Dünya Kız Çocukları Günü Kutlu Olsun

Değerli düşünür dostlarım,

Türkiye'nin öncülüğü ve önerisi ile BM Genel Kurulunda 2012 yılında kabul edilen  ''Dünya Kız Çocukları Günü'' bu yıl da ülkemizde kutlanmıştır. Bizzat Sn, Başbakanın konuşması ile açılan bir çalıştay  bile yapılmıştır.

Felsefi olarak bu günün maksat, mana ve ehemmiyeti kapsamında kız çocuklarının kendilerini etkileyecek kararların alınmasına katılımı açısından kız çocuklarının desteklenmesi, güçlendirilmesi ve onlara yatırım yapılması , ayrıca bunun başarılmasının kız çocuklarına karşı ayrımcılık ve şiddet sarmalını kıracağı, onların insan haklarından tam ve etkili bir şekilde yararlanmaları belirtilebilir.

Sevgili okurlar,

AKP iktidarı her fırsatta tüm imkanlarını çocuklara seferber ettiklerini , "özellikle de kız çocuklarımız için büyük projeler ortaya koyduklarını ,önleyici, rehabilite edici ve koruyucu tedbirlerin alınmasından tutun da, Çocuk İzleme Merkezi, Kız Sevgi Evi, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri gibi yatırımların yapıldığından bahsetmektedir.

Başbakan Erdoğan dün Çalıştayda yaptığı konuşmasında;

-Türkiye'deki herkesin birinci sınıf, bir ve beraber olduğunu,

- "Hiç bir alanda ayrımcılığı kabul etmediklerini

- "Hala kızlarımızın başındaki örtüyle uğraşacak kadar cahil ve zavallıların var olduğunu''

-  Kızlara, kadınlara kalkan ellerin karşısında kendilerini bulacağını belirtmiş ve kız çocukları ve kadınlara seslenerek, konuşmasını şöyle sürdürmüştür "Başınızı öne eğmeyecek, vazgeçmeyeceksiniz. Siz mücadele ettikçe eğitimsizlik, şiddet azalacak. Her türlü ayrımcılık tarihe karışacak. Türkiye'nin geleceği en başta kız çocuklarımızın tertemiz yüreklerindedir. Sizleri gördükçe umutlanıyoruz. 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü tekrar kutlu olsun. Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz. Rabia meydanında özgürlük mücadelesini verirken şehit olan Esma kızımızı da rahmetle anıyorum. Yolumuz, bahtımız açık olsun.

Değerli düşünürler,

Ne yazıktır ki niyet etmek ve dillendirmek yetmiyor. Bütün dünyanın gözleri önünde ülkemizde yaşanan bazı acı gerçekler bu tür retoriklerin ve kutlamaların inandırıcılığı ve samimiyeti hakkında zorlanmamıza neden oluyor, bir kaç örnek vermek gerekirse

1. Çocuk Gelinler ; çocuk yaşta evlendirilen kızlar bakımından dünya ikincisi iken,

"the guardian tarafından yayınlanan bir makalede, çocuk gelin sorunun sadece türkiye’nin doğusunda ve kürt bölgelerinde yaşanmadığı, bu sorunun türkiye’nin her yerinde görüldüğü vurgulanarak, türkiye’nin çocuk gelinler oranında zambiya ve tanzanya gibi afrika ülkeleri ile aynı düzeyde olduğu belirtilmişken."
Özellikle doğu ve güneydoğu bölgelerimiz başta olmak üzere Türkiye'nin bir çok yerinde 10 yaşındaki kız çocuklarının bir iki bin dolar karşılığında 50/60 yaşındaki adam müsvetteleri ile evlendirildikleri bilinir ve önlenemezken,

2.  Bakım ve sosyal rehabilitasyon mrk de kalan 10-17 yaş arasındaki kız çocuklarına fuhuş yaptırıldığı iddiası üzerine açılan soruşturmada  yöneticilerin görevden alındıkları açıklanırken,

3. Çocuk taciz ve tecavüzlerinde dünya ikincisi ,Kadın cinayetlerinde dünya birincisi iken,

4. İnsani gelişmişlikte 79. sırada, cinsiyete göre gelişim sıralamasında Sri Lanka, Pakistan, Yeni Zelanda ve Azerbaycan’ın gerisinde 101. Sırada yerimizi alırken,

5. Kadın erkek eşitliği sıralamasında 135 ülke arasında Türkiye 126. sırada iken,

6. Türkiye,kız çocuklarını ortaöğretime taşıyamayan ülkeler sıralamasında yüzde 50.2 ile lider durumda bulunurken,Avrupa Birliği (AB) kapsamındaki 30 ülke arasında yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye, kız çocuklarının okulu terk etme oranı açısından ilk sırada yer alırken,

7, BM çatısı altında bizden başka hiç bir ülke böyle bir günü kutlamazken...

Keşke bu özetle bahsettiğim utanç duyulacak durumdan kurtulmak ve bu kronik kültürel sorunumuzu çözebilmek ; kız çocuklarından oluşan Mehter Takımı kurmakla mümkün olabilse ve gerçek anlamda bu küçük prenseslerimize layik oldukları insan hakları- özgürlükleri verilebilse ve hakettikleri şefkatli himaye sağlanabilse..

Ondan sonra da göğsümüzü gere gere '' Dünya Kız Çocukları Gününü'' kutlayabilsek..

İyi bayramlar

Saygılarımla

Serdar Durat
Stratejist