Cumhuriyetin Birleştirici Gücü

Değerli düşünür dostlarım,
Cumhuriyetimizin 89.kuruluş yıldönümü kutlamaları yurt çapında bir çok tartışmaya ve bu yıl ilk kez bu denli bariz biçimde gözlemlenen sosyolojik gelişmelere sahne olmuştur. Türkiye tören ritüellerine ilişkin argumanların, kutlamalar bazındaki resepsiyonların,davetlerin, protokol kurallarının çok ötesine geçmiş ve cumhur, bu benim bayramım istediğim gibi coşku ve sevinçle kutlarım mesajını ortaya koymuştur. Halkımız, gerek seçilmişlerin siyasi yönlendirmelerine ve gerekse atanmışların idari disiplin baskılarına boyun eğmemiş, doğmatik bir refleks ile Cumhuriyetin faziletlerine ve değerlerine sahip çıkmıştır. İnanmış kitleleri ne göz yaşartıcı gaz, ne tazyikli su ve ne de polis barikatları engelleyebilmiştir.

Sevgili okurlar, ülkemizin başındaki en büyük ve ciddi sorun etnisite ve inanç farklılıklarından beslenen terör ve bölünme riskidir. Cumhuriyet ise farklı kültürleri ve hayat tarzlarını tek çatı altında bir arada tutabilen medeni ve yüksek bir değer dir. Nitekim, sokak kutlamalarına katılan coşkulu halk kitlelerinin arasında elllerinde milli bayrağımızı ve Atatürk’ün posterlerini taşıyan, onuncu yıl marşını yüksek sesle söyleyen başları bağlı veya türbanlı genç kadınlarımız/kızlarımız şahsen dikkatimi çekmiştir. Bir o kadar önemli olan diğer konu da, başı açık modern giyimli diğer kadınlarımızın bu tesettürlü vatandaşlarımızı dışlamadıkları gerçeğidir.

Açık kaynaklardan elde edilen bilgiler;Kürt kökenli vatandaşlarımızın da Cumhuriyet bayramı kutlamalarına kendi özgür iradeleri ile katıldıkları yönündedir. Özellikle gençler her türlü empozelerden ve mahalle baskılarından arınarak bu büyük bayramı birlikte kutlamışlardır.

Değerli düşünürler, sadece bu iki tespit bile ülkemizin daha özgür ve müreffeh şartlara kavuşması, iç barışımızın tesisi açılarından gerçekten umut verici olarak görülmelidir. Zira Atatürk, cumhuriyeti bu kutsal topraklarda kader ve ülkü birliği içinde yaşayan her kökenden ve inançtan insanımızın huzuru ve refahı için, onların da desteği ile kurmuştur. Atatürk ve Cumhuriyet, her türlü farklılıklarımıza rağmen bizi yanyana yaşatan ve onurlu bir Millet yapan vazgeçilmez ve birbirinden ayrılmaz paha biçilmez ulusal mukaddeslerimizdir.

Netice olarak ; artık halkımız hiç bir baskı ve yönlendirmeye koşulsuz bir şekilde biat etmeyeceğini, hak ve hürriyetler bazında daha cesur davranacağını, cumhuriyetini koruma  ve kollama görevini hiç bir güce ihale etmeden bizzat kendisi yerine getireceğini göstermiştir. Umarım ülkeyi yönetenler bu iradeyi iyi okurlar.

Saygılarımla

Serdar DURAT
Stratejist
02.11.2012