHP-HDP nin CB nın gönlündeki parti olabilme ihtimalinin takdirini ve yorumunu siz kıymetli okurlarıma bırakıyorum. Böylece hangi partiye oy vereceğini tahmin edebilirsiniz..

Sevgili okurlar,

Mısır eski CB Mursi'ye ve arkadaşlarına karşı yapılanların yenilir yutulur bir olay olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürmüş..

"Dünyanın buna sessiz kalması bilesiniz ki kendini inkarıdır. Eğer 'demokrasi, sandık' diyorsanız, şu anda dün açıklanan bu kararla sandık idama mahkum edilmiştir, demokrasi idama mahkum edilmiştir, milli irade idama mahkum edilmiştir. Çünkü bizim abdestimizden şüphemiz yok, onun için de namazımızdan şüphemiz yok." 

Zatı devletleri halktan 400 Millet vekili isterken , 30 Mayıs 2015 günü Fetih şöleninde Başbakan ile birlikte miting düzenlemeyi planlarken bu ülkede demokrasi ve sandık idama mahkum edilmiş olmuyormu acaba vatandaş merak ediyor ?

Erdoğan,"Mursi, şayet idam edilirse ki inanmıyorum, inşallah edilmeyecek, edemeyecekler, terör örgütüyle mücadele hayatını kaybeden bir kardeşim şehitlik rütbesine erişmiş olacaktır. Ben de eğer böyle bir akıbete uğrarsam, Rabbim inşallah bizlere de o makamı lütfedecektir diye inanıyorum. Şunu unutmayın, şehitler tepesi boş değil. Biri var, bekliyor ve bir göğüs nefes almak için rüzgar bekliyor. Biz, bu yola şehitler tepesinde kendimizi bekleyen yeri şerefle, şanla, gururla, başımızın üzerine koyarak çıktık. Biz, ölürsek bu yolda şehit oluruz. Asıl, o malum takım, onlar ölünce ne olacaklar onlar düşünsünler" demiş.

 

Değerli düşünürler,

Bu nasıl bir ruh ve zihin halidir ? nasıl bir ajitasyon dur ? anlayabilmek pek kolay değil.

Demokratik bir ülkenin, "halk tarafından seçilen " CB neden idama mahkum olmaktan ve şehadet mertebesine erişmekten bahseder ?

Abdestinden ve dolayısı ile namazından şüphesi olmadığına göre siyasi,idari ve hukuki icraatlarından, söylemlerinden, paradigmalarından ve politikalarından da şüphesi olmaması gerekmez mi ?

8 Haziran 2015 sabahı Türkiye'de siyasi dengeler değişirse CB nı nasıl bir hayat bekliyor olabilir ki ?

Sadece 20 gün sonra anlayabiliriz sanırım.