Erdemir ikinci bir şehir efsanesi olur mu ?

12 Eylül"e Giden Günlerde :

 

İçine düştüğü ekonomik çukurdan bir türlü çıkamayan Türkiye sonunda dramatik bir karar almıştı. 24 Ocak 1980"de Turgut Özal bir ekonomik paket açıklayarak, Türkiye ekonomisini dünyaya entegre etme operasyonunun düğmesi bastı.

Paketteki enteresan karalardan birisi, faizlerin serbest bırakılmasıydı. Bu karar, cebini kendi bankasına bağlamış, sırtını gümrük duvarlarına dayamış bildiğimiz geleneksel holdingleri pek memnun etmedi. Karar yerleşik holdingleri memnun etmedi ama baraj kapıları açılmış oldu.

 

Bankalar faiz yarışına girmeden, "banker" adı verilen "bir masa bir kasa" kuruluşlara mevduat sertifikası sattırarak, faiz rekabetine bulaşmadan kendilerini fonlamaya başladılar.

 

Bu bankerler içinde, Sirkeci"de yıllardır "tasarruf bonosu" alıp satan ve gazetelerin küçük ilanlar bölümünde ismi sürekli var olan "Banker Kastelli" en popüler olanıydı.

 

Doğal olarak, denetimsiz başlayan faiz yarışı ve "risk kültürünün" yerleşik olmadığı Türkiye toplumunda, önüne gelen tüm nakit tasarufunu bankerlere yatırdı.

 

Sonunda, dünyanın bir çok ülkesinde piyasa ekonomisine geçerken yaşanan olayların  benzeri filmler Türkiye"de görüldü. Saadet zinciri kopunca, vaat edilen faizlerin bir "Ponzi Tezgahı" olduğu ortaya çıktı, 3 milyar dolar buharlaştı.

 

12 Eylül askeri darbesinden sonra, Özal banker skandalından dolayı görevinden istifa etti.

Darbeden sonra kurulan ve demokrasiye geçmek için hazırlanan Anayasa"nin üst kurulu olan Danışma Meclisinin Başkanı "001" resmi plakalı makam aracıyla Ankara"da cebinden taşan mevduat sertifikalarıyla bir bankerin ofisinden çıkarken görüntülendi.

Banker olayında "günah keçisi" seçilen Kastelli yurt dışına kaçtı, cezaevine girdi.

 

Bütün bu olaylar yaşanırken geriye bir şehir efsanesi kaldı. Söylentiye göre bir çok ordu mensubunun ve özellikle üst düzey muazzaf ve emekli subayların parası bankerlerde batmıştı.

 

Söylenti şehir efsane olarak kaldı, hiç bir zaman batan paraların dökümü yapılmadı.

 

Erdemir"in Özelleştirmesi :

 

Ordu Yardımlaşma Kurumu ( OYAK) Erdemir olarak bilinen  ve amiral gemisi Ereğli Demir Çelik fabrikaları olan grubun yüzde 49.2 hissesine açık artırmayla 2005 senesinin Ekim ayınında $ 2.96 milyar dolara satın aldı. İhaleye giren dünya devi çelikçiler ve yerli şirketler fiyatın çok yükseğe çıkması nedeniyle sonunda ihaleyi OYAK"a bıraktılar. Böylece, devletin özelleştirme dairesine ait olan bir kurum, devletin silahli kuvvetler mensuplarına ait bir yardımlaşma kurumuna satıldı. Ve bunun adı özelleştirme oldu.

 

Ayrıca satın alınma şartları arasında işçi çıkarma ve kadro azaltma konusunda OYAK"a sınırlama getirildi. O günlerde çıkan ekonomi haberlerine göre, Erdemir"in ürettiği ton başına çalıştırdığı işçi sayısı dünya standartlarının üzerindeydi.

 

OYAK BANK SATIŞI :

 

Yaklaşık 2 sene sonra, 2007 senesinin Aralık ayında Oyak Bank Hollnada"lı ING Bank"a 2.7 milyar dolara satldı. Böylece OYAk grubu yaklaşık 3 milyar dolara satın aldığı Erdemir"in 2.7 milyar dolarını bankanın satışından karşılamış oldu. Böylece fonlama sıkıntısı çekilmedi.

 

KRİZE KADAR TATLI KAZANÇLAR :

 

Çin"in yarattığı aşırı talep yüzünden tüm dünyada mal ve mamul fiyatları tavanları delerken, demir-çelik üreticileri bayram yaptı. Yükselen sular OYAK grubunun amiral gemisi Erdemir"i de yükselti. Erdemir"in sitesinde 2008 senesinin üçüncü çeyregi rekor kar olarak anons edildi. Şimdi artık o haber aynı sitede mali tablolar olarak değil, özet olarak yer almakta. Aynı sitede 2008"in son çeyreği ve 12 aylık tüm 2008 döneminin tablolarından ise eser yok. Her ne kadar Erdemir yönetimi "krizde gülenler" babından medyada “PR Blitz” yaptıysada sonunda kazın ayağı başka türlü çıktı. Tabloların neden Erdemir sitesinde yayınlanmadığı sonradan anlaşıldı. Rakamlar hiç iç açıcı değil.  O tabloları görmek isteyen İMKB sitesine girmek zorunda. Aslında 2008"in son çeyreğine dikkatli bir bakış Perşembe"nin gelişinin sinyalini çoktan veriyordu. (  Kırmızı alarmı veren  kalem stoklardı).  2008 Eylul sonunda stoklar 3.3 milyat TL ile Aralık 2007"e göre yüzde 227 artmisti. Kısacası Erdemir 2008"in ilk 9 ayında stoğa çalışmıştı. Stoklar dönen  cari varlıklar olarak muhasebeleştirildiği için likit görünmekteydiler.

