Dinlence

Yaz tatili dönemi bayramla birleşti; “pazartesi sendromu” katlandı; çoğumuz yeniden iş başındayız!

On yıllar sonra ilk kez, bir hafta gündemi izlemedim; “metal yorgunluğu” ne kadar gitti, belki sonra anlarım.

Ama geri gelip de şöyle bir medyaya bakınca; doğrusu, “zihinsel tatili” özlüyor insan…

“İyi haber”: ülke genelindeki iş ve ticaret hacmidir. Keşke, “kötü haber”lerin ipuçları hiç olmasa …

“Enflasyon” kıpır kıpır diyorlar; bunu da kimileri tatil dönemi boyunca harcama eğiliminin artmasına bağlıyor…

Arz-talep kesişmesinin fiyatlar genel düzeyini bir ölçüde etkilemesi doğal, doğal olmayan; “orantısız” artış eğilimi..

Bu da, geçmişten gelen ‘enflasyon hafızasından’ ve biraz da “piyasalaşmaya denetimsiz başlamaktan”, kaynaklanıyor…

Bize döviz bırakan turistin ülkesinde böyle bir konjonktür yoktur sanırım…

Yani, “sen hele bir git gel de, sana gösteririm!” mantığı…

Örneğin buralarda, “yerli turistik fiyat” bayram sonrası yarıya kadar iner!..

Bizim için daha başka “garabetler” de var: Okullar açılır, ders araç gereçleri pahalanır, kış lastiği karlı günlerde amansız zamlanır..

(O arada, kredi kartları ve taksit seçeneklerinin ‘bu durumu’ ‘sübvanse’ edemediği, ödeme güçlüklerinden belli.)

Modern ekonominin en önemli dinamiği olan tüketici hakları (!) terazinin bir kefesinde, pazar filesini tekzip eden reel ücret ve maaş artışları diğer kefede…

Bütün bunlar, “kurallı” + ekonominin sıkletini dengeli dağıtamadığımızın ve gelir dağılımı uçurumunun sonuçları olsa gerek…

Dahası genel ekonomiyle ilintili bir alan olarak dış siyasa alanında “denge” unsuru yittikçe, dış alıma bağlı doğalgaz, petrol vb. girdilerin:

-sanayi bütçesine ve hane halkı gelirlerine- olumsuz yansımasının da kapısı aralanmış oluyor..

Haberlerde bir de “doğalgaz fiyatları artabilir” deniyor…

Öte yandan, Dünya çevrimi sorunlu alanlardan sürgün veren yatırımlarımızın yeni alanlarda rekabete açılmasını gerektiriyor.

Rekabetse, yasal ve teknolojik yenilenme gereklilikleri kadar istikrarlı bir ekonomiye dayanmalı…

Bu tatil dönüşünde, yatırıma dayalı istihdam sağlayan ekonomiyi, adil bir gelir dağılımını, kurallı sosyal piyasa ekonomisinin gereklerini ve ekonomik rasyonalite ekseninde bir dış siyaseti, hep beraber yeniden düşünmemizde yarar olabilir.

Ne dersiniz?