Emredersiniz Efendim

Değerli düşünür dostlarım,

Son günlerde deşifre edilen bazı telefon görüşmelerinin tape lerinden de anladığımız kadarı ile gerek siyasi kadrolarda, bürokraside ve gerekse iş dünyasında ve medya sektöründe Başbakan Erdoğan'a hitaben yazıma başlık olarak seçtiğim ''Emredersiniz efendim'' ifadesi pek sık kullanılır olmuş. Nezaket ve saygı gereğinin çok üstünde koşulsuz bir itaati vurgulayan bu ifade hakkında izninizle kısa bir terminolojik açıklama yapmak istiyorum.

 Emir ; Hizmete ait bir talep veya yasağın sözle, yazı ile ve sair surette ifadesidir.” “üstünlük yetki ve kudretini haiz bir merci tarafından, belirli bir hareketin yapılması ya da yapılmaması maksadı ile ast durumunda bulunan kimseye yönelmiş bir irade açıklamasıdır”. Özel işlerin yapılmasına ilişkin istekler emir olamaz.

Bir emrin yerine getirilebilmesi için o emrin meşru olması,yani emri alan açısından hukuka aykırı bir durumun olmaması gerekir. Bir emrin meşru olabilmesi için, yetkili bir amir tarafından verilmiş olması, astın emri yerine getirmeye mecbur olması ve emrin yasaların gösterdiği ve gerektirdiği şekil ve içerik şartlarına uygun olması zarureti vardır.

Anayasanın 137. maddesince kanuna aykırı bir emri alan emri yerine getirmez ve durumu üste bildirir. Üst emrinde ısrar eder ve bunu yazıyla bildirirse, emri yerine getirir. Bu durumda sorumluluk emri veren üste aittir. Ancak konusu "suç" olan hiçbir emir yerine getirilemez, getirenler de sorumluluktan kurtulamaz.

Amir ; Yasal olarak mahiyetindeki personele göreve ve hizmete ilkişkin emir vermek, buyurmak yetkisine haiz olan kişidir.

Başüstüne ; Bir emrin derhal ve sorgulamaksızın hemen yerine getirileceğini teyid eden söz dür.

Emredersiniz ; Buyurganlığınızı ve buyurduklarınızı başım gözüm üstüne kabul ediyorum ve gereğini yapacağım anlamına gelen bir deyim dir.

Sevgili okurlar,

Bu tabirler zaman zaman günlük hayat içinde sivil beşeri sempatik ilişkilerde yarı şaka yarı ciddi anlamlarda kullanılabilir ise de başta askerlik olmak üzere daha çok otokratik disiplinlerin yapısal özelliklerinden ve görev ihtiyaçlarından doğan- yaratılan ve o camialarda kullanılan ifade biçimleridir .

Hal böyle iken Başbakan Erdoğan'ın kamu yararına hizmet vermesi gereken bağımsız ve tarafsız kurum - kuruluşları , kendi siyasi anlayışı ve dünya görüşü muvacehesinde nizama sokmak  arzusu emir olabilir mi ?

Gazete manşetlerini , köşe yazılarını/yazarlarını ve televizyon yayın akışlarını seçmek ve yönlendirmek içerikli tasarruflarına karşı '' Emredersiniz Efendim'' şeklinde boyun eğici bir ast lık kabul edilebilir mi ?

Bazı iş adamlarının Başbakana '' Sayın büyüğüm siz nasıl emrederseniz öyle yapalım'' şeklinde teslimiyetçi bir yaklaşım içinde olmaları insan onuruna ve milli menfaatlerimize sığar mı ?

Tek sesli ve toptan Kışla gibi bir ülke yaratmak ve yegane amiri ita olmak tutkusu bu milletin içine siner mi ?

Takdir sizlerindir.

Değerli düşünürler,

Dünya değişiyor artık askeri sistemler de bile törensel ritüeller dışında bireysel ilişkilerde bağıra çağıra emir vermek yerine daha çok rica yöntemi ile ast ların da insan haklarını ve gururlarını merkeze alan uygulamalar tercih edilir oldu.

Umarım bu asil millet böylesine buyurgan ve yukarıdan bakan bir uslubu hak etmediğini ve akıl sağlığının küçümsenmesine izin vermeyeceğini 30 Mart günü gösterecektir.

Aksi takdirde hep birlikte '' Başbakanım çok yaşa ve Emredersiniz efendim'' diye sokaklarda bağırmaya başlarız.

Saygılarımla

Serdar Durat
Stratejist