 

Rakamalarla 2008 :

 

Bilanço :

2008"de Erdemir"in bilançosuna baktığımız zaman stoklar bir önceki yıla göre 2.6 milyar TL gözükmekte. Bir önceki yıla göre yüzde 178 artış. Bunun dışında bilançonun varlıklar bölümünde kayda değer bir gelişme yok. Yükümlülükler bölümüne baktığımızda ise enteresan gelişmeler görmekteyiz. Kısa vadeli yükümlülüklerde TL bazında patlama var. Toplamda 2007 senesi sonunda 1.5 milyar TL olan rakam 3.36 milyar TL"ye çıkmış. Açıkcası kısa vadeli borçlarda yüzde 200"den fazla bir artış var. Bu artışın son 1.1 milyar TL"si ise, 2008"in son çeyreğinde. Uzun vadeli yükümlülükler de ise yüzde 28 bir artış gözlemliyoruz.

 

Gelir Gider :

 

Şirketlerin nakit hareketlerini görmemize yarayan gelir-gider tablosuna baktığımızda öne çıkan rakamlar ise şöyle: a) Satışlar yüzde 27 artarak 6.8 milyar TL"ye ulaşmış. Satış maliyeti ise yüzde 34 artarak 5.97 milyar TL"ye ulaşmış.

 

Faaliyet karı 2007 senesi sonunda 724 milyon TL"den 2008 sonunda 516 milyon TL"ye düşmüş. Yani takvim yılı olarak Erdemir hala karlı fakat, bu karın Eylül sonu itibarıyla 1.95  milyar TL olduğunu görmekteyiz. Diğer bir anlatımla 2008"in son 3 ayında Erdemir 1.434 milyar TL zarar etmiş. Vergi ve benzeri unsurlar hesaba katılınca 2007 senesinde 822 milyon dönem karı 2008"de 285 milyona düşmüş.

 

Basit anlatımıyla 2007 senesi sonunda 59 kuruş olan hisse başına düşen kazanç, 2008 senesi sonunda 18 kuruşa düşmüş Aynı kazanç Eylül sonunda 1 Lira 22 kuruşmuş.

 

Gider-Gelir tablosunda çalkantıları yaratan kalem doğal olarak finansal giderler. 2007 sonunda 118 milyon TL olan bu rakam 2008 sonunda 9 misli artarak 1 milyar TL"ye çıkmış.

 

Borçlar ve Stoklar :

 

Bağımsız denetimci raporundan anladığımız kadarıyla Erdemir 1 yil içinde 2.279 milyar Tl borç ödeyecektir. Bu rakam 2007 sonuna göre 3 mislinden daha fazladır ve toplam 2008 satışının 3 te 1 ne eşittir.

Denetcilerin stoklarla ilgili notlarına baktığımızda şunlar dikkati çekmekte : 2007 senesi sonunda  1.4 milyar TL olan stoklar 2008 sonunda  2.6 milyar TL"ye yükselmiştir. Eylül sonunda 3.3 milyar TL olan stoklardaki son üç aylık  düşüşün nedeni ise satışlar değil, 1 milyar TL"ye yakın stok değer düşüş karşılığıdır. Kısacası miktar olarak 2008"in son 3 ayındaki stoklar  Eylül"de ki aynı stoklardır.

 

Sizleri Neden Rakama Boğdum :

 

Birincisi, Ereğli borsada işlem gören bir şirket ve kamu oyuna şeffaflık getirmek ve saçı bitmemiş yetim edebiyatı yapmamak için.

 

İkincisi, Türkiye medyasının kişisel ilişkiler, reklam pastasından pay ve benzeri çıkarlar nedeniyle bu konunun üzerinde fazla durmamasını teşhir etmek.

 

Üçüncüsü, milli maç havasıyla, stratejik yatırım söylemleriyle, özelleştirmeden dünya fiyatlarının üzerinde alınan bir kuruluşu mercek altına yatırmak.

 

Dördüncüsü ve önemlisi OYAK gibi aslında bir meslek grubunun yatırım fonu, sandığı olan bir kurumun, doğrudan sanayii üretiminde olmasının riskli ve yanlış olduğu ve dünyada başka örnegi bulunmadığını hatırlatmak istedim. Askeri  deyimle "yanlış stratejide doğru taktiğin" fazla kiymeti harbiyesi olmadığı açıklamak istedim.

 

Beşincisi ve en önemlisi Erdemir"in İMKB"ye verdiği ve kendi sitesinde "pas" geçtigi bağımsız denetçi raporu, önümüzdeki günlerde, Erdemir"in Ankara"da ki büyüklerimizin  başını cok ağrıtacak uyarısında bulunmak istedim.

Ne diyelim....

Tanrı Türkiye"yi yeni şehir efsanelerinden korusun.

 

18 Mart 2009 Wash. DC