Denetlenmeyen sistemler çözüm değil sorun üretirler

Değerli düşünür dostlarım,
Son bir hafta içinde gerek ulusal güvenlik,kamu düzeni ve gerekse ekonomik sistemlerdeki  yetersiz/etkisiz denetim veya denetimsizlik sonunda meydana gelen olaylarla ülkemiz aniden acı ve ıstırap dolu bir döneme girdi. Karaman'da sular altında mahsur kalan 18 işçimizden henüz haber alınamazken, dün İsparta'dan gelen bir başka kara haberle daha derinden yasa boğulduk. Elma bahçesinde çalışan 46 işçiyi taşıyan araç aslında 24 olan kapasitesinin çok üzerinde yolcu aldığı için freni patladı ve devrildi. Çoğunluğu kadın ve çocuk 17 emekçi bu kazada can verdi, 28 de yaralı var.

Hakkari ve Diyarbakır'da sokak ortasında teröristler tarafından kalleşçe pusu kurularak şehit edilen sivil kıyafetli ve silahsız askerlerimizin acılarının üzerine bu kadersiz emekçilerimizin kayıpları eklenince gönül dünyamız kapkara oldu.
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi tam da 29 Ekim günü silahlı peşmerge gruplarının
vatan topraklarımızdan ellerini kollarını sallayarak, zafer işaretleri yaparak ve yaşasın Obama diye naralar atarak geçişleri milli onurumuzu ve moralimizi epeyce incitti.
Hal böyle olunca en büyük ve anlamlı bayramımız olan Cumhuriyet Bayramımızı buruk bir şekilde kutlayabildik.

Sevgili okurlar,
"Denetim " İnsanların belirli bir coğrafyada bir arada ve sosyal bir düzen içinde yaşamaya başlamalarından itibaren vazgeçilmez bir güvenlik ihtiyacı olagelmiştir.
Güvenlik ve özgürlük dengesinin sağlanabilmesi için Yönetim şarttır. Sağlıklı ve etkili bir yönetim için ise her şeyden evvel düzgün işleyen bir denetleme mekanizmasına-sistematiğine gerek vardır.Yönetim ve Denetim iç içe geçmiş fonksiyonlar ve süreçler bütünüdür. Yönetim küresel bir kavramdır,bünyesinde faaliyet süreçlerini ve teşkilat yapılarını barındırır. Başlıca dört ana alt öğeden oluşur ki bunlar Planlama-Örgütleme-Yönlendirme ve Denetim dir. Bunların aralarındaki ahenk , denetimin etkinliği ile doğrudan ilişkilidir.
Modern yönetim stratejilerinde iş süreçlerinin tanımı kapsamında risk değerlendirmesi (Risk assessment ) diye bir kavram vardır. Yapılacak her işin bünyesinde barındırdığı öngörülebilir olası tehlikeler en ince detayına kadar listelenir ve işin her aşamasında göz önünde bulundurularak gerekli önleyici tedbirler alınır. Bahse konu tedbirlerin eksiksiz olarak uygulandığına emin olunmadan asla bir adım bile atılmaz.

Değerli düşünürler,
Denetleme; bireysel ve/veya kurumsal odaklı bir eylemin/organizasyonun/yapının/mekanizmanın, mevcut yasalara, genel etik kurallara,önceden belirlenmiş bilimsel standartlara ve usüllere uygunluğunu ölçmek/kontrol etmek için yapılan incelemeler ve araştırmalar şeklinde tanımlanabilir. Amacı eksiklik ve/veya uygunsuzlukların tespiti ve müteakiben ıslah edilmeleri için gerekli tertip ve tedbirleri almaktır.

Hayatın her alanında denetleme vazgeçilmez önemi haizdir. Bazen can kurtarır, bazen kazaları önler, maliyetleri düşürür ve çoğu zaman da yaşam kalitesini yükseltir.
Bu gerçekliğe rağmen her ne hikmetse bizim ülkemizde bireyler ve kurumlar denetlenmeyi pek sevmezler ve denetlenmeden hedeflerine ulaşmak için ellerinden geleni yaparlar. Denetlenmek bir yandan özgürlük alanlarının daralması öte yandan gereksiz bir kaynak sarfı/masraf kapısı gibi kabul edilir.
Gelin isterseniz bu sosyolojik tespitimi somut örneklerle açalım .

-Şöförler trafik polislerini ,
-Bankacılar BDDK yı,
-İhracatçı/ithalatçılar Gümrük muhafaza memurlarını,
-Öğretim elemanları ve öğrenciler YÖK’ü,
-Satış elemanları satın alma ve kalite kontrol yetkililerini,
-İş adamları maliye müfettişlerini,
-Esnaf zabıta memurunu,
-Medya camiası RTÜK’ü,
-Yargı camiası Yargıtay’ı,
-Müteahhitler yapı denetim uzmanlarını tırnak içinde pek sevmezler.

Bu örnekleri arttırmak mümkündür. Denetleyen ve denetlenen kişi ve kurumlar arasındaki ilişkilerin, yetki ve sorumlulukların gözden geçirilmesinin,suistimal ve istismarların önlenebilmesi adına yeniden yapılanma ihtiyacının var olduğu yadsınamaz. Ancak eksikliklere rağmen denetim mekanizmalarının mutlak surette  işlevlerini sürdürmeleri gereklidir. Aksi takdirde çok ağır bedeller ödenmesi kaçınılmaz olabilir.
Gelişmiş ülkelerde denetim bizde olduğu gibi bir yük olarak görülmez, sosyal hayatı ve tüm iş alemini disipline edici bir zaruret olarak algılanır.
Denetleyen de denetlenen de kurallara saygılıdırlar.

Netice itibarı ile demem odur ki ;Denetimden kaçarak elde edilecek sözde fayda, insan hayatı ile ödenecek bir maliyet getiriyorsa bütün bu ihmaller zinciri/aymazlık /vurdumduymazlık ne diye ? Küçük çıkarlar, doymak bilmeyen dünyevi hırslar yaşanan acılara değer mi ?

Sevgili okurlar,
Belki çoğunuzun bildiklerinizi yineledim/ hatırlattım ama ;

- Mevsimlik işçilerin canlarına kasteden "DAYIBAŞI",
- Madenlerimizdeki emekçilerimizi istismar eden "ÇAVUŞ",
- Çarşının göbeğinde enselerinden vurularak şehit düşen kahraman yiğitlerimizi koruyamayan " ONBAŞI " için faydası olabilir diye yazdım.

Saygılarımla

Serdar Durat
Stratejist